• OSMANLI DEVLETİNİN KURUCUSU GAZİ OSMAN BEYİN EHL-İ BEYTE OLAN SEVGİSİ!!! (3)

    OSMANLI DEVLETİNİN KURUCUSU GAZİ OSMAN BEYİN EHL-İ BEYTE OLAN SEVGİSİ!!! (3)
    Seyyid Hüseyin ZERRAKİ

    OSMANLI DEVLETİNİN KURUCUSU GAZİ OSMAN BEYİN EHL-İ BEYTE OLAN SEVGİSİ!!! (3)

     

    Hz.Ali’nin fütüvveti ile ilgili yaşanmış örneklerin sunulfuğu  en önemli eserler Cenknâme’lerdir. Cenknâmeler,tekke ve dergâhlarda,köy odalarında yoğun bir şekilde okunmuş,

     Hz.Ali (kv)’nin İslâm’ın yayılması için yaptığı mücadeleleri anlatan menkîbeler, insanımızın zihin ve gönüllerine kazınmıştır. Milletimizle özdeşleşmiş olan cesâret, kahramanlık, fedâkârlık,vefâkârlık gibi duyguların gelişmesinde bu

     Menekşe, Ömer, Ehl-i Beyt Sevgisi,

     Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, Mesnevî, Terc. Şefik Can, Ötüken Yay., İstanbul,

     2010, I, s. 240

    menkîbelerin etkisi büyük olmuştur. Anadolu halkının zihninde Hz. Ali (kv), din ve imanla özdeşleşmiştir.Onun ahlâkını örnek alanlar, örnek olmuşlardır.

    Türk Milleti, Ehl-i Beyt’e, tarihten bugüne kadar büyük bir aşkla sahip çıkmıştır. Kültür atlasımız Ehl-i Beyt’i ve onların maneviyatını temsil eden, sembol ve motiflerle bezenmiştir.Ehl-i Beyt sevgisi, edebî metinlerde nakış nakış, ilmek ilmek işlenmiştir.Türk Edebiyatı’nda Peygamber sevgisi ile birlikte Ehl-i Beyt sevgisi işlenmeyen divanlar eksik kabul edilmiştir. Ehl-i Beyt’e sevgi, saygı ve bağlılığını dile getiren yüzlerce,

     binlerce Türk şairi vardır. Büyük Türk Şâiri, Yunus Emre sevgisini şöyle ifade eder:

     Şehidlerin serçeşmesi

     Evliyânın bağrı başı,

     Fatma Ana gözüyaşı

     Hasan ile Hüseyin’dir.

     İslâm’ı kabul ettikten sonra, İslâm’ın sancaktarı olan Türkler;Hz. Peygamber (sav)’in soyundan gelen seyyid ve şerîfleri her devirde baştâcı etmiştir.Türkler, İslâm’ın Türkis- tan’dan Anadolu’ya, Anadolu’dan da Balkanlar’a kadar uzanan geniş bir coğrafyaya yayılma sürecinde, Ehl-i Beyt’in peşinden gitmişlerdir. Ehl-i Beyt’in diriltici, birleştirici ve kaynaş- tırıcı nefesi, tarihimizdeki sosyo-kültürel birlik ve beraberliğimizi,fetih ve zaferlerimizi hazırlayan en önemli unsur olmuştur.Ehl-i Beyt’e gösterilecek olan sevgi, saygı ve bağlılığın gelece- ğimizi de aydınlatacağı muhakkaktır.

    İslâmlaşma sürecini Ehl-i Beyt mensuplarının öncülüğünde devam ettiren Türkler, büyük ölçüde itikat bakımından yine bir Türk aileye mensup olan İmam Mansur Mâturîdî, Ehl-i

     Sünnet anlayışını benimsemişlerdir. Naklî bilgilerin yanında aklî bilgilere de önem veren İmam Mâturîdî, İmam-ı Âzam Ebu Hanife’nin  fikhını benimsemiştir.

    Bu ekolde olanlar da siyasi tercihlerini Hz. Ali (kv) ve Ehl-i Beyt’ten yana koymuşlardı.

     Ehl-i Beyt ve Türkler,

    Yine Ehl-i Beyt uğruna, Şam Emevî hanedanını yıkan ve Bağdat’ta Abbasî hanedanını yönetime getiren Ebu Müslîm Horasanî ve onun Türkler’den oluşan ordusudur.

    Türk alp ve kahramanları,yine zaman içinde İslâmî bir kimlik kazanarak, alperen ismiyle kutsîleşmiştir.Kur’ân ve Sünnet’in öngördüğü din esaslarını Ehl-i Beyt’in eşitlik, hoşgö- rü ve muhabbete dayalı yorumundan alan Türkler,Peygam ber efendimiz (sav)’in önderliği şartıyla, Hz. Ali (kv) ve evlatlarının İslâm anlayışını benimseyip kabul etmişlerdir.

    Anadolu’da zaman geçse de değerini kaybetmeyen ve

     hep ilk sıralarda yer alan şu isimler Ehl-i Beyt’in bütün zaman- larda nasıl sevildiğini, sayıldığını, örnek alındığını gösteren en önemli göstergelerdendir:

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen