• KUR’ÂNÎ AÇIDAN HZ. EBÛ TÂLİB’E ATILAN BÜYÜK İFTİRALAR (4)!!!!

    KUR’ÂNÎ AÇIDAN HZ. EBÛ TÂLİB’E ATILAN BÜYÜK İFTİRALAR (4)!!!!
    Seyyid Hüseyin ZERRAKİ

    KUR’ÂNÎ AÇIDAN HZ. EBÛ TÂLİB’E

    ATILAN BÜYÜK İFTİRALAR  (4)!!!!

     

    Bu âyet, Tevbe Sûresi’nden (Tevbe, 113’ün de içinde bulunduğu) yedi sûre önce Medine’de nâzil olmuştur. İbn Ebî Hâtim, Taberânî, Hâkim, Ebû Nu’aym, Beyhakî, İbn Kesîr, Şevkânî ve Âlûsî şöyle nakletmektedirler:

    Bazı tefsirlere göre bu âyet (Mücâdele, 22), Bedir savaşı gününden hicretin 2. yılında nâzil olmuştur. Halebî’nin Târîh’inde yazdığına göre de, tarihçilerin ve müfessirlerin ittifak ettiği üzere Uhud Savaşı’nda, hicretin 3. yılında nâzil olmuştur.

    Dolayısıyla Mücâdele Sûresi’ndeki 22. âyet, Tevbe Sûresi’ndeki 113. âyetten birkaç sene önce nâzil olmuştur.

    Bu konu ile alakalı diğer âyetlerden biri de şudur: “Ey îman edenler! Müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinmeyin. Kendi aleyhinize Allah’a apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz?”

    Nehhâs, Alkame ve diğerlerinin inancına göre, “Ey insanlar!” diye başlayan tüm âyetler Mekkî’dir, Mekke’de nâzil olmuştur. Kurtubî’nin Tefsîr’inde nakledildiğine göre, bu görüşü kabul eden başkaları da vardır.

    Sahîhi Buhârî’de Âişe’den şöyle nakledilmiştir: “Nisâ Sûresi’nin her âyeti nâzil olduğunda Rasûlullah’ın yanındaydım. Bu sûre, hicretin ilk yıllarında Medine’de nâzil oldu.”

    Her hâlükârda bu sûre (Nisâ), Tevbe Sûresi’nden (Tevbe, 113’ün de içinde bulunduğu) yirmi bir sûre önce nâzil olmuştur.

    Konumuzla alâkalı diğer bir âyet de şöyledir: “Onlar müminleri bırakıp kâfirleri dost edinen kimselerdir. Onların yanında izzet mi arıyorlar?” Bu âyet de Nisâ Sûresi’ndedir ve Tevbe Sûresi’nden önce nâzil olmuştur.

    Diğer bir âyet ise Âl-i İmrân Sûresi’ndedir: “Müminler, müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinmesinler. Kim bunu yaparsa, artık onun Allah nezdinde hiçbir değeri yoktur. Ancak kâfirlerden gelebilecek tehlikelerden sakınmanız başkadır. Allah, kendisine karşı (gelmekten) sizi sakındırıyor. Dönüş yalnız Allah’adır.”

    Âl-i İmrân Sûresi’nin ilk seksen küsür âyeti, hicretin ilk yıllarında Necran heyeti geldiğinde nâzil olmuştur. Kurtubî ve diğerlerinin iddiasına göre de,Hendek Savaşı zamanında, hicretin 5. yılında ve İbâde bin Sâmit hakkında nâzil olmuştur. Her hâlükârda Âl-i İmrân Sûresi, yirmi dört sûre arayla Tevbe Sûresi’nden önce nâzil olmuştur.

    Bu konudaki diğer bir âyet de şöyledir: “Onlar için bağışlanma dilesen de dilemesen de birdir.Allah, onları asla bağışlamayacaktır.”

    Münâfıkîn Sûresi’nde yer alan bu âyet, Benî Mustalik Gazvesi’nde (hicretin 6. yılında) nâzil olmuştur.İbn Kesîr gibi diğer siyer ve megâzî yazarlarının da naklettiği üzere, bu sûre de Tevbe Sûresi’nden sekiz sûre önce nâzil olmuştur.

    Bu konuyla ilgili diğer iki âyet de Tevbe Sûresi’nde yer almaktadır: “Ey îman edenler! Eğer küfrü îmana tercih ediyorlarsa, babalarınızı ve kardeşlerinizi velî edinmeyin.Sizden kim onları dost edinirse,işte onlar zalimlerdendir.” “Onlar için ister bağışlanma dile ister dileme. Onlar için yetmiş kez bağışlanma dilesen de, Allah onları asla affetmeyecektir.”

    Tevbe Sûresi’nde bulunan bu iki âyet de, üzerinde konuştuğumuz istiğfar âyetinden (Tevbe, 113) önce nâzil olmuşlardır.

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen