• Göçerlerin zorlu dönüş yolculuğu başladı

    Göçerlerin zorlu dönüş yolculuğu başladı
    Göçerlerin zorlu dönüş yolculuğu başladı
    05.10.2018 Cuma

     

    BİNGÖL - Baharın gelişiyle yaz mevsimini geçirmek için hayvanlarının yüksek yaylara çıkaran göçerler, havaların soğumasıyla birlikte daha sıcak bölgelere gitmek için zorlu dönüş yolculuğuna başladı.

    Bahar aylarında Doğu Anadolu’daki yüksek yaylalara çıkan göçerler, kış mevsiminin yaklaşmasıyla,  iklimi sıcak olan yerlere gitmek üzere günlerce devam edecek yolculuklara başladı.

    Hava sıcaklığın düştüğü bu günlerde bahar ayında hayvanlarını yüksek yaylalara götüren ve yaklaşık 5-6 ay kalan küçükbaş hayvan sahipleri, havaların soğumasıyla iklim olarak daha sıcak illere gitmek için yaklaşık 40 gün bir yolculuktan sonra ancak yerlerine ulaşabiliyor.

    Yaylalardan dönüş yolculuğuna giren ve zorlu geçen yolculuklarında farklı yerlerde konaklayarak ilerleyen, bazı yerlerde de karayolunu kullanmak zorunda kalan göçerler, birçok sıkıntıyla karşı karşıya kalıyorlar.

    Rakımı yüksek Bingöl Şerafettin yaylalarından gelip sıcak bölgelerden biri olan Şanlıurfa’ya gitmek için dönüş yolculuğuna geçen Şanlıurfalı göçerler, 40-50 gün süren dönüş yolculuğu ardından konaklayacakları yere ulaşabildiklerini ifade ettiler.

    Göçerlerden Hüsnü Kahraman, bahar aylarında yaylalara geldiklerini, havaların soğumasıyla birlikte kışı daha sıcak bölgelerde geçirmek için ise günlerce süren zorlu bir yolculuk yaptıklarını söyledi.

    Bahar ayında, Şanlıurfa’ya bağlı Siverek ilçesinden Bingöl Şerafettin yaylasına geldiklerini söyleyen Kahraman, "Geliş yolculuğumuz bir ay sürüyor. Yaklaşık 5 ay yaylada kalıyoruz. Havaların soğumasıyla yayladan inip daha sıcak yerlere gidiyoruz. Bahar-Yaz aylarında yaylaya, kışın mevsimi yaklaştığında iklimi sıcak olan yerlere koyunlarla birlikte günlerce süren zorlu bir yolculuk yapıyoruz. Yaya olarak 30 veya 40 gün bir yolculuğumuz oluyor.  Tabi ki yolculukta zorluk çekiyoruz.  Bingöl Şerafettin yaylasından inip Sancak bölgesinden geçiyoruz. Sancak’tan Elazığ Karakoçan ilçesine varıyoruz, oradan da Diyarbakır ilçesi olan Ergani’ye oradan da Şanlıurfa’ya gidiyoruz.  Yolculuğumuzda konaklayarak, dinlenerek yavaş yavaş ilerleyip devam ediyoruz." dedi.

    "DESTEKLER OLURSA HAYVANCILIK DAHA İYİ BİR YERE GELİR"

    Hayvancılığın zor ama olmazsa olmaz bir gelir kaynağı olduğuna dikkat çeken Kahraman, hayvancılığın iyi bir yere gelmesi için devletin hayvan sahiplerine desteklerini daha da artırılması gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi: "Hayvancılık bu memleket için önemli bir ekonomik geçimdir. Devlet destekleri daha fazla olursa, biz hayvan sahipleri daha rahat ederiz. Hayvancılık yaparken bir çok zorluk yaşıyoruz, özelikle yolculuk sırasında. Destekler olursa hayvancılık daha iyi bir yere gelir. Teşvik olur. Bu işi bırakmak isteyen bırakmaz, bırakanlar tekrar geri hayvancılığa döner."

    "HAYVANCILIK BİZE BABADAN KALMA BİR MESLEKTİR"

    "Hayvancılık bize baba ve deden kalma bir meslektir." diyen Göçerlerden 21 yaşındaki Metin Kahraman 11 yıldır ailesiyle beraber hayvancılığı devam ettirdiğini söyledi.

    Devletin hayvancılık desteğinin çok az olduğunu söyleyen ifade eden Kahraman, "Şu an sadece küpe desteği var o da az; yeterli değil. Devlettin çobanlara maaş desteğinde bulunması lazım. Çobanlar olarak 7-24 hayvanlara bakıyoruz,  göçerler gibi bu işi yürüten yok.  Devletin bu hayvancılıkla uğraşanları daha fazla desteklemesi lazım. Kaba yem yardımı ve yerleşim yeri gibi desteklerde bulunması lazım.  Her gittiğimiz yere, yaylaya, barınağa ücret veriyoruz.  Bu konularda devletin yardım etmesi gerekir.  Hayvanın pahalı olduğu söyleniyor. Böyle bir şey yok. Hayvanların fiyatı normal. Hayvanların beslenmesi için yem bitkileri, arpa, saman çok pahalı. Hayvancılık gelişirse ülke ekonomisi gelişir. Dolasıyla devletin hayvancılığa önem vermesi gerekir." şeklinde konuştu.  (İLKHA)

     

    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen