• RAMAZAN NEDİR

    RAMAZAN NEDİR
    ŞEVKET KOYUNCU

    RAMAZAN NEDİR

     

    Hayatta gerektiği kadar özen gösteremediğiniz bazı dostluklarınız olabilir. O dostlarınız kırılır ve ayrılır sizden. Bazen de sizi kendi halinize bırakır. Sonra bakar ki siz onsuz kendinizi perişan etmişsinizdir, acıyıp yeniden döner geliverir. Sizi onarmak, tutup ayağa kaldırmak için. İşte Ramazan böyle bir dost gibidir mümin için.

    Ramazan, senede bir kapımıza gelerek bizi tedavi eden bir hekim dostumuz gibidir. Onu çağırmamışızdır. Belki ama ruhumuz ve kalbimiz feryat figan "gelsin artık" demiştir. Reçetesi oruç halinde sabır, tevekkül, kanaat, ihsan, tasadduk, ikram olan bir hekimdir Ramazan.

    Bir öğretmendir Ramazan. Hiç acelesi olmayan fakat zamanı da kıymetli bir hocadır. Bize uzağımızdan değil en yakınımızdan, ruhumuzdan dersler verir. Ondan aldığımız reçeteyi, öğretmen vasfıyla nasıl uygulayacağımızı bize yine o öğretir.

    Ramazan geri gelen çocukluğumuzdur. Tekne oruçlarımız, masum kaçamaklarımız, ilk sahurumuz, ilk iftarımızdır. Hatıralarımızın yeniden canlanmasıdır. Kapı ya da pencere önünde kulağımızı kabartıp heyecanla akşam ezanını beklemelerimizdir. Düğüne ya da bayram yerine gider gibi gittiğimiz teravihlerdir Ramazan.

    Ramazan biraz da gidenlerimiz, özlediklerimizdir. Dedelerimiz, ninelerimiz, babamız ve annemizdir. Babamızın elinde sıcacık pideyle kapıdan girmesi, annemizin iftar telaşıdır Ramazan.

    Ramazan ruhumuzun istirahat vaktidir. Kimilerinin söylediği gibi midemiz değil, en çok ruhumuz dinlenir. Bu ayda Bin bir gaile ile yorduğumuz ruhumuz nefes alır. Onun varlığını en çok bu ayda hissederiz. Hissetmek demişken, bir şeyleri hissedebiliyor olduğumuzu da belki en çok bu ayda fark ederiz.

    Aç kalışımızın aksine, manen doyarız.

    Ruhumuzun doyduğu vakittir Ramazan.

    Kulluğun vakitlere göresi olmaz ama en çok bu ayda kul oluruz. Daha doğrusu kul olduğumuzu en iyi anladığımız zamandır Ramazan. Acziyetimizi, muhtaçlığımızı, güçsüzlüğümüzü en çok bu zamanda fark ederiz. Kul olduğumuzu bilmenin bizi nasıl da mutlu ettiğini en çok bu ayda anlarız. En çokların vaktidir Ramazan.

    Sabrın sırrına erdiğimiz vakittir Ramazan. Her zorluğun arkasında bekleyen kolaylıkları ayan beyan gördüğümüz, yaşadığımız vakittir.

    "Sabredenleri müjdele!" ilâhî fermanının sayısız tecellisinden biri olan iftara kavuştuğumuz günlerdir Ramazan. Sıradanlığın dokuz aylık kışından sonra gelen üç aylık baharın zirve noktasıdır Ramazan. Kalbimizin çiçeğe durduğu, ruhumuzun serpilip büyüdüğü aydır. Arındığımız, yüklerimizi attığımız, silkinip kalktığımız zamandır Ramazan.

    Ramazan en çok kendimiz olduğumuz aydır. Aidiyetimizi, var oluşumuzu fark ettiğimiz ay. Üzerimize yapışan sahte etiketleri yırtıp kul olma sadeliğini hissedebildiğimiz bir aydır Ramazan. Kendimizi en çok bildiğimiz, o yüzden de Rabbimiz'e en yakın olduğumuz zamandır. Âlemi biz insanlar için, insanları da Zât-ı Kibriyası için yaratan Allah Azze ce Celle'ye yakınlık zamanıdır Ramazan.

    Diğer zamanlarda bizi bizden, dolayısıyla Rabbimiz'den uzaklaştıran engelleri aşma vaktidir. Ramazan. Bir kalbimiz olduğunun farkına varmanın, onu boğan perdeleri söküp atmanın zamanıdır. Zincire vurulan şeytanların aksine kalbimizin zincirlerinden kurtulma ayıdır Ramazan.

    Merhametin vakti olmaz, lakin merhamet ahlâkımızı tazelediğimiz aydır Ramazan. Bizden başka insanlar olduğunu, yalnız olmadığımızı, kimseyi yalnız bırakmaya hakkımız olmadığını anladığımız vakittir. İkram etmenin bize en yakıştığı aydır. İftar yahut sahur sofrasına yalnız oturmak istemediğimiz, kaşıklarımızın başka kaşıklarla soframızı şenlendirdiği aydır Ramazan.

    Nicedir kuruyan gözlerimizin gözyaşı nimetine kavuştuğu, bin türlü mazeretin kapattığı ellerimizin cömertçe açıldığı, katılaşmış kalplerimizin yumuşadığı, yavan sofralarımızın misafirle tatlandığı zamandır Ramazan. Şükredecek ne çok şeyimiz varmış, fark edildiği; sokaklarımızın şehirlerimizin bile ruhâni bir havaya büründüğü; kalbimizin, ailemizin, topyekûn cemiyetimizin tamir ve tedaviye girdiği öyle güzel bir aydır Ramazan.

    Ramazan ruhen, kalben, manen yeniden var olmanın, dirilmenin, ayağa kalkmanın, iyileşmenin, düzelmenin vaktidir. İhsanın, sabrın, tasaddukun, cömertliğin, duanın, şükrün, ilmin, sohbetin demini alıp lezzet bulduğu bir aydır. Her şeyden önemlisi ilâhi bir hediye, bir rahmet sofrasıdır Ramazan. "Ey huzura kavuşmuş kişi! Sen O'ndan razı, O senden razı olarak Rabbine dön.

    Hadi, gir (seçkin) kullarım arasına; gir cennetime!"(Fecr 27–30)hitabını can kulağının duyulduğu aydır Ramazan.

    Görüşmek dileğiyle

    NOT: MAVİ renge dönmek adına kendimiz ve sevdiklerimiz için maske, mesafe, hijyen kurallarına lütfen uyalım uymayanları uyaralım.

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen