• SÜTANNEYLE BULUŞMA

    SÜTANNEYLE BULUŞMA
    M. Kürşat İMANLI

    SÜTANNEYLE BULUŞMA

    Bir grup kadın, develer üzerinde Mekke’ye doğru gidiyorlardı. Bu kadınlar beni Sad yurdu diye bilinen yaylada yaşıyorlardı. Yaşadıkları yerin havası serindi. Bu yüzden Mekkelilerden gücü yeten birçok kişi bebeklerini sütanneye verirlerdi. Çünkü Mekke çok sıcaktı ve kadınların sütü pek az olurdu. Hâlbuki beni Sad yurdu serindi. Dilleri sadeydi. Halis Arapça konuşuyorlardı. Bu ve benzeri birçok sebepten ötürü çocuklarını sütanneye vermek bir adet halini almıştı.

    Gelen kadınlardan birinin üzerine binecek devesi yoktu. Bu yüzden eşeğine binmişti. Eşeği kafileden geride kalıp duruyordu. Kafiledeki kadınlar bu hanımın geç kalmasına kızıyorlardı. Bir eşeğin deve ile aynı hızda yürümesi düşünülemezdi. Sonunda Mekke’ye geldiler. Halime hanım ne kadar aradıysa da kendine bir süt çocuğu bulamadı. Sütanne olmak isteyen kadınlar olabildiğince varlıklı ailelerin çocuğunu almak istiyorlardı. Aileler ise çocuklarını olabildiğince geçimi yerinde olan kadınlara vermek istiyorlardı. İşte bu sebepten yetim olduğu için Âmine hanımın çocuğunu alan olmadı. Halime hanıma da süt evladı veren olmadı.

    Halime kadın artık ümidini kesmişti. Geri dönüş hazırlıkları yapılıyordu. Falan evde yetim bir çocuk var. İstersen sen de oraya git dediler. Son bir ümitle bahsedilen eve bahsi geçen yetim yavruyu görmek için yöneldi. Evi buldu ve kapıyı çaldı. Evde özünün güzelliği yüzünden anlaşılan, yüzü etrafa nur saçan genç bir hanımefendi vardı. İçeriye girer girmez içini saran bir sıcaklık duydu. Çocuğa baktı. Sıkıştırılmış suyun bir yol bulduğu anda çok kuvvetli şekilde fışkırması gibi içinden bu yavruya karşı sevgi ırmakları adeta sel gibi aktı.

     Sol göğsünü verdi. Çocuk almadı. Sağ göğsünü verdi hemen tuttu ve süt emmeye başladı. Anlaşılan bu yavru bebek iken bile adaleti gözetiyordu. Çünkü Halime kadının süt emme çağında Şeyma adında bir kızı vardı. Onun hakkı olan süte tenezzül etmiyordu. Konuşup anlaştılar. Âmine hanım için bu nur yüzlü mübarek bebeğinden ayrılmak pek zordu. Halime hanım içinse bu mübarek yavruya kavuşmak bir o kadar lezzetliydi.

    Çocuğu kucağına aldı. Kelimelerin tariften aciz kalacağı derecede bir sevgi duydu. Kafileye döndü ve eşeğine bindi. Gelirken ha bire geride kalan eşeğin yükü birazcık ta olsa artmıştı. Şimdi daha da tembellik yapması beklenebilirdi. Derken kafile hep birlikte beni Sad yurduna doğru harekete geçti. Bu defa eşeğe bir iş olmuştu. Şimdi develer eşeğe yetişemiyordu. Eşek, üzerine iki cihan güneşinin binmesinin şerefinden olsa gerek bu defa en önde gidiyordu. Kafiledeki kadınlar Halime kadına hitaben; senin bu tembel eşeğine ne oldu böyle! Gelirken en geride kalan eşek şimdi en önde gidiyor, diyorlardı.

    Beni Sad yurduna vardılar. Yuvalarını adını koyamadıkları ama bizzat yaşadıkları bir bolluk sarmıştı. Halime’nin develeri her defasında karınları doymuş ve memeleri süt dolu olarak gelmeye başlamıştı. Aynı yerde yayılan diğer develer yarı tok gelirken onların develerinin böyle karnı tok ve memeleri süt dolu gelmesi herkesi şaşırtıyordu. Halime kadını ve eşini ise bahtiyar ediyordu. Bu çocuk ne kadar mübarektir. O geldiğinden beri evimiz bolluk ve berekete doydu diyorlardı. Demek bu masum yetim nereye gitse bereket de onunla gidecek ve girdiği beldeler hayra ve berekete doyacaktı.

    Aradan yıllar geçecek ve bu kutlu bebek büyüyecek, nereye gittiyse bereket de onunla birlikte gidecekti. Öyle ki; bazen dört kişilik bir yemekten onun duasıyla bin kişi doyacaktı. 40-50 kişiye yetecek kadar suyu kalmış olan kuyu onun duası ve mübarek ağzından kuyuya su boşaltmasıyla ağzına kadar dolacak ve 1500 kişinin kendilerini ve hayvanlarını sulayacak ve kaplarını da suyla dolduracaktı. Borcundan kurtulmak isteyen bir sahabesinin hurma harmanında dolaşıp dua edecek ve onun duası bereketine kaç yıllık hasat borcunu ödemeye yetmeyen o sahabesinin bütün borcu o harmandan ödenecekti. Hatta bir yıllık hasat miktarı hurma da kendisine kalacaktı. İşte bu kutlu bebeğin hayatı boyunca hayır ve bereket beraberinde olacaktı.

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen