• BİSMİL'DE KAYYUM

    BİSMİL'DE KAYYUM
    Süleyman AYDIN

     

       Kayyumun kelime anlamını yazarak konuya giriş yapmak isterim. Türk Dil Kurumu'nun hazırladığı sözlükte aynen şöyle geçiyor: Kayyum Köken: Ar. Cami hademesi. 2. huk. Belli bir malın yönetilmesi veya belli bir işin yapılması için görevlendirilen kimse. Yani anlayacağınızdan bahisle; cami hademesi olmayan mevzumuz diğer tanımın da kapsadığı bir malın veya bir işin yönetilmesi hususunda görevlendirilen kimse ile ilgili yazacağım.

       Terör örgütlerine yönelik kapsamda, Güneydoğu'da titiz bir operasyon başlatıldı. Pkk, Fetö ve daha sonra olağan hal yasaları kapsamında Ak Parti'li belediyeler ve şirketlerin de dahil edildiği bir çok kuruma, birime Kayyum atandı. Ülkenin bütünlüğüne kast eden, elde edilen kazanımları kötü şekilde kullanan, milli birliğimizin aksine icrada bulunanların etkili, yetkili olduğu yerler için gerekli görüldü ve uygulama yapıldı.

       Gerekli görüldüğü için de öyle ahım şahım da eleştiri gelmedi. Hükumetçe, yasaya istinaden bizzat görevlendirilen Kayyumlar elinde çok güçlü yetkilerle atandı. Devleti temsilen o makama oturtulanlara ehemmiyet verilmesi de elzemdir haliyle. Birinci amaç; temsiliyet makamında, layıkıyla vatandaşa hizmet götürmek, adil olmak ve şefkat yüzünü  sunmaktır. İkinci amaç ise, terör örgütleri ile iltisakı tespit edilerek görevden alınanların yapmadığı hizmeti yaparak, bir sonraki seçimde belediye başkanlığını kazanabilmek için vatandaşların, ikna yolu ile oylarını alabilmektir.

        Yuvarlak hesap, kayyumlarla ilgili çerçeve böyle; takdir edersiniz. Ulaşabildiğim kadarıyla kayyum olanların yetkilerini hakkıyla yerine getirebildikleri takıldı kadrajıma. Çok yakın bir zaman önce, Sayın Cumhurbaşkanımızdan plaket alarak yaptıkları çalışmaların takdir edildiklerini gördüğümüz, Diyarbakır Yenişehir ve Sur Belediye Başkan Vekili ve Kaymakamlarımızdan haberlisiniz. Büyükşehir, Lice, Hani, Belediyeleri de aynı şekilde yönetilmekte ve alkışlanmaktadır. Hepsi aynı mı diyecekseniz, işte cevabım: HAYIR!!! Bismil Belediyesi'ne Kayyum olarak atanan Kaymakam Turgay Gülenç'le birlikte terör örgütü yandaşlığından işten uzaklaştırılan kadroların boşluğuna getirilen çözüm konuşuldu.  Neredeyse Sayın Başbakanımızda bile olmayan yetkiyi elinde bulunduran Kaymakam Bey, ilçenin bir sakini olmadığı için, usulünce boşlukları kadrolarla doldurmak yoluna gitmeliydi. Öyle mi yaptı? Muallakta. Nasıl aldı, ne zaman aldı, neye göre aldının pek de önemi kalmadı. Emniyet Müdürü'ne veya Kaymakam'a ulaşmayı başaranlar, güvenlik soruşturmasından geçtikten sonra işe başladılar.

       Aynı zamanda alınan, emniyette yetkili bir görevlinin eşi de işe başladı ve işin püf noktasını öğrenerek çok kısa zamanda yükseldi. Kaymakam Bey'in eşi ile ilişkileri geliştiren bayan bırakın bir yere bir kaç yere müdür oldu; hem de aynı belediye içinde. Resmi sıfatı var mı; bilinmez lakin, yetkiler ondaydı. Bu arada partinin ve bizzat Genel Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ı temsil eden ve ilçeyi en iyi bilen, emanetçinin gitmesi halinde azalan oyların hesabını vermekle yükümlü ilçe başkanının, rakip partideymişcesine veya afaroz edilmişcesine bir sözü bile geçmedi, görüşü alınmadı.

        Bayan Müdüre, desteğini de esirgemeyen Kaymakam Bey'in eşi de, belediyeden çıkmaz olunca sorunlar sokağa da taşınıyordu haliyle. Belediye bünyesinde çalışan güzel bayanların vay haline, dediğimiz süre başlayınca,  bir kaç müdürlükle yetkilendirilmiş müdüre ve Kaymakam Bey'in eşi tarafından üniversite mezunu bir hanımefendiye tulum giydirilmek suretiyle ilçenin tam merkezinde ve bir kulübesi dahi olmayan parka bekçi yapıldı.

       Üniversiteli park bekçisi bayan ile çok kısa bir zaman önce Diyarbakır Milletvekilinin danışmanı ve hiçbir tecrübesi yokken,  jet torpille Bismil Belediyesi Özel Kalem Müdürlüğü'ne getirilen Rıfat Hayrullahoğlu'nun odasında idik. Bayan personel çok büyük bir suç işlemiş edası ile içeriye giren bayan müdüre ve Kaymakam Bey'in eşinin hışımla hakaretine maruz kaldığına, üç sivil toplum örgütü başkanı ile şahsen tanık oldum. Bismil Belediye binasında yankılanan hakaretlerin onbeş dakikadan az olmadığını söyleyeyim ve tuhaf başka bir izlenimim aktarayım: Kaçak bir mahkumu görüp götürürcesine, ve bir bayana yakışmayan kabalığa hiçbir reaksiyon göstermeyen Hayrullahoğu'nun bu tavrı da aklımın bir köşesinde kaldı.

        Eşinin yaptıklarını ilettiğimde Kaymakam Bey'in olayı geçiştirmek istemesindeki tavrının en büyük destekçisi de Özel Kalem Müdürü idi. Tabii ki; vekilin en has adamı yanında ve bir problem çıkınca devreye girecek. Zira Kaymakam Bey'de vekilin direktifini yerine getirmiş, geçiş sürecinde özel kalem müdürü olarak kadro verecek ve daha sonra önü açık olarak istediği kuruma yerleşmesine fırsat olacak.

       Derken parka gönderilmeyen bayan personel Aile Destek Merkezi'ne verildi. Gündüz danışmada kalan bayan mesai bittikten sonra dörtbin metrekare civarındaki binayı temizleme işi ile görevlendirildi. Keza sorunlu olarak lanse edilen bayan yeni yerine geçmeden Kaymakam Bey'in eşi , Müdüresi ve adı bende mahfuz bir bayan tarafından herkese şu mesaj geçer:'' Gelen bayan sorunludur, kimse kendisi ile konuşmayacak, ağır iş verilecek ve ezmek için gereken yaptırılacaktır.'' Aile Destek Merkezi'nin müdürü zaten pasifize edilmiş, Kaymakam Bey'in gözüne girmek için listedeki ve sınavlarda üstün başarı göstererek geçen üçüncü bayanın hakaretlerinin arkası gelmemiş, Muhabbet esnasında kurumdaki bir müdüre ve ilçedeki başka bir kurumun müdürü ile şu soruyu sordum:'' Tulum giydirilmek istenen bayanın ne gibi kabahati var?'' Cevap aynen şu:'' Kendisi güzel; bir de asil bir aileden gelen biri, çekemiyorlar ama, ben de emir kuluyum, bana çok iş yaptıracaksın diyorlar'' Vallahi de, Billahi de bu.

       Emanetçi Kayyum, devletimizin vatandaşına olan hizmet maksatlı taşeron elemanlarına kadro verilince, beraberinde bazı kriterler de belirlendi. Kriterlerle birlikte ilgili bakanımızın mikrofonlara konuştuğu şu cümleleri hatırlayalım: ''Herkesi sınavlarda geçirme odaklı düşüncemiz vardır.'' Yani güvenlikten geçenlerin rahatlıkla kadroya geçmesi hükumetimizin bir tasarrufu idi. Ve sınav günü yaklaşınca Kaymakam Turgay Gülenç, Özel Kalem Müdürü Rıfat Hayrullahoğlu, Personel Müdürü Zuhal Elitok'un hazırladığı sorular arasında araba motoru sorusu da çıkıyor ve kendilerine en yakın bayan en iyi puanı alıyordu; ne hikmetse. Daha sonra ''Alakasız sorular sorulmuş, araştırıyoruz'' diyen bakanımızın cümleleri daha ekrandan kaybolmadan Bismil'de yine aynı komisyonca mülakat soruları soruluyordu.

       Bismil Kaymakamı, Bismil Milli Eğitim Müdürlüğü Aydın Ak, Personel Müdürü Zühal Elitok ve Özel Kalem Müdürü Rıfat Hayrullahoğlu'nun komisyonda olduğu mülakatta, kameranın da olduğu salonda Kaymakam Bey'in eşine en yakın olan bayana kolay soru soruluyor ve sıra geliyor dörtbin metrekare yeri temizleyen bayana. Bir hanımefendiye devletin kaymakamı sekiz soru soruyor ve ilk sorusu şöyle: '' John Kennedy havaalanı Amerika'da nerede?'' Güya soruyu kolaylaştırmak için şöyle bir soru daha belirliyor:'' Sarışın ve kıvırcık bir Amerikalı oyuncu ile yasak aşk yaşamıştı.'' Bu soruya maruz kalan bayanın başından aşağı kaynar sular dökülüyor. Neye uğradığını şaşırıyor. '' Kennedy Marilyn Monroe diye cevaplarken şunu da ekliyor:'' Sizin gibi,sarışın.'' Kaymakam Bey, bir soru daha soruyor:'Kennedy'in eşi kocasının O'nu aldattığını öğrenince tepkisi ne oldu?''

     

       Müslüman bir ülkede eşinin canından bezdirdiği, güvenlik sorgusundan geçtiği en angarya işi ezile ezile yapan bir bayana Allah'ın gavurunun yasak aşkı, bizim fuhuş, zina, haram dediğimiz bir soruyu Kaymakam Bey soruyor. Ve bir gazeteci ağabeyimize şöyle savunma yapıyor: Genel kültür sorusu...''Bizim vergilerimizle maaşını alan ve devletimiz adına hizmet eden bir kişinin, rezaletin dik alası diye tabir edilen soruyu sorunca, komisyonda bulunan bayanın da mutlu olduğunu öğrenmek de ayrı facia. Belediye, Kaymakamlık ve Aile Destek Merkezi'in de her emrin de üstünde emir veren Kaymakam Bey'in eşinin de ne sıfatla her kurumda direktif verdiği de meraklarım arasında.

        Dörtlü bir mekanizma ile yönetilen, sınavda bırakılan kişilerin daha listesi açıklanmadan, Kaymakam Bey'in eşince gittiği her yerde '' Şu kadar eleman alacağız'' demesi de Bismil'de yaygın. Sayın Cumhurbaşkanımızın ''Hantal ve işini iyi yapmayan bürokratları bana hemen bildirin'' diye görevlendirdiği ve uyardığı ilçe ve il başkanlarının da vekilin korumasında olan Kaymakam Bey'in yaptıklarını görmezden gelmesini, Bismil'li bir vatandaşın şu cümleleri ile açıklamak isterim: '' Rıfat Efendi, Rıfat Efendi! İlçe Başkanı'nın kendisini sağlama almak için parti binasında alkışlattığı vekil bey, ilçenin sokaklarında oy aradığı esnada buradaki tavrının yansıması ile karşılaşacaktır.'' Bir de üç gün olan itiraz haklarını sabote etmek için listeyi Cuma günü, mesaiden sonra açıklaması da biline.

        ''Belki işim düşer, aramı bozmayayım diye, yapılanlara sessiz kalan  yeni ilçe başkanı da gün gelecek burada kaybedilen oylardan sorumlu olacaktır'' diyenlerin de sesi mutlaka bir yerde yankılanacaktır.

     

       Görüşmek üzere...

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen