• Edebiyatçı,Tarihçi ve şehirlerde yöneticilik yapmış bir kürt.. ŞEREFHAN BİTLİSİ

    Edebiyatçı,Tarihçi ve şehirlerde yöneticilik yapmış bir kürt.. ŞEREFHAN BİTLİSİ
    Edebiyatçı,Tarihçi ve şehirlerde yöneticilik yapmış bir kürt..  ŞEREFHAN BİTLİSİ
    28.09.2018 Cuma

    Her Cuma Kültür – sanat sayfasında değeli sanatçıların hayatını anlatmaya devam ediyoruz. Bu hafta bölgenin en nlü simalarından olan ; şiir, edebiyat,tarihve yöneticilik ile uğraşan , ünlü ŞEREFNAME eserinin sahibi Şerefhan Bitlisi'yi anlatıyoruz.

    Asıl adı Şerafeddin olup, tam adı Şeref Han bin Şemseddin’dir. Bitlis Beyi Şeref Han’ın torunu, Bitlis’in Ulama Han’a verilmesinin ardından Safevilere iltica eden Şemseddin Bey’in oğludur. İlk eğitimini Keruhrud kadılarından aldı. Dokuz yaşında Şah I. Tahmasb’ın Kazvin’deki sarayına gönderildi ve burada dini ilimler tahsili gördü. 1560’ta Şah tarafından Rojeki aşiretinin idaresiyle görevlendirildi. 1568’de çıkan isyanı bastırmak için gönderildiği Gilan’da yedi yıl kaldı. Sonrasında Sirvan ve çevresinin yönetimine getirildi. Şah Tahmasb’ın vefatının ardından yerine gelen Şah II. İsmail, kendisine “Emirü’l-Ümera” unvanı vererek merkeze çağırdı. Bir süre sonra çıkan iç karışıklıklarda Şah’ın karşısında yer aldığı söylentisinin yayılması üzerine Şeref Han’a güveni sarsılan Şah II. İsmail, onu Nahcivan idaresine gönderdi. Merkezle arası giderek açılan Şeref Han, Van Beylerbeyi Husrev Paşa aracılığıyla III. Murad tarafından kendisine Bitlis emirliğinin verilmesiyle, dört yüz adamı ile birlikte Osmanlı Devleti’ne iltica etti (3 Aralık 1578). Osmanlı-İran savaşlarına, Gürcistan, Sirvan, Kevan ve Azerbaycan seferlerine katıldı. Hizmetlerinden dolayı Bitlis’in yanında Muş çevresinin idaresi de ona verildi. 1582 yılı ilkbaharında İstanbul’a giderek III.  muradın huzuruna çıktı. 1592’de bitlis, Adilcevaz, Van ve muş sancaklarına, 1.415.372 akçe gibi oldukça yüksek bir has geliriyle ocaklık statüsünde mutasarrıf olduğu anlaşılmaktadır şiir ve edebiyata ilgi duyan, âdil, dindar ve hayırsever bir kişi olarak tanınan şeref han 1591 bitlis’teki gök meydan’da bir medrese yaptırmıştır.. 1597'de 53 yaşına geldiğinde hanlık ve hükümdarlığını oğlu Ebul Meali Şemsettin'e bırakıp tarihiyle ilgilenmeye başlamıştır.1597’de Bitlis ve çevresinin idaresini oğlu Şemseddin Bey’e bırakarak, Kürt tarihini anlattığı ünlü eseri Şerefname’yi kaleme aldı.

     

    ŞEREFNAME

     

    Şiir ve edebiyata ilgi duyan, adil, dindar ve hayırsever biri olarak tanınan Şeref Han, Farsça kaleme aldığı Şerefnâme isimli ünlü eserini III. Mehmed’e ithaf etti. Kendi biyografisinin de yer aldığı eserde, Kürt boylarının siyasi tarihini, kabile yapılarını ve boylar arası ilişkileri tasvir etti. Eser bu bakımdan, Doğu Anadolu ve Batı İran’ın 16. yüzyıl siyasi, sosyal, dini ve kültürel tarihi konusunda önemli bir kaynaktır. Şerefname, Türkçe’nin yanı sıra İngilizce, Fransızca, Rusça gibi dillere tercüme edilmiştir. Şerefnâme, son olarak, François Bernard Charmy’un Farsça’dan Fransızcaya çevirinden, Celal Kabadayı ve Celal Katı’nın çevirisiyle “Şerefname Yazan: Şerafeddin Han (Erzurum Eyaletinde Bitlis Beyi)” adıyla 2009’da yayımlandı. Daha önce Süleyman Savcı' nın yaptığı iki ciltlik tercüme ise Diyarba­kır İl Halk Kütüphanesi'nde bulunmakta­dır.

     

    Şeref han III. Mehmed’e ithaf ettiği farsça şerefname adlı eseriyle tanınır. Nispeten sade bir dille kaleme alınan eser bir mukaddime, dört bölüm ve bir hatimeden oluşmaktadır. Kürt boylarının neseplerinin zikredildiği mukaddimenin ardından ı. ciltte Kürt boyları ve yerel hâkimlerinin tarihine, bu arada şeref han’ın kendi biyografisine, II. Ciltte 1290’dan itibaren 1597 yılına kadar Osmanlı sultanları ile onlara çağdaş olan İran ve turan hükümdarlarının tarihine yer verilmiştir. şerefname, Kürt boylarının siyasî tarihinin yanı sıra kabile yapılarının ve boylar arasındaki ilişkilerin de bir tasvirini yapar. Bu bakımdan eser doğu Anadolu ve batı İran’ın XVI. yüzyıl siyasal, sosyal, dinî ve kültürel tarihi için en önemli kaynaklardan biridir.

     

    Pek çok yazması günümüze ulaşan şerefname’nin 13 ağustos 1597 tarihli müellif nüshası Oxford üniversitesi bodleian Kütüphanesi’nde bulunmaktadır (elliot, nr. 332). 5 cemâziyelevvel 1015 (8 Eylül 1606) tarihinde istinsah edilen ve müellif tarafından okunup düzeltilen bir nüshası yine aynı kütüphanede kayıtlıdır. Eserin istanbul kütüphanelerindeki en eski yazmaları, bilinmeyen bir müstensih tarafından 1625 te istinsah edilen süleymaniye kütüphanesi hâlet efendi lala İsmail efendi nüshalarıdır. istanbul üniversitesi Kütüphanesi’nde daha geç tarihlerde istinsah edilen üç nüshası daha vardır. şerefname’yi Saint Petersburg nüshasına dayanarak ilk defa wolkow bilim dünyasına tanıtmış, ardından eser v. velyaminov-zernov (vladimir vélïaminof-zernof) tarafından iki cilt halinde yayımlanmıştır (Saint Petersburg 1860-1862). Muhammed Abbasi bu baskıyı esas alıp eseri mukaddime, ekler ve fihristler ilâvesiyle yeniden neşretmiştir.

     

    KÜRTLER

     

    Yazara göre Kürtlerin memleketinin sınırları, Okyanus’tan ayrılan Hürmüz Denizi (Basra Körfezi) kıyısından başlar; bir doğru çizgi üzerinde oradan Malatya ve Maraş illerinin nihayetine kadar uzanır. Böylece bu çizginin Kuzey tarafı Fars, Acem Irak’ı (Güneybatı İran’daki Huzistan eyaleti), Azerbaycan, Küçük Ermenistan ve Büyük Ermenistan’ı teşkil eder. Güneyine ise Arap Irak’ı, Musul ve Diyarbekir illerinin düştüğünü belirtir.

    Şerefhan, Kürt topluluk ve aşiretleri dil, gelenek ve sosyal durumlar yönünden dört büyük kısma ayrıldığını belirtir. Birinci kısım; Kurmanç, İkinci Kısım; Lor, Üçüncü Kısım; Kelhur, Dördüncü Kısım; Goran olarak belirtir. Ayrıca yazar Kürtlerin inançlarına değinerek çoğunluğunun Sünni Müslüman ve imam Şafii mezhebine bağlı olduklarını fakat Kürtler arasında Şeyh Adiyy Bin Müsafir’e inanan Yezidi Kürtlerinin olduğunun da bilgisini aktarıyor. Yine Yazara göre Kürdistan’ın tanınmış hükümdarları mensup bulundukları aşiretlerinin adıyla adlandırılırlar; Hakkâri, Sohrani, Babani, Erdelani gibi… Kale ve şehirlere sahip olan hükümdarlar ise o kale ve şehrin adıyla tanınırlar; Hısnıkeyfa hükümdarları, Bedlis hükümdarları, Cezire hükümdarları, Hazzo Hükümdarları, Eğil hükümdarları gibi.

    Eser genel olarak Kürdistan tarihinde ün yapmış Kürt beylikleri ve hükümdarları, onların soy kütükleri, siyasi faaliyetleri ve sosyo kültürel durumları hakkında bilgiler vermektedir.

     

    Şeref name pek çok dile tercüme edilmiştir. Eserden seçilen bazı metinleri Heinrich Alfred Barb Almancaya çevirmiş, eserin tamamını François Bernard Charmoy Fransızcaya, Muhammed cemîlbendî rûzbeyânî ve Muhammed âli Avni - Yahya el-haşşâb Arapçaya, vasil’eva Rusçaya ve şeref kendi-hejâr Kürtçeye çevirmiştir. Eser, müellifin torununun oğlu emir şeref han b. abdal han’ın isteğiyle 1667-682 de Mehmet bey b. Ahmet bey mirza tarafından asıl metne oldukça sadık kalınarak ve eğil beyi emir Mustafa’nı isteğiyle 1681 de şem‘î tarafından kısaltılarak iki küçük ilâve ile birlikte Türkçeye çevrilmiştir. Süleyman savcının yaptığı iki ciltlik tercüme ise Diyarbakır il halk Kütüphanesi’nde bulunmaktadır. şerefname’yi Muhammed ali Avni ve Yahya el-haşşâbın Arapça çevirisinden Mehmet emin bozarslan şerefname, Kürt tarihi ve şerefname, Osmanlı-İran tarihi adlarıyla iki ayrı kitap halinde Türkçeye tercüme etmiştir. Bitlis’te vefat eden ve burada Gökmeydanı’nda bir medrese yaptırmış olan  Şeref Han’ın mezarı, Bitlis’te, Şerefiye Külliyesinin avlusundaki türbenin içindedir.

    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen