Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Sanatıyla iklim krizine dikkat çekiyor!

Doğadan toplanan taşlar orijinaline zarar verilmeden bir araya getirilerek, boyama işlemiyle sanata dönüştürülüyor. Sanatçı Bestami Egi son yıllarda yaşanan ekolojik dengenin bozulmasına bağlı olarak taşın doğal halini sunarak iklim krizine dikkat çekiyor.   Doğada bulunan taşların insanlık tarihi ile eşdeğer olduğuna vurgu yapan heykeltıraş Bestami Egi, doğada gördüğü taşların sanatında kendisine yol gösterdiğinin altını çiziyor.

Sanatıyla iklim krizine dikkat çekiyor!

Berivan Kılıç / Damla Türk

Diyarbakırlı sanatçı Bestami Eği, yaptığı doğa gezilerinde dikkatini çeken taşları bir araya getirip sanata dönüştürüyor. Doğada bulduğu taşların formunu bozmadan, sadece boyayla müdahale eden sanatçı,sanatında genellikle doğaya dikkat çekiyor. Atölyesinde yapmış olduğu birbirinden eşsiz sanat eserleriyle toplumun iklim krizi konusunda daha duyarlı olmasına atıfta bulunuyor.  İnsanlar tarafından değersiz görülen taşların aslında çok kıymetli olduğunu söyleyen genç heykeltraş, eserlerini oluştururken taşların kendisine yol gösterdiğini belirterek, herkesin doğaya saygı göstermesini istiyor.

‘Doğada bulunan taş insanlık tarihi ile eşdeğer’

Taşlarla çalışma hikayesini Özgür Haber’e anlatan heykeltıraş Bestami Eği, “Taşa yönelmemin sebebi taşın aslında kunt bir malzeme oluşu. Yani hem dayanıklı ve sağlam bir yapısı var hem de belleği olan bir madde. Taş insanlık tarihi ile eşdeğer ve insanlığın hafızasını taşıyor. Bu madde toplumda değersiz bir şey olarak görülüyor, ancak çok değerlidir. Doğada kendi halinde bulduğum taşlara müdahale etmiyorum ve buna dikkat ediyorum sadece taşları boyuyorum, bunun nedeni ise o taşın dokusunu bozmamak ve doğaya saygı, Evet o taşı alıyorum ama tahrip etmiyorum sadece sergiliyorum bunun nedeni de bir farkındalık oluşturmak” dedi.

Doğayla iş birliği içinde

Taşa yönelmesi tesadüf olan sanatçı bulduğu her taşın kendisine bir hikaye oluşturduğunu ifade ederek, taşların kendisine yol gösterdiğinin altını çiziyor;

“İlk taşı bulmam tamamen tesadüf oldu. Taşı elime aldığımda evet bunun bir hikayesi var dedim, taşlar üzerine boyayla bir uygulama yapmaya başladım. Bilinçli bir araştırma ile taşları biriktirmeye başladım. Tek başıma sık sık Dersim  ve Diyarbakır’da doğa gezileri yapan biriyim, bu gezi esnasında dikkatimi çeken taşları topluyorum. Taşları bir araya getirmeden önce herhangi bir tasarlama yok aklımda, zaten o taş bana ne yapmam gerektiğine dair yol gösteriyor. Taşı gördüğümde, onda bir suret görebiliyorum ve bu beni yönlendiriyor, ona göre boyayla müdahalelerde bulunuyorum buna da doğayla işbirliği diyorum.”

‘’Küresel ısınma ve iklim krizine dikkat çekmek için en uygun malzeme: Taş’’

Doğanın önemli parçalarından biri olan taşları, yaptığı geziler sonucunda bir araya getirip sadece boyama işlemiyle müdahale eden Sanatçı Bestami Eği, doğadan izler mottosuyla eserlerini Mardin ve Diyarbakır’da sergiye açtı. İklim krizine dikkat çekmek isteyen sanatçı önümüzdeki aylarda Ankara’da da bir sergi açacağının altını çizdi. Eği şunları kaydetti;

“Doğanın en önemli parçalarından biri olan taşları yaptığım doğa gezileri sonucunda topluyorum. Hiçbir müdahalede bulunmayarak sadece boya  ile izlenebilir ve sergilenebilir bir forma dönüştürdüm. Bunu yapmamdaki sebep  iklim krizine en uygun malzeme olarak taşı görmem oldu. Geçen sene Diyarbakır’da çalışmalarımı doğadan izler adı altında bir sergide insanlara sundum. Sergi çok ilgi gördü ve Mardin’de de bir sergi açtık yoğun ilgi üzerine Mardin’de ikinci sergimizi de açtık çünkü insanlar merak ediyor sonuç olarak yapısı hiç bozulmamış taşlardan oluşmuş bir sanat var. Önümüzdeki aylarda Ankara’da bir sergi açmayı düşünüyoruz onun için de çalışmalarımız devam ediyor.”

‘’Kimyasallar doğayı aşırı derecede kirletiyor’’

İklim krizinin daha çok çiftçi kesimini etkilediğine dikkat çeken sanatçı, bunun göçlere sebep olduğunu, göç sonucunda da erken evliliklere sebep olduğunu aktarırken taşın yapısını bozmadan bir araya getirdiği sanat eserleriyle yaptığı sergilerde bu duruma dikkat çekmek istedi;

“Küresel ısınmanın etkileri biz farkında olmadan yavaş yavaş gelişiyor, böylece ortaya çıkan iklim krizinin yol açtığı gıda artı su eksikliği giderek artıyor. Büyük endüstriyel firmalar çevreye yaydıkları kimyasallarla doğayı aşırı derecede kirletip zarar veriyorlar. Bu durumdan en çok etkilenenler doğaya en az tahribatı veren çiftçi oluyor. Şehrin ücra bir köyünde tarım yapan çiftçi iklim krizinden çok fazla etkileniyor ve toprak kimyasallarla kirlendiği için tarım yapılamıyor, böylece göç etmek zorunda kalıyor. Göçün getirdiği bazı sosyal problemlerde köyde yaşayan çocukların yaşamlarını ciddi derecede etkiliyor. Göç sonucunda çocuklar eğitim hakkına erişemiyor, aileleri bakımlarını yapmakta zorlanıyor ve erken yaşta kız erkek fark etmeksizin çocuklarının evlendirilmesi gibi bir problem çıkıyor meydana. Buda iklim krizinin doğurduğu bir sonuç, bende taşlara zarar vermeden yaptığım sergilerde özellikle bu duruma dikkat çekmek istedim.”