• KILIÇDAROĞLU'NDAN ÖNCEKİ VE SONRAKİ CHP

    KILIÇDAROĞLU'NDAN ÖNCEKİ VE SONRAKİ CHP
    Süleyman AYDIN

    KILIÇDAROĞLU'NDAN ÖNCEKİ VE SONRAKİ CHP

     

        Kaset komplosu ile CHP'nin başına geçen Kemal Kılıçdaroğlu'ndan önce genellikle Atatürkçü diye tabir edilen zihniyetliler vardı. İşleri, güçleri Atatürk idi. 10 Kasım'da üzüntüden içenler, 29 Ekim'de sevinçten içenler de yine anılan partinin vekilleri, yönetimi ve oy verenleri idi. Kendi hallerinde diye tabir ettiğimiz partililer esasen İstanbul, Bağdat caddesi sakinleri tabiatında idiler.

       Komplo ile birlikte ilk gün, zina suçlaması ile yeri sarsılan Deniz Baykal'a ihanet etmeyeceği mealinde açıklamaları bir, iki gün sürdü sadece. Demek ki, pilav üstü kaburga ile ikna edilmiş oldu ki, genel başkanını hemencecik satma marifetini gösterdi. Tabii koltuğa oturur oturmaz farklı bir yapıya büründürdü partiyi. Bağdat Caddesi sakinlerinin edası ile hareket eden, yani, kendi hallerinde Atatürkçü olduklarına mukabil kimsenin pek eleştirmediği kişiler ve yönetim gitti farklı bir ruh hali ve dönem başladı.

        Bu farklı ve yeni dönemde benim ilk dikkatimi çeken ise Alevi vatandaşlarımızın da tabiatlarının değişmesi oldu. Daha önce halim selim olan yumuşak huy ve mütevazı, anlayışlı olan Alevi kardeşlerimiz, birden bire dişlerini gıcırdatan asabilikle karşımıza dikildiler. Dikildiler derken, kavga ve kabadayılık manasında bir şey yaptılar demesem de, Ak Parti, Saadet Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi ile ilgili konuşunca, sanki babalarını öldürmüşçesine bir fıtrat ile yaklaşımda bulunmaya başladılar.

        Dersim'de diri diri yakılan Alevi yurttaşlarımızın katledildikleri dönemde iktidarda olan partinin yönetiminde bulunan Alevi Kemal Kılıçdaroğlu, kendi partisinden biri tarafından yine Alevilerin yaşadığı zulmü ve katliamı mazur gösteren cümleleri meclis kürsüsünden sarf etmesi de dikkatimizden kaçmadı. Yine o tarihlerde hiçbir dahli olmadığı halde, o dönemin hükumeti tarafından yapılmış olması ve kendilerinin hükumet makamında ve sorumluluğunda olmasından kaynaklı, Başbakan olarak özür dileyen Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın erdemliliğinden de haya etmedi.

        Ondan sonra da Alevilerin gönlünü kin ve öfke ile doldurma devam etti. Mesela DHKP-C, zalim Esad, hendek kazan örgüt yanlıları ile her zaman kardeş ve arkadaş oldu. Yetmedi bir zamanlar hakkında demediğini bırakmayan Fetöcülere de hiç haya etmeden sahip çıktı, partisine davet etti ve yan yana yürüdü. Yani legal ve legal destekçisi olan herkesle can ciğer oldu da hiçbir zaman Ak Parti'nin milli mücadele ve projelerine destek olmadı.

       Vatandaşlarımızın helal parası ile verdikleri vergileriyle hazineye kaydedilen ve siyasi partilere verilen para ile yurt dışına gidip, ülkemizi kötülediler, şikayet ettiler ve aleni olarak  söylemeseler de, öyle şeyler söylediler ki, akla ziyan. Ülkemizi kötüleyip, dışlatmak üzere leş kargası Avrupa ülkelerinin önüne attılar. Fetö, terör örgütleri ve dış mihrakların emellerine hizmet eden basın ile beraber verdikleri bilgiler, taktiklerle darbe çığırtkanlığı yaptılar ve darbe kalkışması oldu. Allah'a şükür, hevesleri kursaklarında kaldı lakin, 249 şehidimiz mahşer günü hesabını soracak.

         Güçlü bir ülke olma yolunda, güçlü bir iktidar hamlesini törpülemek için, hatta kendi milletvekili sayısından feragat eden Bay Kılıçdaroğlu'nun değişik hamleleri de hala devam etmektedir. İyi Parti ve HDP'yi meclise sokarak Ak Parti ve ülkeyi güçten düşürürken kendinin de kayıpları umurunda olmadı. Gözleri öyle körelmiş ki, 2023 yılına giden yolu kesmek için, darbeci ve dış güçlerden daha hırslı görünen Genel Başkan, lüks yaşamı için de aldığı maaşı cukkaya indirirken, yalanlarının bedelini ödemek için ise partinin parasını kullanmaktan da imtina etmiyor.

       Ve arifesinde olduğumuz yerel seçimlerde kazanmayı umursayan bir tablo maalesef karşımıza çıkmıyor. Fitne karakterli ve kinci dürtüler ve huyla dolmuş, ayrıca insani davranışlara savaş açan, şer odaklı insanlara listede yer vermesi çok tepki alsa da umursamadı. Asıl amacı, diğer partilerle taktiksel muhalefet olmak ve kendi adayları ile de huzurumuzu bozmak ve birliğimizi pörsütmek için attığı adımlar göz önündedir. Ne diyelim biz onları mahşer günü de helal etmeyeceğimiz gibi, yaptıklarının da bu dünyada da hesabı olacaktır.

       Görüşmek üzere...

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen