• ANA BABAYA SAYGI 1

    ANA BABAYA SAYGI 1
    M. Kürşat İMANLI

    ANA BABAYA SAYGI 1

                İnsanı (gerçek anlamda) insan yapacak değerlerden biri de ana babaya saygıdır. Ana babasına saygı göstermeyen, onlara hürmet ve muhabbet etmeyen (gerçek manada) insan sıfatını kazanamaz. Çünkü ana baba, en zayıf halimizde, yardıma en muhtaç olduğumuz bebeklikte, yol göstermeye en fazla ihtiyacımız olan gençlikte hep bizimledir, hep bize hizmet ederler. Yemezler yedirirler. Giymezler giydirirler. İhtiyaç olsa tatlı canlarını bizim için feda ederler. Bizi biz yaparlar. Bir hikâye ile ana babanın insan için önemini anlamaya çalışalım.

    İki Özel Görevlinin Hikâyesi

                Bir padişah halkının arasından çok sevdiği birini seçmiş. Ona İns adını vermiş. Ve ona demiş ki; Seni halkımın arasından seçtim. Gerçi halkımın arasında bana itaatkâr çok kişiler vardır. Lakin ben seni seçtim. Seni, sarayımda özel bir yere almak istiyorum. Almadan önce de seni sınamak istiyorum. Sadakatini ölçmek istiyorum. Bunun için de seni idarem altındaki uzak bir şehre geçici bir süreliğine göndereceğim. Bu şehri daha önce hiç görmedin. Şehirdeki hiç kimseyi ve hiçbir şeyi görmedin. Dillerini de anlamazsın. Dedi. İns, padişahı dikkatle dinledi. Arkasından merakla sordu;

    • Peki, ben o şehirde ne yiyip ne içeceğim?
    • Neyin zararlı neyin faydalı olduğunu nasıl bileceğim?
    • Bana faydalı şeyleri nasıl elde edeceğim?
    • Bana zararlı işlerden nasıl kaçacağım? Dedi.

    Padişah ona dedi ki; Merak etme seni orada (benim özel görevlendirdiğim) iki kişi karşılayacak. Onlar, oranın dilini, zararlı veya faydalı olan işlerini, ilk defa göreceğin nesnelerin ne anlama geldiğini sana anlatacaklar. Senin o şehre intibak etmeni, yani uyum sağlamanı temin edecekler. İns, tekrar sordu? Peki, onları nasıl bulacağım? Padişah dedi ki; Meraklanma! Seni özel bir vasıtaya bindireceğim. Seni bu özel vasıtanın içinde uyutacağım. O şehre vardığında uyanacaksın. Gözlerini açar açmaz senin başucunda olacaklar…

                Evet, bu hikâye gerçekte bizim hikâyemizdir. Yani insanoğlunun hikâyesidir. İnsan kelimesi ins kökünden türemedir. Daha önce görmediğimiz şehir dünyadır. İnsan, bu dünya şehri hakkında hiçbir bilgisi olmaksızın gelir. Nesneleri ilk defa görmektedir. Buranın dilini bilmemektedir. Faydalı veya zararlı şeyleri tanımamaktadır. Elbette bu durumdaki bir kişiye rehber gerekecektir. İşte bu ilk aşamadaki rehber, yani iki özel görevli, anne babamızdır.  İnsan adeta bir uyku halinde ana karnında büyür. Dünya hayatının şartlarına uygun hale gelince doğum gerçekleşir. Doğar doğmaz bakarız ki; İki özel görevli başucumuzda… Her saniye üzerimize titrerler. Her türlü ihtiyacımızı temin ederler. Bize konuşmayı (yani dili) öğretirler. Neyin faydalı, neyin zararlı, neyin iyi, neyin kötü olduğunu bize öğretirler.

                Şimdi geriye yaslanıp, insaf ile insanlıktan gelen vicdan ile düşünelim! Elinizdeki bir paketi veya sırtınızdaki bir çantayı hiç çıkarmadan ne kadar taşıyabilirsiniz?

                (Makalenin devamı olan ikinci kısmı diğer yazımızda yayınlanacaktır.)

     

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen