• KUR’ÂNÎ AÇIDAN HZ. EBÛ TÂLİB’E ATILAN BÜYÜK İFTİRALAR (1)!!!!

    KUR’ÂNÎ AÇIDAN HZ. EBÛ TÂLİB’E ATILAN BÜYÜK İFTİRALAR (1)!!!!
    Seyyid Hüseyin ZERRAKİ

     

    KUR’ÂNÎ AÇIDAN HZ. EBÛ TÂLİB’E

    ATILAN BÜYÜK İFTİRALAR  (1)!!!!

     

    Emevilerin Taraftarı Olan Satılmış Tarihçileri Ve Muhaddisler; Hz.Peygamberin Risaletini İlk Tastik Eden,  Başkoruyucusu İslâm kahramanı Âmcası Hz. Ebu Tâlibe iftira konusunda o kadar ileri gitmişlerdir ki, hikâyeler uydurmakla kalmamış, Kur’ân’ı da kötü emellerine âlet etmişler.

    Allah’ın kelâmını amacından saptırarak tahrif etmişler, özellikle üç âyet hakkında doğru olmayan hikâyeler yazmışlardır. Bu uydurma hikâyeler, Ebû Tâlib’in Müslüman olmadığı konusunda ileri sürülen en meşhur metinlerdir.

    1.Âyet:“Onlar hem insanları ondan uzaklaştırırlar, hem de kendileri ondan uzaklaşırlar. Oysa onlar farkına varmadan sadece kendilerini helâk ederler.”

    Taberî ve diğerleri Süfyân-ı Sevrî’den,

    o da Habîb bin Ebî Sâbit’ten,o da Ferdî’den,o da Güyâ? İbn Abbas’tan şöyle nakletmektedirler:

    Bu âyet Ebû Tâlib hakkında inmiştir. Ebû Tâlib, insanları Peygamber’e eziyet etmekten alıkoymuş, fakat kendisi îman etmediği için ondan uzaklaşmıştır.

    Kurtubî, önce bu âyetin bütün kâfirleri kapsadığını yazmıştır. Kâfirler, insanları Hazret-i Muhammed’in yanında olmaktan alıkoymuşlar ve kendileri de ondan uzaklaşmışlardır. Ardından şu görüşlere yer vermektedir:

    İbn Abbas’tan ve Hasan’dan şöyle nakledilmiştir:

    Bu âyet, Ebû Tâlib hakkındadır. O, kâfirlerin Peygamber’e eziyet etmesini engellemiş, fakat ona îman etmekten içtinap etmiştir.

    Siyer yazarları da İbn Zeb’arî olayını Güyâ? İbn Abbas’tan nakledip şöyle söylemişlerdir:

    Bu âyet, Ebû Tâlib’in Kureyşlilerin karşısında yer almasından sonra nâzil olmuş ve Peygamber şöyle buyurmuştur: “Ey amca, senin hakkında bir âyet nâzil oldu.” Ebû Tâlib, “Hangi âyet?” diye sorunca, Peygamber, “Sen Kureyşlilerin bana eziyet etmesini engelliyorsun ve bana îman etmekten çekiniyorsun dedi.

    Bu olaydan sonra Ebû Tâlib birkaç beyit okumuştur. (Daha önceki sayfalarda nakledildi.) İnsanlar sordular: “Ey Allah’ın Rasûlü! Ebû Tâlib’in yardımının bir mükâfatı var mıdır?” Peygamber şöyle cevap verdi: “O, azap zincirlerinden, şeytanlardan, yılanların yuvalarından kurtulmuş, cehennem akreplerinin arasına girmemiştir. Onun azâbı ateşten ayakkabı giymek gibidir ki, beyni başında kaynamaktadır. Bu azap, ateş ehlinin en hafif âzabıdır.”

    "BU ÂYETİN EBU TÂLİB HAKKINDA İNDİĞİ DOĞRU DEĞİLDIR VE BU GÖRÜŞ BİRKAÇ YÖNDEN REDDEDİLMEKTEDIR

    1.Bu hadîs sahte udurulmuş Mürseldir ve Râvî Zincirinde İbn Abbas ve Habîb bin Sâbit arasında meçhul bir şahıs vardır. Güvenilir olmayan bazı kişilerin İbn Abbas’tan rivayette bulundukları bilinmektedir. Dolayısıyla buradaki Meçhul şahıs Hz.Ali k.v. ve ailesine karşı büyük bir kin ve nefret duyduğu apacık ortadadır kim olduğu belli değildır. Abdullah ibni Abbasın'da ismini kullanmak suretiyle onada iftira atılmıştır. Bahsi geçenin güvenilir olmayan Hz. Ali'nin baş düşmanlarindan biri olması gerekir...

    2.Habîb Bin Ebî Sâbit, bBu Hadîsi Rivâyet Eden Tek Râvîdir. Ondan Başka Kimse Bu Hadîsi Rivâyet Etmemiştir. Ancak Bu Hadîsi Kabul Edemeyiz, Çünkü İbn Hubân Onun Hakkında,“

    O'Dolandırıcı Bir İnsandı.” İfadesini Kullanmıştır. Ukaylî, İbn Avn’ın Onun Hakkında Kötü Sözler Söylediğini Nakleder.

    Habîb bin Ebî Sâbit, Atâ’ya nispet ederek de rivâyetlerde bulunmuştur. Ancak bu rivâyetlerin aslı, Atâ’nın sözleriyle uyuşmamaktadır. Kıtân da şöyle söylemiştir: “Habîb, Atâ’dan çokça hadîs rivâyet etmiştir, ama bunlar dikkate alınacak rivâyetler değildir.”

    Âcurî ise, Ebû Dâvud’dan şöyle nakletmektedir: “Habîb, Âsım bin Dumre’den Sahih Bir Hadîs Nakletmemiştir. İbn Huzeyme de, Habîb’in Dolandırıcı Bir İnsan Olduğu İnancındadır.

    En’âm Sûresi 26. âyetle ilgili yukarıda zikredilen ilk rivâyetin senedinde Süfyân-ı Sevrî’nin ismi geçmektedir. Burada Süfyân-ı Servî’nin hadîsin senedindeki yeri hakkında münakaşa etmeyeceğiz. Ancak Süfyân’ın dolandırıcı olduğu ve yalancılardan hadîs naklettiği şeklindeki iddiaları da kayda değer bulmuyoruz.

    3.         Sâbit ve Müslim’in, İbn Abbas’tan senetler ve çeşitli yollar ile naklettiği rivâyetler, bu uydurma hadîs ile çelişmektedir. Taberî, İbn Münzir,İbn Ebî Hâtim ve İbn Merdeveyh; Ali bin Ebî Talha ve Avfî aracılığı ile İbn Abbas’tan şöyle nakletmektedirler:

    Bahsedilen âyet, insanları Peygamber’e îman etmekten alıkoyan ve ondan uzaklaşan müşrikler hakkındadır.

    Taberî, İbn Ebî Şeybe, İbn Münzir, İbn Ebî Hâtim ve Abd bin Hamîd; Vekî’ aracılığıyla Sâlim ve İbn Hanefiyye’den; Hüseyn bin Ferec yoluyla Ebû Mu’âz’dan; Buşrâ yoluyla Katâde’den aynı açıklamayı alarak, bunu teyid eden rivâyetler nakletmişlerdir.

    Abdürrezzâk, İbn Cerîr, İbn Münzir, İbn Ebî Hatîm ve Ebu’ş-Şeyh, Katâde’den, Süddi ve Dahhâk, Ebû Necîh aracılığıyla Mücâhid’den ve Yûnus aracılığıyla İbn Zeyd’den nakletmişlerdir ki:

    Âyette bahsedilen güruh, insanları Peygamber’e ve Kur’ân’a itaat etmekten menedenler ve uzaklaşanlardır.

    Bu Rivâyetlerin Hiçbirinde Ebû Tâlib’den Söz Edilmemiştir. Âyette (En’am 26) Kastedilenler, İnsanları Peygamber’e veya Kur’ân’a İtaat Etmekten Alıkoyan, Savaşla Onları Dağıtarak Peygamber’den Uzaklaştıran Kâfirlerdir.

    Okuyucu bütün bunların, Ebû Tâlib’in hâline muhalif olduğunun farkındadır.O Ebû Tâlib ki, ömrü boyunca Peygamber’in yanında durmuş, ona destek olarak son nefesine kadar insanları ona itaat etmeye çağırmıştır.

    4.Âyetin öncesinden de (siyâkından) anlaşılıyor ki, Allah, insanları Peygamber’e itaatten menedip uzaklaştıran ve bunu Peygamber’in huzurunda yapan insanları kınamaktadır. Âyet nâzil olduğunda onlar bu günahı işlemişlerdi.

     Peygamber de Amcası Ebû Tâlib’i Bu Âyetten Haberdar Etmiştir.

    SAHİHEYN’DE BU HUSUSTA ŞU ÂYETİ ÖNE SÜRÜLMEKTEDİR: “ŞÜPHESİZ SEN SEVDİĞİN KİMSEYE HİDÂYET EDEMEZSİN FAKAT ALLAH DİLEDİĞİ  KİMSEYE HİDÂYET  EDER”ANCAK BU ÂYET EBU  TÂLİBİN VEFATINDAN SONRA  NÂZİL OLMUŞTUR.

    Şu an konumuz olan âyetin (En’âm 26), Ebû Tâlib ve o zaman yaşayan insanlar hakkında olduğu hususunda kesin bir kanıya varılmamıştır. Çünkü En’âm Sûresi tek seferde ve Kasas Sûresi’nden beş sûre sonra nâzil olmuştur.  Bu sebeple içeriğinin Ebû Tâlib ile ilgili olması mümkün değildir. Ebû Tâlib, âyet nâzil  olmadan çok önce vefat etmiştir.

    5.Âyetin öncesi: “Onlardan bazıları seni dinlerler; (ama) biz onu (Kur’ân’ı) anlamalarını önlemek için kalplerini mühüredik ve kulaklarına perde çektik. Her türlü âyeti (mucizeyi) görseler de ona inanmazlar. Hattâ sana geldiklerinde seninle tartışırlar. Kâfirler, ‘Bu öncekilerin masallarından başka bir şey değildir.’ derler. Onlar hem insanları ondan uzaklaştırırlar hem de kendileri ondan uzaklaşırlar. Oysa onlar farkına varmadan sadece kendilerini helâk ederler.”

    Âyette kastedilen kişilerin, Peygamber’in yanına gelip, onunla münakaşa eden, Kur’ân’a hakaret ederek, onun öncekilerin masallar olduğunu söyleyen kâfirler olduğu gayet açıktır. İnsanları Peygamber’e ve Kur’ân’a itaatten menederler, kendilerini ve diğerlerini de uzak tutarlardı.

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen