Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Salih KAPLANER
e-posta: YAZARIN TÜM YAZILARI

BAŞARI BİSMİLLAH’TADIR

BAŞARI BİSMİLLAH’TADIR

 

Bugün Bismillah (Allah’ın İsmiyle) dedik ve başladık Elhamdülillah. Ne yüce duygularla bezenmiş varlıklar olarak yaradıldığımızı düşündükçe, tefekkür ettikçe müthiş bir tefekkür kapısını araladığımızın farkında olmamız lazım.

Güneşe kapı, pencere aralamaktır Bismillah. En büyük referanstır. Neyi niçin istediğimizin kararlığıdır. Kimle olduğumuz ve niyetimizdir. Bismillah kıblemizdir.

Büyük allemei cihan, doğudan çıkıp batıyı da aydınlatan ateşpare, İslam medeniyetinin sarsılmaz savunucusu müceddid Bediüzzaman Sözler eserinde ilk yazmaya başladığında “Bismillah Her Hayrın Başıdır” diyerek başlar. Birinci Söz olarak ilk ele aldığı konu, ilk ders Bismillah’tır. “Bismillâh’ her hayrın başıdır. Biz dahi başta ona başlarız. Bil ey nefsim! Şu mübârek kelime İslâm nişanı olduğu gibi, bütün mevcûdâtın lisân-ı hâliyle vird-i zebânıdır. ‘Bismillâh’ ne büyük tükenmez bir kuvvet, ne çok bitmez bir bereket olduğunu anlamak istersen, şu temsîlî hikâyeciğe bak, dinle…”

Böyle uzunca Bismillah’ın tefsirini yapmakta. Özellikle orijinalinden okuyup, ruhunuzun, kalbinizin manevi enerji alarak güçlendirmenizi sizlere acizane tavsiye ediyorum.

İşte başarı dediğimiz konumuzu da bu minvalde bağlamamıza sıra geldi. Öncesinde başarı nedir peki? Sözlük anlamı olarak en basit ifadesi “bir işin üstesinden gelmek” “bir hedefe ulaşma veya istenen sonucu elde etme durumudur. ” şeklinde tarif edilmekte. İşte işin bamteli burası bence. Kime göre başarı?

Herkesin, her kesimin, her filzofun, her işadamının, her öğrencinin, her annenin, her kadının, her erkeğin başarı tarifi çok farklı. Herkesin ortak birleştiği, kabul ettiği ortak nokta sadece şu ” Hedefi gerçekleştirmek, üstesinden gelmek”. İşte kime göre başarı dediğimizde eğer insana göre başarıyı ölçü aldığımızda bu başarı geçici, mezar kapısına kadar olan bir mücadele.

Oysaki Allah’a göre İslam’a göre başarıyı ele aldığımızda konu bambaşka bir renge bürünmekte, müthiş bir anlam kazanmakta. Cılız bir performanstan İlahi bir enerjiye dönüşmekte. İçinde Rıza İlahi’nin olduğu bir başarıdan bahsetmekteyiz.

Dünya ve ahiret işlerinde, iş hayatında, siyasette, eğitimde, aile de başarılı mı olmak istiyoruz? Hem başarılı hem mutlu mu olmak istiyoruz?

 

Dünya sistemi hem mutluluğu hem başarıyı bize sunamıyor. Ki hepimizin istediği bir şey de bu değil mi? Hem başarılı hem de mutlu olmak.

O zaman iş çok kolay Allah’ın bizi dünyaya asıl göndermesinin gayesine göre bu başarıyı elde edebiliriz. Her iki dünyanın başarısı Allah’a sırtımızı vererek, Allah’ın istediği İslam medeniyetine göre yaşamak ve o medeniyetin dünyaya tekrar hakim olması için hakiki imanı elde ederek, Peygamber Efendimiz (asv) gibi, Sahabei Güzin gibi yaşamak ve hayata bu perspektiften bakmak. Bütün himmetimiz bu olursa, bütün gayretimiz, hedefimiz bu olursa başarmak ebedileşir, enerji güçlenir, iman artar, yorulmak, tembellik tamamen biter, ruh özüne kavuşur… İşte O zaman aramızda sahabelerin yolunda olan yeni Şeyh Abdülkadir Geylânîler, Selahaddini Eyyubiler, Bediüzzamanlar, Şeyh Saidler, İmamı Gazaliler, İbni Sinalar, ElCezeriler… çıkacak İnşeAlah.

Günümüz dünyevi beşeri sistemleri önümüze koydukları başarı hedefleri hep bedene, hazza, zevke, lezzete, görsele, konfora, fiziği güzelliğe, yakışıklılığa, dair geçici,nefsani, şahsi refaha dayalı şeylerdir. Oysa Allahu Azze ve Celle neyi başarı olarak bize hedef gösteriyor? İslamı hakiki anlamda yaşamımızı, hakiki imanı elde etmemizi, O’nun razı olduğu bir hayat yaşamamızı emretmekte.

Bize topluma, annemize, ailemize, eşimize, sorumlu olduğumuz insanlara iyilikle muamele etmemizi, kazandığımız malı mülki zekat ve sadaka ile paylaşmamızı, sahip olduklarımızın gerçek sahibinin biz/nefsimiz/egomuz olmadığını hakiki nimetlerin, nimetlerin, başarının sahibi Allah kendisinin olduğunu, muvaffakiyet ancak O’nda olduğunu bize her dem hatırlatmakta.

Velhasıl, sözün özü mutluluk, başarı, Allah’tan gelir. Biz sadece cüzi İrade dediğimiz niyetimizle Bismillah diyerek bunun kimin için, niçin olduğuna karar verir, yönünü belirleriz. Gerisi külli irade dediğimiz Kaderi İlahi ile Kün Feyekün (Ol Der Oluverir) sistemi ile ete, kemiğe bürünür.

Biz seferle, gayretle mükellefiz gerisi Allah’ın vazifesi. Muzafferiyet O’na ait. Dünyanın en huzurlu, en başarılı, en zeki olanları, en çok zahmet, sıkıntı çekenleri Peygamberlerdir. İnsanlığa her alanda rol model olan, insanlığın maddi manevi gelişmesine en büyük katkıda bulunanlar peygamberler olması Bismillah’ın Başarı getirdiğinin ıspatıdır.

 

Anlatacak çok şeyler var ama burada sonlandırmak gerekiyor. Meselenin özü anlaşıldıktan sonra gerisi şahsi kemalatımıza kalmış. İnşeAlah istifadeli olmuştur.

 

Rabbim bizi rızası dahilinde yaşatsın. Rabbim yevmi mahşerde, ahiretin o çetin hesabını kazanarak gerçek başarı olan hakiki kul olmayı nasip etsin hepimize. Amin.

Selam ve dua ile kalın.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR

TÜMÜ

SON HABERLER