• PAYLAŞMAK GÜZELDİR!..

    PAYLAŞMAK GÜZELDİR!..
    Mevlüt MERGEN

    HÜLASA-İ KELAM

    Lokmandan tasarruf et, yoksulda nasiplensin,

    Paylaşmayı bilinsen sene cennet gidensin.

    Cömertlik ağacının dalları dünyamızda,

    Cimrilik ağacıysa boy verir aramızda.

    MM

     

    PAYLAŞMAK GÜZELDİR!..

     

    Bugünkü sohbetimizde (mealen) bir ayet-i kerime başlayalım istiyoruz, Al-i İmran Suresinin 180. Ayet-i kerimesinde şöyle buyuruldu: “Allahü Teala’nın kendilerine lütfundan verdiği şeylerde cimrilik edenler, bunun kendileri için bir hayır olduğunu sanmasınlar.

    Hayır, bu cimrilik onlar için bir şerdir. O cimrilik ettikleri şey kıyamet gününde (ateşten bir halka olarak) boyunlarına dolanacaktır”

    Cimri, biriktirdiği malın fazlasından iyilik ve yardım talebinde bulunanlara vermez, onları mahrum eder, bilinmelidir ki cimri olan kimseden heybet kaybolur, insanlar arasında itibarsız, saygı duyulmayan, nefret edilen bir kişi olur, zira cimrilik, en şiddetli sıkıntıları ve güçlükleri seçerek mal toplayıp biriktirmeyi icap ettirdiğinden, kulların haklarını vermekten kaçındırır ve bu şekilde sahibini cemiyet içinde rezil ve rüsva eder.

    Resulullah Efendimiz (s.a.v.) “iki haslet vardır ki (kamil) müminde bir arada bulunmaz: Cimrilik ve kötü ahlak” buyurmuşlardır, hikmet ehli bir alim “cimrilik insanın ayıbını meydana çıkarır, cömertlik ise ayıplarını örter. Sen de cömertilk elbisesini giy; yani cömert ol. Ben her ayıbın örtüsünün cömertlik olduğunu tecrübe edip anladım” demiştir.

    Cimriliğin neticesi pişmanlıktır. Zira cimri, biriktirdiği mal ile rahatlığa kavuşamayıp, ölümünden sonra hepsini terk eder de üzüntü içinde göçer, denir ki; mal suya benzer; bir depoya yeterinden fazla gelen su, eğer bir tarafa akmazsa, nasıl ki deponun taşmasına ve harap olmasına sebep olursa, cimri kimsenin de fazla malı kullanılmadığı (zekatı. Sadakası verilmediği) zaman, kendisinin ziyan ve zararına sebep olur.

    Yağmura “rahmet” deriz, yağdığı zaman hemen herkesin avlusuna, tarlasına yağar, bazıları açtıkları kuyuları, yaptıkları havuzları doldururken bazıları buna imkan bulamaz, işte bizim “paylaşmak güzeldir” sözümüz burada devreye giriyor, hiç kimse kuyusunu, havuzunu doldurduğu yağmur suyunu gökten ben indirdim diyemez, yani sahiplenemez, ancak o sudan ihtiyacı olanlara vermek durumundadır, zekat ve sadakalar ne güzel misaldir değil mi suya ihtiyaç duyanlara verilmesi için?

    Hem sonra “durgun su kokar” zekat ve sadaka o suyunu kokmaması içindir, öylesine cömert ki yüce Rabbimiz bir veren en az on, belki yüz, belki bin verir, hem sonra kimin malını kimden sakınıyoruz?

    Güzel günlerde yaşıyoruz, orucumuzun kabul olmasını istiyorsak bizim yaşadığımız güzelliği başkalarının da yaşaması için gücümüz nispetinde gayret göstermeliyiz, sadakanın azı veya çoğu sevap getirisi yönünden eşit olmayabilir, bazen bir lira bin liranın, bin lira da bir liranın sevabına eşit olabilir, çünkü atalarımız ne güzel demişler, “çok veren maldan, az veren candan verir”

    Selam ve dua ile.

     

    HAZRET-İ SÜLEYMAN B. HALİD CAMİİNDEKİ

    ŞEHİD SAHABELER

    Müze şehir Diyarbekir içinde,

    Ulu makam sahibi çok insan yatar.

    Surların dahili ve haricinde,

    Sahabe, evliya şehidan yatar.

     

    Yirmi yedi ashab şu tek kubbede,

    Peygamber dostları hepsi sahabe,

    Fetihle gelinmiş şehir, kasaba,

    "Rıdvan"la kardeşi "Mes'ud Can" yatar.

     

    Din ve Kur'an için yapmışlar cihad,

    Halife "Ömer" e etmişler biat,

    Dökülen kanlara şahit kainat,

    "Beşir" " Hamza" gibi çift aslan yatar.

     

    "Amr", "Şa'be", "Sabit" dahi burada,

    Cömert davranmışlar ruhu fedada,

    Saadet onlara iki dünyada,

    İkişer "Zeyd", "Halid" bir "Nu'man" yatar.

     

    Üç "Abdullah" şehid, iki "Muhammed",

    İ'lay-ı din için kılmışlar niyet,

    Şehadet şerbeti doyumsuz lezzet,

    "Ka'b-i Zişan" gibi pehlivan yatar.

     

    Ellerde kılıç var, sinede iman,

    Amid'de vuruşmuş bir avuç insan,

    "Fudayl" da isimsiz yüce kahraman,

    "Hasan" deyu iki nevcivan yatar.

     

    "Malik" de şehittir muharebede,

    "Fahr" ve "Ebul Hamd" de bizim beldede,

    Eshab kabristanı kutlu kubbede,

    "Ebu Nasr" "Mugire" canda can yatar.

     

    Hepsi de "Sahabe" hepsi kahraman,

    Her biri cihana bedeldir inan,

    Iyaz b. Ganem’de emir ve ferman,

    Sultan oğlu Sultan "Süleyman" yatar!..

    (radiyallahüanhüm)

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen