M. Sıddık ALGÜL

Kocaeli’nden Diyarbakır’a

Diyarbakır’ kadim bir şehir, Diyarbakır medeniyetin ana yurdu. Diyarbakır Peygamberler, Sahabeler, evliyalar ve azizler kenti. Diyarbakır’a dil uzatanlar çarpılır, benden söylemesi..

 

Diyarbakır’ı eleştirenler, Diyarbakır’a iftira atanlar ve Diyarbakır’ı bilinçli olarak karalayanlar, kötü niyetli, kin, nefret dolu yürekleri, beyinleri ise örümcek bağlamış..

 

Bilgiden yoksun, beceriksiz ve cahil insanların yapacağı en kolay şey karalamak, dedikodu ve iftiradır. Kocaeli’nden gelen heyette bulunan bazıları Diyarbakır’a aslı astarı olmayan sözler sarf etmiş. Diyarbakır’a dil uzatmak her babayiğidin kari ve haddi değildir. Çünkü Diyarbakır’a ve Diyarbakırlılara dil uzatmak için Diyarbakır ve Diyarbakırlının ayarında olması gerekir. Ayarı düşük iftiracılar o ayarda değillerdir.

 

Bir heyetle Diyarbakır’a gelen Kocaeli Belediye Başkanı danışman olmuş. Heyetin içindeki birileri Diyarbakır hakkında atıp tutturmuş. Aslı astarı olmayan laflar etmiş. Fitne saçan yazıları ile kendini adamdan saymış…

 

Medeniyetin dünyaya yayıldığı Mezopotamya’nın önemli kenti Diyarbakır ilim irfan yuvasıdır. İlklerin kentidir.insanoğlunun ilk yerleşim alanı, İlk robotun imal yeri, ilk buğdayın, mercimeğin keşfedildiği, öğütüldüğü, ozanların, bilimin, şairlerin kenti Diyarbakır’a dil uzatmak her babayiğidin harcı değil.. Bu kadim kentte laf atmak için bir değil bin düşünmesi gerekir…

 

O Diyarbakır belediyesine danışmanlık yapanların gözlerini bağlayalım. Kalabalık bir Diyarbakırlı topluluğun içine bırakalım, ilk tuttuğu kişi ya alim. Ya ulama, ya şair, yazar ve ozandır. Onun için siz siz olun Diyarbakır’a dil uzatmayın. Haddinizi bilin.. Bu kentte adam mı yok. Kocaeli Belediye Başkanı’ndan ve Kocaeli ekibinden medet umuluyor. Bunlar babalarının hayrına gelip belediyemize danışmanlık yapmıyorlar…. Diyarbakır’ın onlara da ihtiyacı yok . İhtiyacı olana Diyarbakırlı ders verir..

 

O heyete mihmandarlık yapan her kimse

 

Fitneci; “Diyarbakır’da çok uzun yıllardır daha doğrusu geçen yıl kayyum atanıncaya kadar yapılan Devasa ve çok katlı binaların nerede ise hiç birinde imar yok, binalarda oturulması için gereken elektrik-su-Doğalgaz başta olmak üzere hizmetlerin tamamının olmasına rağmen hiç birisinde imar yok’’ diyor. Soruyorum o fitneciye, iftiracıya, imar planı olmayana neden elektrik, su bağlandı. Yol götürüldü. O sözünü ettiği devasa binaların büyük bölümünü vatandaşlar banka kredileriyle almış. İmar planı, bina ruhsatı olmayan, kat mülkiyeti olmayan binaya banka kredisi verilir mi.?

 

Kulaktan dolma ile, birilerin ısmarlaması ile yazı yazmak akıl kari değil. Yapılan binaların hepsi imarsız diyorsa o zaman kayyum, yani şimdiki belediye başkanı ne güne duruyor. İmarı planı olmayan binaları yıksınlar. Devlet bunları neye atadı. O kentte çarpıklıkları, hatalı, yanlış şeyleri düzeltmek ve hizmet vermek için değil mi. ?. Bu zatın ortaya attığı bu iftira Sayın Belediye Başkanına da hakaret değil milidir. ?

 

Bu heyetin, Diyarbakır da Kocaeli Belediyesi tarafında üstlenen projeleri yerinden görmek ve Kocaeli belediyesi Diyarbakır’ın parsıyla yaptıkları işlerin kontrolünü yapmak için geldikleri iddia ediliyor.

 

Hem Diyarbakır’a gelen ödenekle iş yapacaksın, hem de Diyarbakır’ı kötüleyeceksin. Bu nankörlük değil midir? Kocaeli belediyesine ait şirketleri Diyarbakır’a getirmek de ayrı bir tezat. Diyarbakır belediyelerinde bu işi yapacak bilgi beceri de insan yok mudur? Yoksa Diyarbakır’daki belediyeler neden bu konuda şirket kurmuyor da başka belediyeden hizmet satın alıyor? amacı ne

 

Bu ilin Valisi var, belediye başkanı var, Emniyet müdürü var. Bu kentte 2 milyon insan yaşıyor. Bunun 1 milyon 500 binini çevreden gelen insanlar oluşturuyor.. Bu kente güvenlik yok demek bunlara hakaret değimlidir?

 

Yazımın başında dediğim gibi, Diyarbakır’ kadim bir şehir, Diyarbakır medeniyetin ana yurdu. Diyarbakır Peygamberler, Sahabeler, evliyalar ve azizler kenti. Diyarbakır’a dil uzatanlar çarpılır, benden söylemesi..