• KÖTÜ DUYGULAR SİZİ ESİR ETMESİN (1)

    KÖTÜ DUYGULAR SİZİ ESİR ETMESİN (1)
    Ömer TÜRK

    KÖTÜ DUYGULAR SİZİ ESİR ETMESİN (1)

     

    Kızgınlık, kırgınlık, öfke, çaresizlik, yetersizlik gibi negatif olarak adlandırılan duygular… Bu duygularınıza hayatınızda ne kadar yer var? Bu duyguları dile getirmek mümkün mü?

     

    Bir kız çocukken ayağı takılıp yere düşüyor. Sonra da annesi bir şey yok, diyerek onu teselli ediyor. Peki, çocuğun canı yanmış olabilir mi? Düştüğü için annesine ya da kendisine kızmış olabilir mi? Kız çocuğu biraz daha büyüyor, ergenliğe geliyor, arkadaşlarıyla kavga edip eve geliyor. Anne ya da babası: “Üzülme, sen de başkasıyla oynarsın, takma kafana!” demesiyle beraber çocuk yine duygularını dile getiremiyor. Yaşadığı ve dile getiremediği duyguları bedenine hapseden çocuk büyüyor. Hayatına devam ediyor, yetişkin oluyor. Kocasıyla sorun yaşayınca ailesinden: “Boş ver, zaten kim eşiyle sorun yaşamıyor ki?” cevabını alıyor. “İçkisi de kumarı da yok, idare et!” diye cevap veriyorlar. Komşularıyla sorun yaşayınca, sen de onlarla görüşme, diyorlar. Takma kafana, çok büyütüyorsun, cevabını veriyorlar. Bu ve buna benzer durumları birçok kez yaşayan kişi ne yazık ki duygularını bir tabuta koyup gömmeyi tercih ediyor. Fakat insanın ifade edilememiş duygu dünyası kişiyi sürekli rahatsız eder. Kişi negatif duygularını dile getirmediğinde herkese ve her şeye karşı isteksizlik, konsantre olamama ve belki de en önemlisi sevme ve üretme kapasitesinde azalma ortaya çıkmaya başlar.

    Bilgisayarınızda bir şeyler izliyorsunuz ve aynı anda müzik açık, yine Excel programı açık, aynı zamanda arka planda da antivirüs programı açık olsun. Bu programların aynı anda çalışıyor olması bilgisayarınızı yavaşlatacaktır. Programları ekrandan aşağıya kaydırdığınızda nasıl ki ekran temiz görünmesine karşın bilgisayarın çalışması aktif olarak devam ediyorsa insan zihni de aynı şekilde geçmişte birçok duygu yoğunluğu yaşamış ve bu yaşadığı duyguları ifade etmediğinde ya da görmezden geldiğinde görünürde bir şey olmamasına rağmen sevme ve üretme kapasitesinde ciddi azalma oluyor. Yani var olan enerjisini ekonomik olarak kullanamayan insan aynı bir bilgisayar gibi yavaşlıyor. Enerjisini verimli kullanamıyor. Çevresi tarafından kolay olduğu düşünülen şeyler onun gözünde bir dağ gibi büyüyor. Çünkü geçmişte yaşadığı olumsuz duygularını ifade edememiş olması, kişinin iç dünyasındaki enerjisini sürekli ama sürekli çalıyor.

    Danışan, geçmişte engellenmiş, kabul görmemiş veya eleştirilmiş olabilir. Bunları yaşayan biri kızgınlık, çaresizlik, kırgınlık gibi birçok farklı negatif duygu yaşar. Psikoterapi odasında, danışan belki de kendine bile itiraf edemediği duyguları terapistiyle paylaşır. Terapi odasında eleştirilme, yargılanma yoktur. Bu duyguları, saygıyla karşılamak vardır. Çünkü bu duygular, görülmez ya da görmezden gelinmeye çalışıldıkça kişiyi rahatsız eder. Kişi bu duyguları benliğinin derinlerinde tutmak için çok fazla enerji harcar. Dolayısıyla da bu duygulara harcanan enerji kişinin var olan potansiyelini kullanmasına engel olur.

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen