Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Kıyaslamalar kardeş kıskançlığını artırıyor!

Ebeveyn tutumları, anne babanın ortak olmayan yaklaşımları veya çocuklar arasında yapılan kıyaslamaların kardeşler arasındaki rekabetin artmasına neden olabileceğini dile getiren uzmanlar, bunun da kardeş kıskançlığını artırabileceğini söylüyor.

Ebeveyn tutumları, anne babanın

Kıyaslamalar kardeş kıskançlığını artırıyor! Ebeveyn tutumları, anne babanın ortak olmayan yaklaşımları veya çocuklar arasında yapılan kıyaslamaların kardeşler arasındaki rekabetin artmasına neden olabileceğini dile getiren uzmanlar, bunun da kardeş kıskançlığını artırabileceğini söylüyor.

 

Kardeşler arasında yapılan kıyaslamanın bazen ebeveyn öfkesinden bazen de çocukların bu şekilde motive olacağı düşünüldüğünden yapıldığına vurgu yapan Çocuk Ergen Uzman Klinik Psikolog Elvin Akı Konuk, “Çocuklara ne söylenecekse kardeşinden söz etmeden doğrudan söylenmelidir.” dedi.

Konuk, kardeş kıskançlığı konusunu değerlendirdi.

Kardeşe yönelik kıskançlık doğal bir duygu…

Kardeşe yönelik kıskançlık duygusunun, çocuklarda anne babalarının sevgisini ve ilgisini paylaşma zorunluluğu ortaya çıktığında doğal olarak gelişen bir duygu olduğunu ifade eden Konuk, kardeşler arasında kıskançlık, rekabet ve kavga yaşanmasının doğal olduğunu ancak bu duygunun, çocuklarda saldırganlık, öfke veya içe kapanma gibi pek çok farklı biçimde dışa yansıyabileceğini vurguladı.

Ebeveyn tutumları kıskançlığın artmasına neden olabiliyor

Büyüklerin etkisi olmadan da kardeşlerin kendi aralarında kıskançlık gelişebileceğini dile getiren Konuk, “Ancak ebeveyn tutumları, anne babanın ortak olmayan yaklaşımları veya çocuklar arasında yapılan kıyaslamalar kardeşler arasındaki rekabetin artmasına ve dolayısıyla kıskançlığın artmasına neden olabilir.

Kardeşler arasında yapılan kıyaslama bazen ebeveyn öfkesinden meydana gelir bazen de çocukların bu şekilde motive olacağı düşünüldüğünden yapılır. Her iki durumda da kıyaslanmak çocuğun duygusal gelişimine zarar vericidir. Çocuklara ne söylenecekse kardeşinden söz etmeden doğrudan söylenmelidir.” dedi.

Her bir çocuğun kişisel ihtiyaçlarına odaklanılmalı

Çocuklara ne yapılması gerektiğini kıyaslama yapmadan tarif etmek gerektiğini de kaydeden Konuk, “Burada anahtar kelime tarif etmektir. Önemli olan bir başkasının veya kardeşinin ne yapıp yapmadığı değil, o an çocuğun davranışına odaklanmaktır.

Bununla birlikte ebeveynler çocuklara eşitlik tanımak ister. Ne alınıyorsa diğer kardeşe de alınır, ne isteniyorsa diğer kardeş de sahip olur. Bu durum zaman zaman çocukların kendilerini kardeşleriyle kıyaslamasına neden olabilir. Sürekli olarak kardeşini izler, neye sahip olup olmadığına sonra da kendisinin sahip olup olmadığına bakar.

Bunun yerine her bir çocuğun kişisel ihtiyaçlarına odaklanmak ve ihtiyaçlarına uygun biçimde onlara zaman ayırmak değerlidir.” şeklinde bilgi verdi.

Çocuklu döneminde yaşanan kardeş kıskançlığı devam edebiliyor

Çocukluk döneminde yaşanan kardeş kıskançlığının yetişkinlik döneminde ortadan kalkabileceğini veya devam edebileceğini de anlatan Çocuk Ergen Uzman Klinik Psikolog Elvin Akı Konuk, şunları söyledi:

“Özellikle bu duygu yetişkinlik evresinde arkadaşlık veya romantik ilişkilerde sıklıkla ortaya çıkmakta, sosyal ilişkilerde ise başkasına güven duyamama veya özgüven düşüklüğüne sebep olabilmektedir.

Kıskançlık duygusuyla başa çıkmak için ebeveynler çocukların duygularını görmezden gelmemeli veya inkar edilmemelidir. Aksine duygularının dinlendiğini, fark edildiğini gören çocuk ‘anlaşılıyorum’ düşünceleri ile duygularını yavaşlatabilir ve tepkilerini düzenleyebilecek duruma gelebilir.

Çocukların kardeşlerine yönelik olumsuz veya düşmanca duygularını yaratıcı bir şekilde ifade etmesine, dışa vurmasına olanak sağlanmalıdır. Bunun için oyuncak bebekler kullandırılabilir, duygularını ve düşüncelerini ifade edebilmesi için resim çizdirebilir ya da yaşı uygunsa mektup yazdırılabilir. Bu durum kıskançlığın veya öfkenin olumlu yönden dışa vurulmasını ve bastırılmamasına yardımcı olur.”

 ‘Kimse kimseye zarar veremez’ şeklinde ev kuralı oluşturulmalı

Kardeşe yönelik zarar verici davranışları durdurmanın ebeveynlerin görevidir olduğunu da vurgulayan Konuk, ‘kimse kimseye zarar veremez’ şeklinde tüm aile üyelerini kapsayacak bir ev kuralı oluşturması gerektiğini de söyledi.

Çocuk Ergen Uzman Klinik Psikolog Elvin Akı Konuk, sözlerini şu şekilde tamamladı:

“Bununla birlikte öfkenin, kızgınlığın normal bir duygu olduğunu açıklamak ve nasıl güvenli şekilde isteklerini ifade edilebileceğini göstermek yararlıdır. Bunun için çocuktan kızgınlığını sözcüklerle anlatmasını, neler hissettiğini kardeşine söylemesini isteyebilirsiniz. Bu noktada en önemli yaklaşımlardan bir diğeri ise dikkati sadece saldırgan olan çocuğa yöneltmemektir.

Saldırgan davranışlar gösteren çocuğu durdurduktan sonra zarar gören kardeşle de ilgilemek gereklidir. Sakinleştikten sonra bir sonrakinde bu anlaşmazlık tekrar ortaya çıktığında neler yapabilecekleri ve kabul edilebilir çözümleri birlikte belirlemek kardeş kıskançlığında bireysel ilginin dışında ortak çözüm bulmaya yönlendirecektir.”