• HZ.PEYGAMBERİN TORUNLARI İLE NUH PEYGAMBERE İMAN ETMEYEN OĞLUNU MUKAYESE ETMEYİN EHLİ BEYT/SEYYİDLER ALLAH TARAFINDAN SEÇİLMİŞ VE SEVİLMİŞ KİŞİLERDİR!!! (1)

    HZ.PEYGAMBERİN TORUNLARI İLE NUH PEYGAMBERE İMAN ETMEYEN OĞLUNU MUKAYESE ETMEYİN EHLİ BEYT/SEYYİDLER ALLAH TARAFINDAN SEÇİLMİŞ VE SEVİLMİŞ KİŞİLERDİR!!! (1)
    Seyyid Hüseyin ZERRAKİ

    HZ.PEYGAMBERİN TORUNLARI İLE NUH  PEYGAMBERE İMAN ETMEYEN OĞLUNU MUKAYESE ETMEYİN EHLİ BEYT/SEYYİDLER ALLAH TARAFINDAN SEÇİLMİŞ VE SEVİLMİŞ KİŞİLERDİR!!! (1)

     

    Allah Katından Peygamber Efendimizin Makamı ile Nuh Aleyhisselamın Makamı Ayridir?Aralarından Çok Önemli Farklar Vardır: Çünkü! Bütün Alemler Hz.Muhammed'ın Yüzüsuyu Hürmetine Yaratılmıştır! Dolaysiyla Nuh peygambere İman Etmeyen Oğlunu Ehli Beytle Mukayese Etmeyin,Ehli Beyt Allah  Tarafından Seçilmiş ve Sevilmiş Kişiler Olduğunu Unutmayalım"...

    Resulullahın Ehli Beytini Sevmek Allah-u Teâlânın

     Emridir;Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de Rasulullah’tan önce gelen Tüm Peygamberler şöyle buyurmuşlar:Yaptığımız hizmete Karşılık insanlardan hiçbir şey beklemiyoruz,bize allahın rızası yeter denilmiştir…Hz.Muhammed Mustafa’ya özel olarak Allah’u Teâlâ şu Direktifi vermektedir,De ki Sizden,yakın akrabalarımı sevip saymanızda başka hiçbir karşılık ve mükâfat istemiyorum.? Burada son derece ilginç bir nokta vardır,diğer Peygamberler hiç bir karşılık istemediği hâlde Allah’u teâlâ neden Rasulullah’ın insanlardan,yakın akrabamı sevip sayin gibi bir talepte bulunmasını emretmiştir.?Bu sorunun cevabını yine kur’an-ı kerim veriyor:De ki Sizden karşılık olarak istediğim şey de aslında yine sizin yararınız içindir faydası yine sizedir;Benim allah rızasından başka istediğim bir şey yoktur.Ayette açıkça “Karşılık olarak istediğim şey aslında bana değil,size yarayacak bir şeydir,buyrulmaktadir…Söylenmek istenen şey şudur:“Benim Ehl-i beyt’ime besliyeceğiniz sevgi,saygı sizi kemal ve tekâmüle götürecek bir bağdır.Aslında ismini “Karşılık ve mükâfat”koysam da,gerçekte size benden ulaşacak olan nice hayırlardan biridir bu da ! Peygamberin Ehl-i beyt’i her nevi pislik,kötülük ve olumsuzluktan arınmış,tertemiz kılınmıştır.Hiç şüphesiz onları sevmek insan oğluna,Hakk’a itaat ve faziletli olma gibi kazanımlar getirecektir…Böylesine temiz ve günahtan arınmış bir Ehl-i beyt’in sevgisi elbette ki tıpkı hayat iksiri gibi gösterecek ve bireyin kemal bulmasını sağliyacaktır.Bu ayetteki yakınların enbariz numunesi,hiç söphesiz Hz.Ali’dır.Nitekim tanınmış Ehl-i sünnet Müfessiri ve alimi Fahreddin-i Razi şöyle yazar:Zamahşehri’nin el- keşafında şöyle kayıtlıdır:Şura Suresi’nin 23.Ayeti nazil olduğunda,orada bulunan sahabeler:

    Ya Rasulullah !Yakın akrabalarınız içinde kendilerini sevip saymamızın emrolunduğunu bu insanlar kimlerdir,onları isimleriyle tanıtabilir misiniz bize?”diye sordular,Resul-i Ekrem buyurdu: “Ali,Fatima ve onların evlatlarıdır.”Söz konusu ayetten sonra bizzat hadisi nebeviyle yapılan bu açıklama ayette geçen Yakınları’nın kim olduğunu  göstermektedir Ali,

    Fatima,Hasan ve Hüseyin’dır..Onları sevmek hem Allah’ın emridır hem Rasulü’nün buyruğudur,bunu vurgulayan pek çok nokta mevcuttur: Şura suresi 23. Ayette geçen “Yakınlarına sevgi ve saygıdan başka hiçbir şey”ibaresi gayet açıktır,burada şunun altını önemle çizmek gerekir:Rasulullah’ın Fatima’yla Ali’ye ve onların evlatlarına olan sevgisi sırf kan bağından şahsi bir sevgiden ibaret değildi elbette.!Rasulullahın Fatimaya duyduğu ve açıkça beyan etmiş olduğu derin sevgi ve ilginin nedeni,Hak Teâlâ’ya olan fevkalede yakınlığı emsalsız iman ve takvası idi.

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen