• BİR DUA’N OLAYDIM

    BİR DUA’N OLAYDIM
    M. Kürşat İMANLI


    BİR DUA’N OLAYDIM

     

    Dua; İstemek demektir. Ama önüne gelenden değil. Doğrudan doğruya bizi yoktan var eden ve rızıklarla hayatımızı devam ettiren Allahtan istemek, ona yalvarmak, yakarmak demektir. Kul, kendi acizliğini, fakrını (muhtaçlığını) dua ile ilan eder.

    Dua; Allaha kulluğun en büyük sırrıdır. Dua; Allaha kulluğun ruhudur. Dua; Âlemlerin yaratılış sebeplerinden biridir. Dua; en safi bir ibadettir. Dua; Halis bir imanın neticesidir.

    Dua iki çeşittir.

    Fiili dua; Sebepler dairesinde elimizden geleni yapmanın adıdır. Mesela çift sürmek fiili bir duadır. Rızkı topraktan bilmez. Belki toprak ilahi rahmet hazinelerinin bir kapısıdır. Gider o kapıyı saban ile (şimdi traktör ile) çalar.

    Kavli dua; dilimiz ile yaptığımız duadır. İhtiyaçlarımızı, hayallerimizi, taleplerimizi her şeye gücü yeten, dilediğine dilediği gibi veren Allah’tan istemektir.

    Dua nasıl olmalı?

    Dua edileceği vakit istiğfar ile manevi kirlerden, günahlardan temizlenmelidir. İstiğfardan sonra, makbul bir dua olan salavat-ı şerifeyi duamıza bir şefaatçi gibi zikretmelidir. Duanın sonunda da salavat okumalıdır. Çünkü iki makbul duanın arasında yapılan diğer duaların kabule karîn olması ümit edilir. Mümin kardeşine gıyaben (arkasından) dua etmelidir. Kur’an’da ve hadislerde gelen me’sûr (etkili) dualarla dua etmelidir. Rabbena’lardaki gibi cami (kapsayıcı) dualarla dua etmelidir.

    Halis, Allah korkusuyla dopdolu, Allaha boyun bükmüş olarak Allah’ın huzurunda olduğunun tam bilincinde olan bir kalp ile dua etmelidir.

    Namazların sonunda, özellikle de sabah namazlarından sonra dua etmelidir. Mübarek mevkilerde özellikle mescitlerde, Cuma gününde ve özellikle de saat-i icabe’de, üç aylarda ve üç ayların içinde de özellikle mübarek gecelerde, Ramazan ayında ve özellikle de Kadir gecesinde dua etmelidir.

    Makbul olan duanın etkisi ya dünyada istenildiği gibi görünür. Veya dua edenin / edilenin ahireti, ebedi hayatı noktasında makbul olur. Yani şartlarına uygun yapılan bir dua boşa gitmez. Demek ki; dua ettik ama istediğimiz gibi olmadıysa dua kabul olmadı denmez. Belki daha iyi bir surette kabul edildi denilir.

    Dua etmemize sebep olan zahiri maksatlar, duanın yani dua şeklinde yapılan ibadetlerin vaktidir. İbadetlerin hakiki faydaları ahirete bakar. Dua ettiğimiz dünyalık maksatlarımız hâsıl olmazsa duam kabul olmadı denilmez. Belki o duanın vakti bitmedi denilir.

    Kavli olarak yaptığımız duanın makbûliyeti iki şekildedir.

    1- Ya aynı matlubu (istediğinin aynısı verilmek) ile makbul olur.

    2- Veyahut daha evlası (daha üstün ve iyi olanı) verilmek suretiyle makbul olur.

    Mesela, birisi kendine (illa da) erkek evlat ister. Cenabı Hak Hz. Meryem gibi (temiz ve mübarek) bir kız verir. Bu kişinin duası kabul olmadı denilmez. Daha evla bir surette kabul oldu denilir.

    Dua eden adam bilir; “Birisi var ki; Onun sesini dinler. Derdine derman yetiştirir. Ona merhamet eder. Dua ettiği zatın kudret eli, her şeye yetişir. Bu büyük dünya hanında yalnız değildir. Son söz: Vermeyi istemeseydi, istemeyi vermezdi

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen