• SUSUZ AŞK YAŞANIR MI?

    SUSUZ AŞK YAŞANIR MI?
    Mevlüt MERGEN

    AŞK-I SU

     

    Sevdikçe sevmek ister her gönül sevdiğini,

    Ah bir bilsek sevenin hep özlem çektiğini?

    Hiçbir su söndüremez “aşk” denilen ateşi,

    Muhammed Mustafa’dır (s.a.v.) “aşk” arşının güneşi!..

    MM

     

     

    Bizim konu başlığımızdaki bu soruya Dicle Üniversitesi akademisyenlerden değerli bilim adamı Prof. Dr. Hamdi Temel “susuz aşk yaşanmaz” diyerek cevap veriyor ve bunu yazdığı bir kitapta açıklamaya çalışıyor, biz Hamdi Temel’i şimdi değil, yıllar öncesinden Üniversitede yaptığı bilimsel çalışmalardan tanıyoruz, daha önceleri de yine “aşk” sözcüğünü kullanarak yazdığı “Nylon aşkı öldürür” kitabından da tanıyoruz.

     

    Geçenlerde bir televizyon kanalında şöyle bir haber vardı: “pet şişe suyundaki tehlike” bu haberi dinlerken Hamdi Temel’in yıllar önce Üniversitede bize bu konuda yaptığı açıklamalarla o tehlikeyi haber verdiğini ve adını andığımız kitabını hatırladım, Prof. Dr. Hamdi Temel bu tehlikeyi 7 yıl önce haber vermişti, nedense medyada yankı bulmamıştı bu haber, yankı bulması için tehlike haberinin yıllar sonra “dış kaynaklı” olması gerekiyormuş meğerse!..

     

    Prof. Dr. Hamdi Temel’in “susuz aşk yaşanmaz” kitabından söz edeceğiz ancak, biraz “sitem” etmeli değil miyiz, düşünmek gerek, bir bilim adamı toplum sağlığını korumayı düşünerek çalışmalar yapıyor ve “pet şişe” içinde bir “tehlike” tespit ediyor, ancak bu tespiti sanki önemsenmiyor, eğer önemsenmiş olsa idi o televizyon kanalı bu tehlikenin yıllar önce Diyarbakır’da bir bilim adamı tarafından tespit edildiğini de hatırlatırdı izleyicilerine, teknolojinin en üst düzeyde olduğu zamanları yaşıyoruz, böyle olunca “bilmemek, hatırlamamak” mazeret sayılır mı?.

     

    Yine Prof. Dr. Hamdi Temel gibi bir fizikçi olan Prof. Dr. Süleyman Daşdağ Dicle Üniversitesinde yaptığı araştırmalarda günümüzde yaygın, başka bir deyimle “salgın” hale gelen cep telefonu ve diğer elektronik cihazlardaki tehlikeyi görmüş ve uyarıcı kitaplar yazmıştı ki “dalga dalga geliyorlar” kitabı bunlardan biridir.

     

    Konuyu daha başka zamanlarda ve daha “detaylı” olarak ele almak üzere “aşk susuz yaşanmaz” kitabına dönebiliriz, Sayın Hamdi Temel’in kitabında şu cümleler 17. Sayfasında yer alıyor: “…Ve aşkı resmetmek için “Su”yu seçti kainatın sahibi… Her bir zerre gibi onu da özel mi özel kıldı..Akarken yanaklarımızdan aşağı doğru, göz yaşı oldu su…Kışın dondu, donarken bile aşkın desenlerini nakşetti kristallerine…Süzülerek indi semaya, kar oldu…

     

    …Güneşin en kavurucu olduğu zamanlarda serin mi serin bir ferahlatıcı oldu…

     

    Ve rahman onu seçti rahmeti için…” Bu minval üzere akıp gidiyor, sözler ve cümleler ve aynı kitaptan bir ayet meali: “Muhakkak onu (suyu), onların arasında hatırlayıp – düşünsünler diye sarf ettik (dolaştırdık). Ancak insanların çoğu, büyüklenip Hakkı örttüler. (Furkan (25)48-50)

     

    Okurken şöyle düşünmeye başladım Prof. Dr. Hamdi Temel’in kitabını, sanki “Fuzul’nin Su Kasidesinin” bir başka versiyonu gibi, aktarmayı sürdürüyorum: …“Kıssadan Hisse “Su gibi olmak” “Su gibi aziz ol” der büyükler bir bardak su ikram ettiğinizde. Su gibi aziz olmak… Ne güzel anlatmış Mevlana Celaleddin-i Rumi su gibi aziz olmayı şu sözleri ile…

     

    …” Şimdi sen su olduğunu düşün. Su kadar özel, su kadar faydalı ve su kadar çok… Tükenmez… İnanıyorum ki, gerçekten de öylesin. Ama ister çeşmelerden dökül, ister göklerden yağ, ister nehirler dolusu ak, dibi olmayan bir kovayı dolduramazsın. Yani; seni dinlemeyenlere sesini duyuramazsın…”

     

    Gönül arzu ediyor ki kitabını tamamını okurlarımla paylaşayım, ama buna imkan yok, deyim yerinde ise “tadımlık” kabilinden, azıcık sunduk o kitabın içinden, isteyenler “Cağaloğlu Yayınları” kitaplarını bulunduran kitap evlerinden temin edebilirler, hocamızla Yenişehir Belediyesinin “Kitap Günleri” etkinliklerinde bazı zamanlarda buluştuk, sağ olsunlar kitabını imzalayarak bize de hediye ettiler.

     

    Hep şunu düşündüm “Susuz Aşk yaşanmaz” kitabını okurken, Aşk çok ciddidir ve asla sulandırılmamalıdır, günümüz insanı Prof. Hamdi Temel’in yaptığı gibi aşk ve su konusunda bilgilendirilmeli ve yıllar önce sayın hocamızın bize “cam şişelerde ikram ettiği su” pet şişelerden çıkarılmalıdır ki tehlike bütün her tarafı kaplamamış olsun!..

     

    Şöyle bir söz vardır, yeri geldiğinde kullanırız; “pişmiş aşa soğuk su katılmaz” Aşk gönülde kaynayıp pişen “aş” olduğuna göre onu sulandırmamak, ruhun derinliklerinde hissetmek gerekir ki gerçek aşkın “su gibi aziz” olduğu bilinmiş olsun.

     

    Allah Resulü (s.a.v.) mübarek sözlerinden birinde “deniz kenarında dahi abdest alındığında suyun israf edilmemesini” isterken suya büyük önem verir, denebilir ki günümüzde “aşk ve su” en çok “israf” edilen iki “kutsal” değerdir diye düşünüyoruz.

     

    Selam ve dua ile.

     

    KALMADI

    Ayaklarım yorgun, argın,

    Yürüyecek hal kalmadı

    Bütün zevkler bana dargın,

    Tat verecek bal kalmadı.

     

    Solmuş gülü seven diken,

    Sevda yükü belim büken,

    Ben bu yükü nasıl çekem,

    Tutunacak dal kalmadı.

     

    Asıklaştı gülen yüzler,

    Acılaştı tatlı sözler,

    Şöyle diyor bütün izler:

    Gidilecek yol kalmadı.

     

    Kala kaldım bir sahrada,

    Ne dost kaldı ne akraba,

    İnandım ki şu dünyada,

    El tutacak el kalmadı.

     

    Yar dedikçe yaram azdı

    Yüreğinde mezar kazdı,

    Şair böyle ağlamazdı,

    Aktı gitti sel kalmadı.

     

    Buluşurum yıldızlarla,

    Benim gibi yalnızlarla,

    Yüzü gülmez bahtsızlarla,

    Dert dökecek dil kalmadı.

     

    Pek yücedir gönül dağım,

    Yaratandır dert ortağım,

    Ne ölüyüm, ne de sağım,

    Halim bilen kul kalmadı!..

    Diyarbekir, 07.09.2007

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen