• ANA BABAYA SAYGI 2

    ANA BABAYA SAYGI 2
    M. Kürşat İMANLI

    ANA BABAYA SAYGI 2

    (Geçen yazıda yarıda kalan yerden devam ediyoruz.)

    Annemiz  (oldukça kuvvetsiz olan) vücudunda bizi dokuz ay taşır. Bir saniye bile ayrılmadan taşır. Bu yetmiyormuş gibi bir de (karnındaki bebeğin) tekmeler(in)e maruz kalır. Sonra bin bir sancı ile doğurur. Doğurmakla da iş bitmez. Aksine yeni başlar. Geceler günler boyunca emek eder. Yavrusuna hizmet eder. Yavrusunun kakasını (üstelik tiksinmeden) temizler. Bu ilgi ve hizmet kademe kademe azalsa da 20’li yaşlara kadar devam eder. Annenin alakası, sevgisi, duası ise ömür boyu devam eder. 

                Baba ise ümitle, hasretle yavrucuğunu kucağına alacağı, koklayacağı anı bekler. Anne bir doğurur ama baba (merak ve endişesinden) dokuz doğurur. Akşamları yorgun argın işten gelir. Hiç usanmadan bebeğiyle ilgilenir. Elinden geldiği kadar eşine yardımcı olur. Yavrusuna öyle bir sevgi duyar ki; Onun bir gülücüğü bütün yoğunluğunu unutturur. Sabah işe gidecektir ama bebeği uyumadan uyuyamaz. Gece yarılarında küçük bir ağlaması babası için gök gürlemesi gibi gelir. Tatlı uykularını bırakır. Yavrusuna hizmete koşar. Her yaşında ve her zorluğunda yavrusunun arkasındadır. O yavru her güçsüzlüğünü dağ gibi babasına dayanarak yener. Dev gibi babasının kocaman parmaklarına tutunarak aslında hayata tutunur.

                İşte bize karşı bu kadar fedakâr, bu kadar emektar, bu kadar şefkatli olan ana babaya; hürmetle, muhabbetle, sevgiyle, saygıyla karşılık vermek insan olmanın bir gereğidir. Ana babaya saygı ve hürmet, hem dinimizde, hem adetlerimizde, hem de insan olmak hasebiyle mukaddestir. Evlat üzerine aslî bir görevdir.

    Ana babaya itaatin sınırı var mıdır?

                Ana babaya itaat etmek evladın aslî görevidir. Fakat bunun da bir sınırı vardır. Bir anne veya baba çocuğuna kötü bir iş emretse; mesela, hırsızlık yapmasını istese, birine zarar vermesini istese evladın ana babasından gelen bu tür istekleri yapmaya hakkı yoktur. Bir ölçü olarak şöyle denilmiştir. Bir baba evladına “beni meyhaneye götür” dese evlat bu isteği yap(a)maz. Ama meyhaneden (sarhoş halde iken) haber gönderse; “Gel beni eve götür”. Bu defa basasının emrini yerine getirir. Hatta bu emrini yapmak evlada bir vazife olur.

    Ana babaya öf bile dememek

                İnsan, ana babasını bir engel, bir ayak bağı gibi görmemelidir.  Ana baba insan için büyük bir bereket vesilesidir. Onlara öf anne! Öf baba! Gibi sitem kokan sözler edilmemelidir. Onların kalpleri incitilmemelidir. Anne babanın hayır duasını alan, onların kalplerini kazanan insanlar mesut ve mutlu olurlar. İşleri rast gider. Güçlükler onlara kolaylaşır. Başlarına kaza, bela, afet pek gelmez. Ummadıkları yerlerden maddi ve manevi bereket görürler. İç âlemleri pek huzurludur. Ana babasına hürmet etmeyen, onların hayır duasını almayanların başları beladan kurtulmaz. İşleri çoğu zaman sarpa sarar. İç âlemleri huzursuzdur.

                Sonuç olarak; Ana babaya hürmet ve itaat gerçek anlamda kemalât sahibi bir insan olmak için bizlerde bulunması şart olan hasletlerdendir. Aklı başında, vicdanlı ve insaf sahibi her kim olursa olsun ne yapar eder, ana babasını razı eder. Onların duasıyla dünyada rahat şekilde yaşar. Kabirde ve ahirette hesabı kolay olur. Ve nihayet Cennete kadar uçabilir.

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen