Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Bakan Tunç duyurmuştu yeni Tarife Resmi Gazete’de

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, ‘Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin çalışmalarını duyurmuştu. Yeni tarife Resmi Gazete’de yayımlandı.

Bakan Tunç duyurmuştu yeni Tarife Resmi Gazete’de

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “Baro başkanlarımızla yaptığımız toplantıda Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ni Eylül ayında açıklayacağımızın sözünü vermiştik. Çalışmalarımızı tamamladık, yeni tarifeyi onayladık.” Paylaşımıyla çalışmada gelinen son aşamayı duyurmuştu. Çalışma tamamlanarak Resmi Gazete’de yayımlandı.

Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğe göre; kamu kurum ve kuruluşlarıyla özel ve tüzel kişilerin sözleşmeli avukatlarına ödeyecekleri ücret en az 15 bin 800 TL olarak belirlendi. Dava ücretleri ise 8 bin TL ile 67 bin 700 TL arasında olacak. Avukatlara büroda sözlü danışma ücreti ilk 1 saat için 2 bin 300 TL, sonraki her 1 saat için bin 300 TL, çağrı üzerine gidilen yerde 1 saate kadar sözlü danışma ücreti ise 4 bin 800 TL oldu.

Söz konusu tebliğe göre kira sözleşmesi, tüzük, yönetmelik, miras sözleşmesi vasiyetname gibi benzeri belgelerin hazırlanması için avukatlara 19 bin lira ücret ödenecek.

“Tarife’de ortalama yüzde 90 oranında artış sağlanmıştır”

Öte yandan konuya ilişkin Türkiye Barolar Birliğinden yapılan açıklamada 2023-2024 Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin yürürlüğe girdiği belirtilerek tarifede ortalama yüzde 90 oranında artış sağlandığı kaydedildi.

 

Açıklamada, şu bilgilere yer verildi:
Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Türkiye Barolar Birliği 2023-2024 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nde, maktu ücretlere ilişkin önceki Tarife’nin yayımı sonrası oluşan mali tablo dikkate alınarak, ortalama yüzde 90,40 oranında artış yapılmıştır.

Özel vekâletnameli avukat ile CMK kapsamında görevlendirilen müdafi arasında yargılama sonucunda hükmolunan ücretler bakımından ayrım ortadan kaldırılmıştır.

Adalet Bakanlığı ile yapılan görüşmeler sonucunda varılan mutabakatla; aynı davada sanığın müdafiliği görevini yürüten özel vekâletnameli avukat ile zorunlu müdafi sıfatı ile hizmet veren avukat arasındaki ayrım kaldırılmış; aynı emek ve mesaiyi veren iki meslektaşın hak ettiği karşı yan avukatlık ücretinin de birbirine eşitlenmesi sağlanmıştır.

Yapılan düzenleme ile Tarife’nin 14. maddesinde yer alan “Beraat eden ve vekil veya müdafi ile temsil edilen sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir” kuralı, sanığın CMK gereğince görevlendirilen müdafii bulunması durumunda da kovuşturma için ‘Hazineden alınan ücretin mahsubu suretiyle uygulanması’ olanağı getirilmiştir.

Aynı maddeye getirilen değişiklik ile kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine sanığa yükletilecek avukatlık ücretine, vekilin CMK uyarınca zorunlu görev üstlenen avukat olması halinde de mahsup işlemi yapılmak suretiyle hükmedileceğine ilişkin düzenleme eklenmiştir.
Bu düzenleme; yurttaşların adalete erişim ve savunma haklarını etkin bir şekilde kullanmaları bakımından da önemli bir kazanım olmuştur.

Nisbi tarife’de basamak miktarlarında önemli artış

Tarife’nin nisbi ücretleri düzenleyen Üçüncü Kısmı’nda miktarlarda ilk iki basamakta yüzde 100 olmak üzere çeşitli oranlarda artış sağlanmıştır. Böylelikle açılan davaların büyük bir kısmını oluşturan ilk dört basamakta yer alan kalemlerde önemli miktarda artış gerçekleştirilmiştir.

Uygulamada birlik ve kanuna uygunluk sağlanmak üzere tarife’ye getirilen hükümler

Tarife’nin “Amaç ve kapsam” başlıklı maddesine “Avukatlık asgarî ücret tarifesi altında vekâlet ücreti kararlaştırılamaz” hükmü eklenmek suretiyle bu husus vurgulanmış ve Avukatlık Kanunu’nun 164. maddesinin tarifeye girmesi sağlanmıştır.

Uygulamada birliği sağlamak üzere Tarife’nin “Avukatlık ücretinin kapsadığı işler” başlıklı maddesine “Hangi sebeple olursa olsun, temyiz veya istinaf başvurusu üzerine verilen bozma veya kaldırma kararı sonrasında hükmolunan yargı kararlarında, hükmün verildiği tarihte yürürlükte olan Tarife esas alınır” hükmü eklenmiştir.

Tarife’nin “Görevsizlik, yetkisizlik, dava ön şartlarının yokluğu veya husumet nedeniyle davanın reddinde, davanın nakli ve açılmamış sayılmasında ücret” başlıklı maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 331. maddesi hükmüne uygun hale getirilmiştir.