• YİĞİT DÜŞTÜĞÜ YERDE KALKAR

    YİĞİT DÜŞTÜĞÜ YERDE KALKAR
    Hasan YOSUNKAYA

    YİĞİT DÜŞTÜĞÜ YERDE KALKAR

     

         Altı yüz yıldan fazla üç kıtada hüküm süren, dünyanın dört köşesine de adalet dağıtan, Osmanlı devlet'ini yıkmak isteyen, iç ve dış düşmanların işbirliği ile 1.Dünya savaşı sonunda yıkıldı.

            Osmanlı'nın yerine kurulan Türkiye Cumhuriyeti uzun yıllar iç sorunları ile uğraştı. Daha düne kadar vilayeti olan bazı ülkelerdeki olumsuz olaylara müdahale edemedi; hatta karşı tarafta göründü.

       Fransız'lar Cezayir'e müdahale edip bir milyon Cezayirliyi şehit ederken, o günkü Türkiye Cumhuriyeti hükümeti BM'de Fransa'nın yanında yer aldı. Bir taraftan da gizlice el altında Mısır üzerinden Cezayir mücahitlerine silah gönderdi.

    Birileri Türkiye Cumhuriyeti'nin kendine gelip ayağa kalkarak yeniden İslam dünyasına liderlik ve önderlik yapmaması için, uzun yıllar sanayine izin vermediler.

    İçerdeki işbirlikçiler ile birlikte sürekli montaj sanayi ile oyalayıp durdular. Bir taraftan da gençleri sağ-sol diye kamplara ayırarak vuruşturup iç barışı bozdular.

    Savunma sanayine izin vermediler. Ulaşımda istenilen alt yapıya izin vermediler. Merhum Erbakan 1970 yıllarda siyaset sahnesi çıkıp "AĞIR SANAYİ" hamlesini başlatınca iç ve dış düşmanlar, Erbakan'ı hafife alıp alay konusu yapmaya çalışarak

    “AĞIR SANAYİ” Hamlesini büyük oranda engellediler. Erzincan CHP senatörü Niyazi Ünsal, Erzincan'da temeli atılan fabrikanın, temel demirini söküp arabasının bagajına koyarak Ankara'ya götürüp, TBMM’nin önüne bırakıp basın mensuplarını çağırıp, “Bu çubuk demirlerle fabrika mı olur?” diyerek alaya aldı.

    Daha sonraki yıllarda gazeteciler senatör Niyazi Ünsal'a “Neden böyle yaptığını sorduklarında şöyle demişti: “Eğer o gün o fabrika Erzincan'da yapılsaydı ben senatör seçilemezdim” demişti.

         Ülkenin içinde ve dışında bu sıkıntılar olurken İslam dünyası komutan'sız ordu gibi başıboş kalmıştı.

        2000 yıllara gelindiğinde halk tarihin derinliklerinden gelen görüşü savunan Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde kurulan AK Parti ile İslam dünyasının umutları yeniden yeşerdi.

       Erdoğan, Afrika gezisi sırasında, kendisine yaklaşan yaşlı bir Afrikalı kendisine şöyle diyecekti: “Batı bizim topraklarımızı sömürgeleştirirken büyüklerimiz bize dediler ki: Bir gün, Osmanlının torunları gelip sizi bu sömürgecilerden kurtaracaklar. Dedelerimizin dediği Osmanlı torunu olarak sizi bura gördük o gün geldi. Kurtuluşumuz yakındır” diyor

       Erdoğan Tüm İslam dünyasını kucaklarken, içerdeki vatandaşlar 18 yıldır onu yalnız bırakmadılar.

            Azerbeycan'nın Karabağ sorununu çözmede yardımcı oldu. Libya'nın bölünmesine izin vermedi. Filistin’e her türlü desteği vereceğini dünya kamuoyuna yüksek sesle ilan etti.

       Erdoğan'ın bu cesur tavrı, tüm İslam dünyasını yeniden ayağa kalkacağının umutlarını yeşertti. Gece gündüz çalışırken, ciddi devlet adamı Sayın Devlet Bahçeli Erdoğan'ın bu samimi çaba ve gayretini görünce, hiç bir şart ileri sürmeden Erdoğan'ın yanında yer alması Türkiye'nin yeniden İslam dünyasının umudu haline geldi.

      Bundan rahatsız olan İslam düşmanları ve işbirlikçileri panik içindedirler.

       Erdoğan ve Bahçeli'nin el ele ve sırt sırta vermesi İslam dünyasının düştüğü yerde kalkacağının işaretidir.

         Yiğidin düştüğü yerde kalkmanın zamanı gelmiştir.

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen