• MİNDER ESKİTEN AFAKANLARIM VAR

    MİNDER ESKİTEN AFAKANLARIM VAR
    İbrahim Halil DEMİR

    MİNDER ESKİTEN AFAKANLARIM VAR

     

    Minder eskiten afakanlarım olmuş misafirim

    Kovuyorum gitmiyorlar

    Celali ve haşin bakıyorum

    Bana mısın demiyorlar

    Surat asıyorum anlamıyorlar

    Ne yaparsam yapayım aldırmıyorlar

    Yetmezmiş gibi birde hayasızca

    Sevdalı ve mahmur gözlerimin içine baka baka

    Beni çatlatırcasına kahkaha atıyorlar

    Hiçbir anlaşmaya yanaşmıyorlar

    Bittim tükendim diyorum

    Duymazlıktan geliyorlar

    Ben bu kadar er meydanından kaçan böyle konuk görmedim

    Ne yiğit oluyorlar ne de düşmanlıklarını belli ediyorlar

    Söyleyin Allah aşkına!

    Siz yerimde olsanız böyle konuklarınıza ne yapardınız

    Her yolu deniyorum yine mağlup oluyorum

    Kurşun geçirmez yeleklerimi kuşanıyorum

    Her attıkları can evimden vuruyor ama ne hikmetse ölmüyorum

    İşte en çok ta zorlarına giden ölmeyişim ve

    Dimdik ayakta duruşum

    Bu kararlılığımdır zaten beni de hayata bağlayan

    Ve yaşama umudumu artıran

    Yoksa çoktan pes etmiştim

    Ve istedikleri olmuştu

    Hatta zılgıt üstüne zılgıt atarlardı ama bu fırsatı vermedim onlara

    İşte düşmanlıklarının her geçen gün artması ondan

    Husumetlerinin azalmamasının sebebi bu

    Ben de her şeye inat yıkılmamak için mubah olan her yolda

    Aşk ve şevkle yolcu olacak ve sevinçlerini kursaklarında bırakacak meydanı onlara vermeyeceğim

    Hep bir şey olmaz dedim

    Eyvallah ettim

    Eyvallah etikçe

    Çok muhkemce vede çok mahirce

    Otaklarını kurdular nazik bedenimde

    Bunun böyle gitmeyeceği hissiyle yufka yüreğimi azlettim

    Daha sert daha acımasız ve biraz da gaddar olan bir yürekle değiştirdim eski yüreğimi

    İyi ki böyle olmaya karar vermişim

    Şimdi artık ben eski ben değilim

    Umursamıyorum eskisi gibi

    İnceldiği yerden kopsun diyor

    İşi oluruna bırakıyorum

    Aksi takdirde ben bende olamıyordum

    Başımı avuçlarımın arasına koyup

    Derin derin düşündüm

    Bu fani dünyada bu kadar üzülmeye değmez deyip

    İşi oluruna bıraktım

    Zira İbrahim Hakkı Hazretlerinin şu dörtlüğünü anımsadım

    “Arif anı seyreyler

    Sanmaki gayreyler

    Görelim Mevlam neyler

    Neylerse güzel eyler”

    Bende bunu şiar edindim ve afakanlarımdan kurtuldum

    Bu değişmemden dolayı çıkmazlara girmişler

    Bana bir şey yapamıyorlar

    Bundan dolayı da için için eriyorlar

    Artık bundan böyle ölümün dışında hiçbir sıkıntı ve kederin

    Nazarımda tesiri olmayacak

    Bu kararlılığımdan da asla ve asla vazgeçmeyeceğim

    20-21/Temmuz/2009

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen