Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Hamilelik döneminde o içeceği sakın tüketmeyin!

Hamilelik döneminde yüksek oranda kafein tüketiminin ilk 3 ayda düşüklere ve doğuma yakın gelişme geriliğine neden olduğuna dikkat çeken Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Operatör Dr. Şeyma Çolak Yüksek, bir anlık istekle yüksek oranda tüketilen kafeinin oluşturabileceği hasarların, ömür boyu telafi edilemeyecek sonuçları doğurabileceğini söyledi.

Hamilelik döneminde yüksek oranda

Hamilelik döneminde o içeceği sakın tüketmeyin!

 

Malatya Yeşilyurt Hasan Çalık Devlet Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Operatör Dr. Şeyma Çolak Yüksek, gebelik döneminde fazla kafein tüketiminin zararları, tüketebilecekleri kafein oranının ne kadar olduğu, fazla tüketildiğinde ileri de telafi edilemeyecek ne tür sonuçlar doğuracağı, çalışan ya da okul hayatı devam eden anne adaylarının dinç kalabilmeleri için hangi içecekleri tüketmeleri gerektiği ile ilgili İLKHA muhabirine önemli açıklamalarda bulundu.

“KAFEİNİN FAYDALARI KADAR ZARARLARI DA VARDIR”

Beyinde uyarıcı bir etkiye sahip olan kafeinin içilen ve yiyilen bazı besin maddelerinde bulunduğunu belirten Yüksek, “Bu maddenin faydası olduğu kadar zararları da konuşulmaktadır. Kafeinin üzerinde durmamızın sebebi, kafein hızlı bir şekilde alındıktan sonra bağırsakta emilimi oluyor. Ondan sonra kana hızlı bir şekilde karışıyor. En az bir saat içerisinde kanda bir maddeye rastlayabiliyoruz. Kandan hızlı bir şekilde merkez sinir sistemine geçtiği için buradaki sinirleri, nöronları uyarıyor. Bu şekilde kullanan kişide de bir uyanıklık hissi oluşturuyor. Zihin açıklığı veriyor. Uyku kaçtığı için işine daha çok konsantre olabiliyor” dedi.

“GÜNÜMÜZDE KAFEİN TÜKETİMİ ÇOK FAZLA ARTMAKTA!”

Günümüzde kafein tüketiminin çok fazla arttığına dikkat çeken Yüksek, “Artık ilkokul çağındaki bir çocuğun bile rahatça kafein tükettiğini görebiliyoruz. Bu yüzden de zararları üzerine biraz daha durmak istiyoruz” diye konuştu.

“YÜKSEK ORANDA KULLANILAN KAFEİN, İLK 3 AYDA DÜŞÜKLERE, İLERLEYEN HAFTALARDA İSE GELİŞM GERİLİĞİNE VE ERKEN DOĞUMA SEBEP OLABİLİR”

Yüksek, “Kafeinin şöyle bir etkisi var. Beyin ve damarlara ulaştıktan sonra vazokonstriksiyon dediğimiz damarlarda daralma meydana getirebiliyor. Gebelikte ayrıca bebek beslendiği için anne ve bebek arasındaki plasenta dediğimiz organ vesilesiyle plasentaya giden kan akımı azalıyor. Bu da doğal olarak bebeğe giden kanı azalttığı için gelişme geriliklerine rastlayabiliyoruz. Yüksek oranda kullanılan kafein, anne karnında ilk 3 ayda gördüğümüz düşüklere, ilerleyen haftalarda doğuma yakın gelişme geriliğine, düşük doğum ağırlıklı bebeklerin doğmasına ve erken doğuma sebep olabilir. Sonrasında, bebekte yoğun bakım ihtiyacı doğuracağından ve yoğun bakımın uzun süreli olması halinde, bebekte gelişebilecek organ hasarlarının bir ömür boyu anne ve bebek için olumsuz sonuçlara sebep olabiliyor.” diye dikkat çekti.

Hamilelik döneminde o içeceği sakın tüketmeyin!

“GEBENİN BİR ANLIK İSTEKLE YÜKSEK ORANDA TÜKETTİĞİ KAFEİNİN OLUŞTURABİLECEĞİ HASARLAR BİR ÖMÜR BOYU TELAFİ EDİLEMEYECEĞİ SONUÇLAR DOĞURABİLİR”

Kafeinin insan için hayati bir ihtiyaç olmadığını kaydeden Yüksek, “Bunun yerini doldurabilecek yiyecek ve içecekler vardır. Kafeinin bağımlılık yapıcı etkisini de göz önünde bulundurursak, gebenin bir anlık istekle yüksek oranda tükettiği kafeinin oluşturabileceği hasarlar hem anne hem de bebek için bir ömür boyu telafi edilemeyeceği sonuçlar doğurabilir. O yüzden gebelik öncesinde bunları planlarsak ve annelerin bu alışkanlıklarını değiştirirsek elbette bebek ve anne için sağlıklı bir sürece vesile olur.” diye konuştu.

“GEBELERDE GÜNDE 125 MİLİGRAMA KADAR İZİN VEREBİLİYORUZ”

Normal bir insanın günde 400 miligrama kadar kafein tüketiminde bir sorun teşkil etmediğini belirten Yüksek, şöyle devam etti:

“Gebelerde ise 125 miligrama kadar izin verebiliyoruz. Kafein, içeceklerden alınabildiği gibi besinlerden de alınabiliyor. Çay, kahve ve kola gibi içeceklerin içinde kafein bulunmakla beraber özellikle bitter çikolatada yoğun kafein bulunmakta. O yüzden bu ayarlama yaparken gebelere günlük ne kadar çay ve kahve tükettiklerini soruyoruz. Özellikle toplumumuzda çay tüketimi ön planda olduğu için bunun bardak sayısının artık bir önemi kalmamıştır. Yani insanlar günlük 8-10 bardak çay içebiliyor. Gebelikte bunu birden kısıtlamak çok zor oluyor. O yüzden gebelik planlaması yapan hastalarımıza bir 6 ay öncesinden kafeinin bağımlılık özelliğini de ön planda tutarak kısıtlama yapmaktayız. 125 miligram kafeini bir fincan kahve ve iki çay bardağı bu oranı karşılıyor. Eğer hasta kafein miktarını kahve alarak karşılamıyorsa günde 4 bardak çaya kadar izin verebiliyoruz. Eğer bunun yanında besinlerle de kafein almıyorsa günlük kafein dozunu tamamlamış sayılıyor.” şeklinde konuştu.

 

“ÖZELLİKLE GEBELİKTE DÜZENLİ UYKU RİTMİ ÇOK ÖNEMLİ!”

Yüksek, “Gebelerin kafein ihtiyacı duymalarının sebebi gebelik hormonunun etkisiyle vücutta bir yavaşlama, bir sakinlik, algılamada gecikme uyku halinden kaynaklanıyor. Gebeler eğer aktif çalışıyorlarsa ya da eğitim hayatları devam ediyorsa bu süreçten negatif etkilenecekleri için daha bilinç düzeyini artırmak, uykuyu azaltmak amaçlı kafein içeren ürünlere biraz daha yaklaşabiliyorlar ama bu dönemde kafeini azaltmaları gerektiğini tavsiye ediyoruz. Uyku ve uyanıklık, bilinç açıklığı durumu başka yiyeceklerle ya da spor, egzersiz, beslenme tarzıyla düzenlenebiliyor. Hastaların kendine uyanıklık sürelerini arttırmak için günlük duş alabilirler. Egzersiz, gebelerde zaten vazgeçilmez bir şey. Bu da yine aynı şekilde dinç kalmalarını, gebelik süresince aktif bir vücuda sahip olmalarını sağlayacak. Özellikle gebelikte düzenli uyku ritmi çok önemli! Anneye doğum sonrasında da vücut direncinin sağlam olması için gebelikte doğru uyku düzeninin sağlanması gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

“GEBELERE GÜNLÜK 3 LİTRE SU TÜKETİMİ ÖNERİYORUZ”

Gebelerin kafein dışında içebileceği içeceklere değinen Yüksek, “Özellikle en başta önemini vurgulamamız gereken içecek sudur. Gebelikte bedende iki can olduğu için anne ve bebeği için belirli oranda su tüketmek zorundadır. Bu normal hayatta belki çok farkında olmasak bile bir litre, iki litre eksikliğin gebelikte bunu çok daha yaygın görebiliyoruz. Hastaların zaten tansiyon düşüklüğü oluyor. Kan volümü dediğimiz kısım azalıyor. Ve biz bunu suyla tolere ediyoruz. Gebelere günlük 3 litre su tüketimi öneriyoruz. Aynı zamanda maden suyu ve soda gibi ürünleri gebelerimiz tüketiyor. Maden suyu biraz daha mineral bakımından zenginken sodanın bazı zararları olabiliyor. O yüzden içeriklerine dikkat ederek kullanmaları gerekiyor. Gebeler günde bir maden suyu tüketebilirler.” dedi.

“BAZI BİTKİ ÇAYLARINI TÜKETEBİLİRLER FAKAT DOKTORLARINA DANIŞMADAN ÖZELLİKLE İLK 3 AYDA BİRÇOK BİTKİ ÇAYINA İZİN VERMİYORUZ”

Gebelerin bazı bitki çaylarını tüketebileceğini fakat doktorlarına danışmadan özellikle ilk 3 ayda birçok bitki çayına izin vermediklerine vurgu yapan Yüksek, “Ancak soğuk kış aylarında ıhlamur gibi kuşburnu gibi C vitamini daha çok içeren hibiskus çayı gibi çayları önerebiliyoruz. Tabii önemli olan bunların kaynama süresi. Doğru ürünün alınması, doğru yerden edinilmesi. Çünkü doğru tüketilmeye hazırlanmadığı zaman tüketilen bitki faydalı olsa bile hastalarda zararlarını görebiliyoruz. Kola gibi gazlı içecekler, kafein içerdiği için bunları da yine gebelikte çok fazla önermiyoruz. Özellikle yapay tatlandırıcı içeren yine az önce dediğim gibi maden suyu ve soda da aralarında yapay tatlandırıcı içeren türleri gebelerde önermiyoruz. Eğer uyku uyanıklık düzenini sağlamak istiyorsa biz gebelere hem C vitamini olarak takviye hem su olarak tükettiği için limonlu su önerebiliyoruz. Günde bir iki bardak daha fazla tüketmelerinde dahi sıkıntı olmuyor.” diye kaydetti.

“AKTARLARDA AÇIK SATILAN BİTKİ ÜRÜNLERİNİ DE ÖNERMİYORUZ”

“Ayrıca paketlenmiş, marketlerde satılan poşet çaylar, bunların içerisinde karışık bitkiler olabileceği için ya da paketlenme esnasında farklı bitkilerin de karışabileceği ihtimaline karşı onları da yine önermiyoruz.” diyen Yüksek, “Aktarlarda açık satılan bitki ürünlerini önermiyoruz. Açık olduğu için bazen toksin ürettiğinden dolayı sadece gebelere değil tüm insanlara zararlı olabileceği için önermiyoruz. O yüzden güvendikleri yerlerden kapalı ambalajlı bitkileri alıp usulüne uygun kaynatmalarını ya da demlemelerini bu şekilde de düzenli olarak günde bir fincandan fazla olmamak şartıyla tüketebilirler.” şeklinde konuştu.

“İLK 3 AYINDAN İTİBAREN VİTAMİN TAKVİYELERİNİ ÖNERİYORUZ”

Yüksek son olarak, “Ayrıca bazı vitamin takviyeleri var. Biz gebelere ilk üç ayından itibaren bu vitamin takviyelerini öneriyoruz. İçerisindeki magnezyum, kalsiyum mineralleri bunlar da yine gebenin gün içerisindeki aktif hayatını destekleyecek vitaminler. Zaten kafein tüketiminde vücuttaki faydalı olan bu magnezyum, kalsiyum emilimi de böbreklerden gerçekleşmeyeceği için mevcut olan magnezyum ve kalsiyumu idrarla atacağı için gebelere normalde de zaten kafein tüketimlerini azaltmalarını öneriyoruz.” dedi.