• MA NE OLDİİİİ

    MA NE OLDİİİİ
    Süleyman AYDIN

    MA NE OLDİİİİ

     

       Diyarbakır'da bir şeyle ilgili artık gına gelince kullandığımız cümleyi başlık yaptım. Mahalle ağzıyla kullanıyoruz. Diyarbakır'da ikamet eden veya buralılar bilir ancak, sosyal medya yolu ile veya yazılarımızı takip edenler anlamayabilirler diye açıklama gereği duyuyorum.

        Gel gelelim başlıkta kullandığım cümleyi hangi maksatla yazdığıma... Geride bıraktığımız Pazar günü, ülkemizin tamamının izlemeye çalıştığı ve dikkatle takip ettiği, televizyon programını biliyorsunuz. Cumhur Adayı Sayın Binali Yıldırım ve Millet Adayı Sayın Ekrem İmamoğlu karşı karşıya geldiler. Kanımca, ön yargılı, riskli, tarafsız olduğu asla düşünülmeyen İsmail Küçükkaya moderatör oldu.

       Ve yine programa bir kaç gün kala, sosyal medyada ve televizyonların haber kanallarında, Sayın Binali Yıldırım'ın güya soruları İsmail Küçükkaya'dan istemişti ama çok fazla dolaşmadan, bizzat anılan moderatör tarafından yalanlandı. Sükunet ve heyecanla programın olacağı gün beklenirken İmamoğlu gaflarına ve yalanlarına devam ediyordu tabii ki.

        Ve nihayet beklenen gün ve programda herkes ekran başına kilitlenmişti. Öyle ki, ağlayan bebeği susturmadığı için, anneye kızan erkekler de vardı. Pür dikkat izlenilen programda herkes desteklediği adaydan iyi bir performans bekliyordu. Programa ilk girişte, kendini tarafsız göstermeye çalışan moderatör daha ilk cümlede tarafını belirtmiş oldu. Sayın Yıldırım'a aday, Sayın İmamoğlu'na başkan diye hitap etmesi kimsenin gözünden kaçmadı.

       Ve sonra sorular gelmeye başladı. Ekranlarda defalarca izlediğim ve Sayın Yıldırım'ı töhmet altında bırakan, soruları istedi iftirasını; Küçükkaya'nın daha önce dile getirmesine rağmen, konuyu geçiştirmek için kendi adamını savunması da ikrah getirdi. Evet, soru istenmişti ama, kim tarafından, iftiraya uğrayan tarafından değil, bizzat İmamoğlu tarafından. O kadar aşağılık hale gelmişler ki, hem soruları isteyecek kadar iğrençleşiyorlar, hem de yetmemiş gibi, mağdurun üstüne iftira atıyorlar.

       Sayıştay'dan alındığı iddia edilen dosyanın da yalan olduğu, ilgili kurum tarafından yalanlanmasına rağmen hala pişkinlik ve yalancılık devam ediyordu. Anadolu Ajansı'na yönelik karalamaya da anında cevap verilmesiyle birlikte, yine bizim tabirimizle, burunları cığcığaydı demek, hiç yanma hissetmiyorlardı.   Ve yine ülkemizdeki insanların tamamını bırakın, körlerin ve sağırların dahi anlayabileceği oranda net, Ordu Valimize olan hakareti de yine yalan savunmayla geçiştirmeye çalıştıkları gibi, aynı soru isteme konusundaki rezilliklerinin aynısını yaptı, Bay İmamoğlu. Aslında çok af buyurun İt demedim, basit dedim derken Diyarbakır işi bunalım geldi. Ma ne oldiiii, dedim.

    Program, basitliğini kanıtlamış Küçükkaya tarafından şöyle düzenlenmişti: Hiçbir marifeti ve projesi olmayan, geçmişi kirli birinin Sayın Yıldırım gibi, bir tecrübenin karşısında konuşabilme imkanı olmadığına göre, geriye bir tek şey kalıyordu. Yüzüne gözüne bulaştırdığı yalanları başka bir formatla temize çekme ve programı böylece bitirme.

        Sayın Binali Yıldırım'ın ''Artık İstanbul'u konuşmak istiyorum'' demesine rağmen bir olmuş iki şaklaban ne hikmetse işi Suriyeli vatandaşlarımıza getirdiler. Bu soruya da grafiklerle cevap veren İmamoğlu'nun ne kadar iyi olduğunu sosyal medyada paylaşan CHP ve Hdp'liler çalınan oylardaki mahirliklerinin, program soruları için de gösterildiğini acaba biliyorlar mıydı(?)

        Güya İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin bazı vakıflara vermiş olduğu nakdi ve ayni yardım da yalanlana dursun, ahlaksızlık devam ediyor hala. Allah'a şükür çıplak gözle görülen, yalan, rezalet, ahlaksızlık, hırsızlık yanlarına kar kalmayacak. Parti olarak demeyeyim ama, anılan partideki kişilerin tamamı aynı karakterdedir. Bir önceki gün Kemal Kılıçdaroğlu, oy çalınması, soruların alınması, Valimize hakaret, yalan beyanlara hiç değinmeden şöyle diyordu: '' Ekrem Bey'in hiç kimseye zararı olmamıştır.''

        İnsaf yahu! Esnaf bir genci tokatla, tehdit et, Valiye küfür et, oy çal, gazeteci ile birlikte soru hazırla, projen olmasın. Daha kime ve nasıl zararınız ve kötülüğünüz olmasın(!) Allah muhafaza, İstanbul elinize geçse, milletin anası ağlar, emin olun.

       Görüşmek üzere...

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen