• DEĞERLER EĞİTİMİ / ALLAH İNANCI

    DEĞERLER EĞİTİMİ / ALLAH İNANCI
    M. Kürşat İMANLI

    DEĞERLER EĞİTİMİ / ALLAH İNANCI

    Merhaba kıymetli okurlarım! Bütün değerlerin başı kuvvetli bir imandır. İnsan, iman kuvvetine göre gösterişten, gereksiz korkulardan, yalandan, hileden, sahtekârlıktan vb. hasletlerden kurtulur. Çünkü bir insanı aldatmak istese imanı ona der ki; kulu aldatabilirsin ama Allah’ı aldatamazsın! Çünkü Allah her şeyin iç yüzünü bilir. Bu makalede Allah’a imanın bütün iyi hasletlerin kaynağı olduğunu anlamaya çalışacağız.

    Tabii ki bir yaratan vardır

    Adamın biri 9 ve 13 yaşlarındaki iki oğluyla beraber dağ yürüyüşüne çıkmış. Tırmanış esnasında şakalaşıyor, şuradan buradan konuşuyorlarmış. Bir ara geçtikleri patikanın hemen yakınında bir taş yığını görmüşler. Taşlar düzenli şekilde büyükten küçüğe doğru üst üste dizili imiş. Adam kastî olarak sormuş? Aa! Bu taşlar da kendi kendilerine ne güzel dizilmişler! Çocukların ikisi birden itiraz etmişler. Babaaa! Bu taşlar kendi kendine hareket edemez ki. Adam yine bir iddiada bulunmuş. O zaman rüzgâr esip, fırtına çıkmıştır. Bu taşlar da böyle çok güzel dizilmiştir. Küçük ve daha atak olan çocuk atılmış. Babaaa! Rüzgâr çıksa hazır düzenli olanı bozardı. Bunlar çok güzel dizilmişler. Adam tebessüm ederek yine sormuş? Peki aslanlarım! Bu taşlar nasıl dizilmiş olabilir? Son sözü büyük oğlu söylemiş. Bu taşları bir insan dizmiştir. Rastgele oluşan bir iş böyle düzenli olamaz. Adam kıvamına gelmiş olan konuşmada asıl soruya geçmiş. Peki yavrularım! Şurada üç beş taştan oluşan bir yığın bile kendi kendine veya karışık işlerin bir sonucu olarak oluşamıyorsa… Şu koskoca kâinat, uçsuz bucaksız evren, bu harika düzen kendi kendine nasıl oluşabilir? Çocuklar aynı anda haykırmışlar. Tabii ki kendi kendine olamazlar. Tabii ki rastgele olamazlar. Babaaa! Tabii ki bir yaratan vardır…

    Evet, insan yeter ki başını kaldırıp insafla etrafına baksın. Mutlaka bir yaratıcının olduğunu anlar. Bu harika işlerin, bu muhteşem icraatların ancak bir yaratıcı eliyle olabileceğini anlar.

    Bir yaratıcı olduğunu anlayan insan o yaratıcıya bağlanmak ister. Yaratıcısına bağlanan kişi onu tanımak ister. Yaratıcısını tanıdıkça onu herkesten ve her şeyden çok sever. Yaratıcısını sevdikçe kendisi de yaratanının rızasını, hoşnutluğunu kazanmak ister.

    Her an ve her yerde kendisini gören, her türlü sözlerini işiten, her yaptığından haberdâr olan bir Allah’a iman etmek. Ardından kulluk bağı ile O’na bağlanmak. Ardından kulluğun bir gereği olarak Rabbini razı etmeye çalışmak.

    Gelişen her olayın; yaratanının emri, izni ve takdiriyle olduğunu bilen kendisini tam bir emniyet içinde hissedecektir. Yaratıcısının şefkat ve merhametinin sonsuzluğunu anlayacaktır. Kendisi de şefkate layık her şeye ve herkese büyük bir şefkat hissi duyacaktır. Böylece tam bir merhamet toplumu tesis edilecektir.

    Allah inancı bir insandaki bütün erdem, güzel ahlak ve iyiliğin kökü, kaynağı ve menbaıdır. Biz eğer kendisiyle barışık, ailesiyle uyumlu, çevresiyle sorunsuz, faydalı bireyler yetiştirme azminde isek; Bu faaliyetin başlangıç noktası Allah inancı olmalıdır. Diyerek Sizleri Allah’a emanet ediyoruz.

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen