• A4 atölye - DİYARBAKIR PEŞREVİ EŞLİĞİNDE BERABER VE SOLO

    A4 atölye - DİYARBAKIR PEŞREVİ EŞLİĞİNDE BERABER VE SOLO
    A4 atölye - DİYARBAKIR PEŞREVİ EŞLİĞİNDE BERABER VE SOLO
    06.01.2020 Pazartesi

     Feyza ÇIKINTAŞ

     

    --A4 açık sanat alanı nasıl doğdu, hikâyesini sizden dinleyelim.

    Aziz TİLKİ - “A4” Rıdvan KUDAY ve Aziz TİLKİ tarafından 2018 yılında Diyarbakır’da kurulmuş bağımsız bir sanat mekânıdır. Diyarbakır’daki gençlerin sahip olduğu üretken potansiyeli desteklemek, onlara yeni imkânlar yaratmak ve tecrübe kazandırmak amacıyla kurulan A4 Açık Sanat Alanı, alternatif sanat pratiklerine yer açan, disiplinlerarası hareket alanının tesvik edildigi, çok fonksiyonlu bir sanat mekânıdır.

    Deneysel, araştırmacı sanat pratiklerine daha fazla yer veren, Diyarbakır’ın uluslararası alandaki sanatsal farkındalığına katkı sağlayacağı, misafir sanatçı programları uygulayacağı bir vizyona sahip olmayı hedefliyor.

    Atölye çalışmaları, sanatçı pratiklerinin geliştirilmesi, seminerler, söyleşiler ve yerelde yaşayan sanatçılara açık sanat alanı olarak mekânsal destek sağlamaktadır.”

    --Sergi davetiyenizin ismini okuyunca konser davetiyesi sanmıştım. “Diyarbakır Peşrevi Eşliğinde beraber ve Solo” ismi nerden geldi aklınıza? Müzik ve resim bir arada, bu çok yaratıcı bir fikir.

    Aziz TİLKİ - “Peşrevin sözlük anlamı genel olarak dört bölümden yapılmıştır. Güftesi olmaz ve yalnız sazlarla çalınır. Dini peşrevler, Mevlevi ayinlerinde çalınırdı. Halk hikâyelerindeki türkülerin arasındaki mani şeklindeki dörtlükler. Türk musikisinde bir saz eseri türü. Farsça “önde giden” demek olan pişrevden bozmadır. Tek çalgı veya umumi fasıl başlarında çalınır.

    A4 açık sanat alanı olarak Berlin’de yaşayan küratör ve akademisyen Misal Adnan Yıldız ile bu projenin küratörlüğü konusunda anlaşmaya varıldı. Akabinde Haziran 2019’da Diyarbakır’a geldiğinde yürütücümüz Rıdvan Kuday tarafından havaalanından konaklayacağı otele gelinceye kadarki geçen zamanda araçta Diyarbakır peşrevi ile karışılmasıyla bu fikir küratör tarafından oluşturuldu. Hikâyesini küratör Adnan yıldız şöyle tarif ediyor: Onnik Dinkjian ve Ara Dinkjian’dan (Baba-oğul Diyarbakırlı Ermeni sanatçılar) araçta dinlediğim Diyarbakır Peşrevi müziği ve Onnik’in ömrü boyunca babasından dinleyip hiç görmediği Diyarbakır'ı ilk ziyaretinde, kollarını açarak, dar sokakları bedeniyle ölçme hikayesi bana yetti, diyor.

    A4 Açık Sanat Alanı, Diyarbakır’ da yaşayan ve farklı disiplinlerde çalışan genç sanatçılarla, eş küratörler Dicle Beştaş ve Misal Adnan Yıldız bir araya gelerek açık uçlu bir atölye süreci, bunu takiben komşumuz Gölge Kıraathanede de bir sunum ve film programı için alternatif mekân Bezgin Bekir haritasına dahil etti. Yaşadıkları şehirle ilgili olarak ortaklaştıkları sorular etrafında bir araya gelen katılımcılar, atölye sürecinde kamusal mekânlarla, ortak kullanım alanlarıyla, değişen çoğrafya ve değişmeyen siyasi iklimle ilşkilendirerek ürettikleri projelerini A4 açık sanat alanında sergilediler.

    Eş-küratörler Diyarbakır’ın sosyal, kültürel ve siyasi dinamiklerinden yola çıkarak şekillenen sergiyi; katılımcıların kişisel projelerinin ve kolektif bir araştırma sürecinden sonra ortaya çıkan bir araştırma sorusunun (Diyarbakır’ın geleceğine bakmak için birlikte nasıl bir müze hayal edebiliriz?) etrafında kurguladı. Ortaya çıkan araştırmalar, malzemeler, tartışmalar, Diyarbakır’ın güçlü yerel sesi Tigris Haber Gazetesi’nin elinizde tuttuğunuz özel sayısı olarak hazırlandı. Açılış günü Diyarbakır yerel gazetesi Tigris in 400 abonesi sergi gazetemizi sürpriz ek olarak aldı. 

    Sergi ve sunuma gelen izleyicilerden olumlu geri dönüşler  aldık 400 kişi ye yakın izleyici giriş yaptı.  Her gün saat 13:00- 18:00 açık olan sergiye çevre okul ve illerden gelmeye devam ediyorlar.  A4 açık sanat alanı Diyarbakır’da üreten sanatçılara  bir platform oldu  Bu genel temsiliyet  alanın sesini duyurmak adına güzel bir proje olduğunu düşünüyoruz.”

    --Diyarbakır peşrevi kaynak kişisi merhum babam Tarık Çıkıntaş. Bunun için ayrıca size teşekkür ederim. Sergi açılışınızda peşrevi çaldınız mı?

    Aziz TİLKİ - “Sergi açılışı çok yoğun ve kalabalık geçtiği için çalmadık. Ama serginin açık kaldığı sürede sergi mekânında Diyarbakır peşrevi sürekli çalındı. Aslında Diyarbakır peşrevi kaynak kişisi merhum babanız Tarık Çıkıntaş olduğunu bilimiyorduk, bunu sizden öğrendik ve sizi tanıdığımıza çok mutlu olduk.”

    --Serginiz çok farklı bir ses getirdi. Katılımcıların kişisel projeleri ile şekillenen serginiz ve kısa filim gösterinizden bahseder misiniz okuyucularımıza?

    Aziz TİLKİ - “Proje başlangıcında A4 Açık Sanat Alanın sosyal medya hesaplarından açık çağrı yapıldı, 20 kişilik bir katılımcı başvurusu aldık. Katılımcı sanatçıların hangi disiplinden oldukları pratik geçmişlerine bakılarak şimdiye dek neler yapıldığı konusunda birebir görüşmeler yapıldı.  Kent ile ilgili hafızlarının canlanmasına katkı olması konusunda kentlerin sosyoekonomik ve politik durumları   konulu araştırmalar ve yazılan makaleler incelendi bu konularla ilgili fikirler paylaşıldı. Bununla ilgili İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Fırat Genç 24 Mayıs 2019’da kent çalışmaları, mekân politikası ve toplumsal hareketler ve uluslar arası göç  konularında söyleşi gerçekleştirildi. Başvuru yapan sanatçıların seçimleri yapıldı, hangi alanda üretim yapılacakları konusunda prodüksiyon bütçeleri oluşturuldu Katılımcı sanatçılarla düzenli olarak her ay toplantı yapıldı. Projeyi akademik anlamda besleyecek farklı bakış açıları ile düşünmeye yol açacak nitelikli sunumlar yapıldı.   Haziran ayı içerisinde kültür için alanın düzenlediği mobilty programı kapsamında Berlin seyahatine katılan yürütücümüz Rıdvan Kuday’ın Berlin de tanışıp iletişime geçtiği küratör-akademisyen Misal Adnan Yıldız’a proje konusunda bilgi paylaşımı yaparak  bu projenin küratörlüğü konusunda anlaşma sağlandı, akabinde haziran ayının son haftasında  Diyarbakır’a gelen Küratör Adnan Yıldız  katılımcı sanatçılarla ortak konular, sunum ve üretim sorunları, metodik yaklaşımlar, referanslar konu  başlıklı atölye çalışması yürüttü. Üretim süreçleri şekilleri ve saha da alan çalışmaları yapılması kararları alındı bu çalışmalara eş küratör-mimar Dicle Beştaş eşlik ederek kent haritalanma çalışmaları konusunda destek sundu.  Çalışmalar sonucunda proje katılımcılarının neyi nasıl ne için üretim yapacakları konuları netleşti. Dicle Beştaş katılımcılarla dış mekânda (kamusal alan, çevresel düşünmek, outdoor vs...)  dış mekân çalışması, cadde, sokak, mimari müdahale, ortak yaşam alanları için saha çalışması yapıldı, bunun sonucunda katılımcı sanatçıların üretimlerine farklı bir bakış açısı kazandırdı. Ağustos 2019 da Küratör Misal Adnan Yıldız ile bütün katılımcılar ortak bir duvar yerleştirmesi için mekân tespiti ve atölye sürecinde ortaya çıkan sorulara cevap veren, dislocation (yerinden çık(ar)ma/oyna(t)ma, yerini değiştirme, boz(ul)ma, altüst etme/olma...), lokasyon (yerini bulma/keşfetme/tayin ve tespit etme.), yer değişimi gibi konularda çalışmalar yapıldı.

    Eylül Ayında Diyarbakır’a tekrar gelen ve atölye çalışmaları yürüten Küratör Adnan Yıldız ve eş küratör Dicle Beştaş, atölyede kamusal mekânlar, eleştirel düşünme mekânizmalarını tetikleyerek, tartışma, üretim ve sunum süreçlerini planlayarak sergi adı ve mekânlarını belirlediler.  Ekim ayında küratör Adnan Yıldız ile skype ile filmic space, (filmsel mekân), sinema, film, toplu gösterim, izleyici politikaları, dolaşım ve tartışma kültürü atölyesi yapıldı. Bu durumda farklı ama yine sergi sürecine hizmet eden alternatif sergileme biçimleriyle sokağa taşıma kararı alındı. A4 AÇIK SANAT ALANI’nın kendi mekânında açtığı kamusal programı için komşusu Gölge’yi ve film programı için alternatif mekân Bezgin Bekir‘i haritasına dahil etti “Diyarbakır Peşrevi Eşliğinde Beraber ve Solo” sergisi, düşünsel süreci  yaz başından beri devam eden açık uçlu bir atölyenin sunumu. Yaşadıkları şehirle, Amed’le ilgili olarak ortaklaştıkları sorular etrafında bir araya gelen katılımcılar, atölye sürecinde kamusal mekânlarla, ortak kullanım alanlarıyla, değişen coğrafya ve değişmeyen siyasi iklimle ilişkilendirerek ürettikleri son projelerini sergilediler. Makam çiçeğinden gübre böceğine, Demirci Kawa’dan Ayşe Şan’a, Sur’dan Dört Ayaklı Minare’ye zengin bir referans listesi ve içerik geliştirme süreci sonucu ortaya çıkan ortak tartışmalar, yerel kültür, kent hafızası, birlikte yaşama pratiği ve kamusal olan etrafında şekillendi.”

    --Serginin temel amacı nedir?

    Aziz TİLKİ - “Diyarbakır’ın yakın tarihine bir bakış aralığı sunmak.”

    --Diyarbakır’ın geleceğine bakmak için nasıl bir müze hayal edebiliriz?

    Aziz TİLKİ - “Serginin en temel önerisi ya da hayali, bir atölyenin ve serginin ömrüyle de sınırlı olsa da, birbirimizi duyabildiğimiz, seslerin kısılmadığı ve birlikte düşünmeye inanan çoğulcu bir zihinsel alan yaratmanın olasılığı. Eş-küratörler Diyarbakır’ın sosyal, kültürel ve siyasi dinamiklerinden yola çıkarak şekillenen sergiyi; katılımcıların kişisel projelerinin ve kolektif bir araştırma sürecinden sonra ortaya çıkan bir araştırma sorusunun (Diyarbakır’ın geleceğine bakmak için birlikte nasıl bir müze hayal edebiliriz?) etrafında kurguladı. Ortaya çıkan araştırmalar, malzemeler, tartışmalar,

    --Bu sergide 10 yetenekle güzel bir sergi yaptınız. Amaç farklı yetenekleri bir araya getirmek mi?

    Aziz TİLKİ - “Hayır öyle bir amacımız yok, zaten Diyarbakır üretme kısmında çok başarılı, sürekli ve hızlı değişen politik tarafı ve maruz kaldığımız olaylar bizi üretmeye yönlendiriyor. Amaçlarımızı maddeler hâlinde söylersek;

    —        Diyarbakır’daki gençlerin sahip olduğu üretken potansiyeli desteklemek,

    —        Yeni imkanlar yaratmak ve tecrübe kazandırmak,

    —        Alternatif sanat pratiklerine yer açmak,

    —        Disiplinlerarası hareket alanının teşvik etmek,

    —        Diyarbakır’ın uluslararası alandaki sanatsal farkındalığına katkı sağlamak,

    —        Misafir sanatçı programları uygulamak,

    —        Atölye çalışmaları. Sanatçı pratiklerinin geliştirilmesi. Seminerler, söyleşiler düzenlemek.”

    --Bir sonraki projeniz nedir? Hedefleriniz ve hayalleriniz hakkında bizimle neler paylaşırsınız?

    Aziz TİLKİ - “Bizim için projelerin ulusal ya da uluslararası olmasının bir önceliği yok. Biz, derdi olan insanlarla diyalog oluşturmak ve bu diyaloğu olabildiğince profesyonel olarak yürütmek istiyoruz. Amaçlarımızdan biri de genç sanatçıları birbirleriyle, sanat pratiklerini de izleyiciyle buluşturmak ve sanatçıların aralarında tartışmalarını sağlamak. Sanatçıların da bu tartışmalar sonucunda proje talepleri olursa eğer; gerçekleştirebilecek zemini oluşturabiliriz. Hedeflerimiz arasında da zaten, 2020 yılında bir sanatçı rezidans programı oluşturup, A4 Atölye olarak gerçekleştirme düşüncemiz var. Böylelikle programa yurt dışından katılan sanatçılar, yerelde çalışmalar sürdüren sanatçılarla tanışma, araştırma yapma ve yaratıcılıklarını paylaşma imkânı bulacaklar. Dünyanın her yerinde, farklı sanat pratikleriyle ilişkiye geçmekte sorun ve engel olmadığını düşünüyoruz.

     

     

     

     

     

     

     

    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen