• Peygamber Sevgisinin Ahlaka etkisi

    Peygamber Sevgisinin Ahlaka etkisi
    M. Kürşat İMANLI

    Peygamber Sevgisinin Ahlaka etkisi

    Merhaba kıymetli okurlar! İnsan, yeter ki başını kaldırıp insafla etrafına baksın. Mutlaka bir yaratıcının olduğunu kavrar. Bu harika işlerin, bu muhteşem icraatların ancak bir yaratıcı eliyle olabileceğini anlar.

    • Bir yaratıcı olduğunu anlayan insan o yaratıcıya bağlanmak ister.
    • Yaratıcısına bağlanan kişi onu tanımak ister.
    • Yaratıcısını tanıdıkça onu herkesten ve her şeyden çok sever.
    • Yaratıcısını sevdikçe kendisi de yaratanının rızasını, hoşnutluğunu kazanmak ister.

    Yaratanını hoşnut etmek isteyen kişi, bunu nasıl yapacağını araştırmaya başlar. Ne yapmalıyım da beni yoktan var edeni razı etmeliyim der. Yaratanı ile iletişim kurmak ister. Ve fakat bu iletişim nasıl olacaktır? Kendisinin doğrudan iletişim kuramadığı ortadadır. Öyle ise yaratanı ile bir elçi vasıtasıyla irtibat kurabileceğini düşünür. Peki, bu elçi nasıl biri olmalıdır? Şüphesiz ki bu elçi bir insan olmalıdır. Çünkü yaratıcımızın emir ve yasaklarını bizim anlayabileceğimiz bir dilden bize anlatmalıdır. Hem de bizi anlayan yani bizden biri olmalıdır.

    İnsana bir örnek, bir misal, bir rehber lazımdır. Ta ki onu takip ve taklit etsin. Ve yaratanının rızasını kazansın. Öyle ise bu elçi en güzel bir ahlakta, en iyi bir örnek ve rehber olmalıdır. İşte tam burada peygamberlik müessesesi devreye giriyor.

    • Bir insanın gösterebileceği en güzel davranışlar peygamberlerdedir.
    • İnsanların çıkabileceği en yüksek ahlak seviyesi peygamberlerdedir.
    • Yaratanımızın emirlerine en fazla uyanlar peygamberlerdir.
    • Yaratanımızdan en çok korkan yine peygamberlerdir.
    • Öyle ise insanlara (zaten insanların içinden çıkmış olan) en güzel örnekler, rehberler peygamberlerdir.

    Peygamberlerin içinde de ahlakı en yüce olan; “muhakkak ki sen pek yüce bir ahlak üzeresin”(Kalem-4) ilahi hitabına mazhar olan ve “ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim”  buyuran, sevgili peygamberimizdir. (asm)

    Sevgili peygamberimiz (asm) ahlak olarak bizden çok yüksektir. O’na muhabbetimiz O’na itaati netice verir. Fakat sonuçta bir insandır. Bizimle aynı cinstendir. Dolayısıyla O’na duyulan muhabbetin artması, O’nu takip ve taklit ile sonuçlanır. O’na benzemeye çalışma ile taçlanır.

    İşte bir insan; insanların içinden çıkan ve insanlara en güzel numune olan Hz. Muhammed’i ne kadar tanısa o kadar sever. Ne kadar sevse o kadar O’na benzemeye çalışır. O’nun gibi güzel ahlaklı olmaya gayret eder. O’nun yüksek ahlakı ile ahlaklanmaya çalışır. Her geçen gün daha da iyileşen bir kişiliğe dönüşür. Hata yapsa telafi yoluna gider.

    Sonuç olarak, 23 sene gibi kısa bir zamanda; en kaba, en vahşi, en yırtıcı, duygusuz, duyarsız ve merhamet yoksunu olan bir toplumu dünyanın en merhametli, en medeniyetli, en görgülü, en güzel ahlaklı bireyleri haline getiren sevgili peygamberimiz asm’ı merkeze almadan, O’nun usul ve esaslarını takip etmeden ahlaklı bireyler ve huzurlu bir toplum tesis etmek mümkün olmayacaktır. Sağlıcakla kalınız.

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen