• SAY Kİ GAMZELİ YANAKLARINDAN HİÇ ÖPMEDİM

    SAY Kİ GAMZELİ YANAKLARINDAN HİÇ ÖPMEDİM
    İbrahim Halil DEMİR

    SAY Kİ GAMZELİ YANAKLARINDAN HİÇ ÖPMEDİM

     

    Ey Sevgili Allah Peygamber aşkına ne olur

    Ruhumu bedenimden çeker gibi celalli ve haşin bakma!

    Bakma ki bitmekte olan kalan ömür miadımda,

    Ben de biraz içten gülebileyim.

    Bir sevgili gibi otur karşıma, sevgiyle bak gözlerimin içine!

    Bak ki yarım asır yorgunluğum gitsin üzerimden.

    Muhammedi gül bahçelerinde kumrular gibi koklaşalım!

    Koklaşalım ki, ten kokun sinsin yorgun bedenime!

    Sevilmek çok güzel ama sen sevildikçe zalimleşiyorsun.

    Oysa zalimlerin, şanı yüce Allah’ın rahmetinden mahrum kalacaklarını bilmiyor musun?

    Beni her daim mazlum etmek,

    Beni bana küstürmek,

    Beni yaşarken öldürmek,

    Çok mu hoşuna gidiyor?

    Oysa gamzeli yanaklarıma gülmek çok yakışıyor.

    Ama sen ne hikmetse güldürmüyorsun bir türlü.

    El âlem şen şakrak, el ele kol kola, kumrular gibi dolaşırken,

    Biz küsüz her daim birbirimize,

    Böyle bir hayat hiç çekilir mi?

    Oysa bizlere özenen, bizlere gıpta eden yüzlerce insan var.

    Ne istiyoruz birbirimizden neyi paylaşamıyoruz birbirimizle?

    Berrak suları bulandırmak,

    Gönül köprülerini yıkmak,

    Son sözü başta söylemek, çok kolay

    Sen kolay olanı seçiyorsun her daim.

    Her zaman benden fedakârlık bekliyorsun.

    Buna hakkın var mı?

    Tımarı yapılmamış rahvan at misali, soluk aldırmadan,

    Ha bire menzili olmayan yollarda koşturuyorsun.

    Allah peygamber aşkına seyislik böyle mi olur

    Hem seyisliği gerektiği gibi yapmıyor hem de benden,

    Şahlanıp dörtnala gitmemi bekliyorsun.

    Sevgili olmak, bu mudur?

    Sevgili olmak, yakını uzak etmek midir?

    Sevgili olmak, gönül köprülerini yıkmak mıdır?

    Sevgili olmak, berrak suları boşu boşuna bulandırmak mıdır?

    Sevgili olmak, boşu doluya, doluyu boşa vurmak mıdır?

    Sevgili olmak, içten gülmelere hasret kalmak mıdır?

    Kusura bakma böyle sevgili bana lazım değil

    Sevgili dediğin, sevdiğini güldürür.

    Sevgili dediğin, sevdiğinin neşe ve üzüntüsünü paylaşır.

    Sevgili dediğin, sevdaya giden yollarda her daim sevdiğinin yanında olur.

    Sevgili dediğin, sevgi ve muhabbet anahtarını ayırmaz yanından.

    Sevgili dediğin, biraz geciktiğinde yolunu gözler.

    Sevgili dediğin, aşkın hançerini hiçbir zaman paslandırmaz.

    Sevgili dediğin, Muhammedi gül bahçelerinde, gül sevdalısı bülbülleri şakıtır

    Sen sen oldun bunlardan hiç birini yapmadın.

    Yapmadığın gibi de her daim sen konuşuyor.

    Zeytin yağı gibi üste çıkıyorsun.

    Beni çarnaçar etmişsin.

    Bir hamala, bir seyyar satıcıya gıpta eder bir hale getirmişsin.

    Her şeye hasret bırakmışsın.

    İki yakamı bir türlü bir araya getirmiyorsun.

    Adın da soyadında zalim olmuş.

    Ama zalimlerin akıbetlerini niye tasavvur etmiyorsun?

    Cehennem narlarında yanmaya dayanabilecek misin?

    Sırat köprüsü ve mizan hiç mi aklına gelmiyor?

    Bir de utanmadan ben çok iyi bir sevgiliyim diyorsun.

    Sevgili olmak böyle ise, al sana mübarek olsun!

    Sevgili olmak boşu doluya, doluyu boşa vurmaksa,

    Sevgili olmak ak ile karayı ayırmamaksa,

    Sevgili olmak, kin ve nefret duygularıyla bilenmekse,

    Sevgili olmak, gönül tarlalarını çoraklaştırmaksa,

    Sevgili olmak, boz bulanık dipsiz sulara daldırmaksa,

    Aşk ve sevda fidelerinin can suyunu vermemekse,

    Ben böyle sevgiliden azat olmayı öylesine çok istiyorum ki,

    Bu arzumu yazmaya kalksam, kalemlerimin mürekkebi yetmez.

    Son bir ricam var senden ey sevgili!

    Lütfen beni bana bırak!

    Aşkın ateşi yansın yanabildiği kadar!

    Sanki tanımadım seni.

    Say ki aşkın pınarlardan avuç avuç su içirmedim.

    Say ki gönül bahçelerinde el ele kol kola dolaşmadık hiç seninle.

    Say ki gamzeli yanaklarından hiç öpmedim.

    Say ki başımı dizlerine koyup şirin uykulara dalmadım.

    Say ki en dertli aşk şarkılarını tam makamında söylemedim.

    Say ki, senin için şirin uykularımdan feragat etmedim.

    Say ki bu aşk uğruna namertlerin köprüsünden hatırın için geçmedim.

    Sevdaya giden yol buysa, ben bu yolda yokum, yokum, yokum!

    Yoruldum bitap düştüm, kırılmış sanki kol kanadım.

    Uçmak istediğim halde uçamıyorum.

    Sen halimden anlamak istemiyorsun.

    Ama yerin göğün sahibi, hal ve ahvalimi çok iyi bilendir.

    Zira onun bir adı el Alim bir adı Basir bir adı Semih bir adı da el Habirdir.

    31/ Eylül/ 02018

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen