• ÜLKENİN DURUMU VE BASIN

    ÜLKENİN DURUMU VE BASIN
    Süleyman AYDIN

        Basın bir ülkede ve ülkemizde en iyiye giden ve en kötüye giden yolda basamak ve mihenk taşıdır. Mesela; bir şeyi yüceltmek için hiç yoktan bir zeminden öyle ustaca haber çıkarırlar ki, aklınız şaşar. Hayretler içinde baka kaldığınız kişi, kurum ve konu için ''Vaybe!'' dersiniz. Yani karıncadan fil bile yaratabilir basın ve bir filden de karınca...

     

       Özel bir haber ajansının kurum ve özel şirketleri aylık abone yapmak suretiyle de, gönderdikleri her ısmarlama haberlerini servis etmeleri sayesinde de karıncanın gölgesinden fil yaratma silikonu oluşturular. Abone parası veren herkesin çamur deryasını güllük gülistanlık gösterme garantisini de vermeseler bile, öyle bir izlenim edindirirler.

     

        Yukarıdaki paragraf özel bir haber ajansı için iddia ettiklerimdi. Araştırmak, incelemek serbesiyeti vardır. Ancak altını çize çize iddia ediyorum. Bir de bizim milli ve vergilerimizle ayakta kalan, habercilik anlayışıyla hizmet eden bir kurum vardır. TRT tabii ki. Her dönem hükumetin politikasına uygun, asla muhalif çizgiyi yansıtmayan ve yayınlamayan bir çizgileri vardır. Ülkenin birlik ve bütünlüğü meselesinde hak vermiyor da değilim. Mesela; yek vücut halinde olmamız gereken bu günlerde aksini beklemek millilik olmaz. Zira bu aralar Suriye, Irak vatandaşları gibi başka ülkelerin, bilmediğimiz sokaklarının çöplerinde kağıt toplamak zorunda kalmak istemiyorsak milli olmamız farzdır.

     

       Gel gelelim eleştirdiğim mevzuya. Hem aldığı paranın hatırına hareket eden özel haber ajansı, hem de vergilerimizle en iyi ekip ve ekipman ve dolgun maaşla yayın görevi yapan TRT için birlik hikayesine sığınarak kalaylama ve sivrisineği saz ahengiyle dinletme ilkesine göre hareket etmenin zararlarını da söyleyeyim. Dedim ya; kişi kurum kendi yazar,çizer ve düzer özel haber ajansına gönderir ve anılan kanal yayınlar. Bir fırının abone olduğunu farz edin. Neon ışıklı tabelası, parlak metalle yapılmış vitrininde duran fantazi ve al benili kurabiye ve pastalarının haberi servis edilir. İştahımızı kabartan görüntü ve haber midemizde ve görselliği sayesinde dimağımızda yer edinir. Şaşaayla gösterilenin arkasındaki fırın, mutfak ve imalat tezgahında farelerin cirit atma, hama böceklerinin gezinme ihtimalini hiç yüzeye çıkartmazlar. Diyelim ki, böyle bir şey oldu; görmemezlikten gelirler.

     

       Ve milli kanalımızın yayın çizgisine de baktığınızda biraz farklı olduğu aşikardır. Mesela; bir ilin valisi ile ilgili tek bir aykırı haberin yapıldığına tanık değilsiniz. Yada sosyal yardımlaşma vakfında, devletin merhametini sergilemek ve icra etmekle yükümlü resmi kurumda, gelen garibanları ihmal eden, azarlayan memuru teşhir etmek için haber merkezine gelişini yok sayarlar. Biri maddiyat, yek diğeri de politikaları gereği gider, görüntüler, kalaylar ve izlettirir.

     

        Sokak sokak, meydan meydan, şehir şehir gezen boğazını yırtan Sayın Cumhurbaşkanımız  bu halkın hizmetkarıyım derken ve gerçekten de bu halk için her icraatı yaparken oy artışı beklerken, Sosyal Politikalar Müdürlüğü'ne bağlı yerlerden birinde, kötü davrandıklarından dolayı kendisine küsen vatandaşın muhalefete giden oyunu kimse iletemez. Yani kim ne derse hükumetin politikası gibiymişcesine cafcaflı gösteren TRT ve özel haber ajansı aslında ne denli kötülük yaptığının farkında değiller. Eğer farkında ise daha vahimdir. Alabildiğine yoğunluktan başını kaşıyamayan Sayın Cumhurbaşkanımıza ulaşıp, derdini anlatabilmenin imkansızlığını bilen  vatandaşımızın aklına televizyon kanalları ve gazeteler gelince hayal kırıklığı yaşıyor.

     

       Bismil Aile Destek Merkezi'ne, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü'nün çat kapı gidişinde, şöyle bir tur atınca neyi gördüğünü sormak istediğimi yazmıştım ama ses yok. Koridorda şöyle bir turlayan Müdür Bey, ne gördü bize yansımadı. Orada çalışanların nasıl çalıştıklarını, yüksek torpilli personellerin müdüre bile posta koyduklarını da şöyle bir zikretmiştim. Özellikle dejavantajlı kişileri insani bir şekilde himaye ettiğini sanan Sayın Cumhurbaşkanımız bu kurumlara önem verip, halkının kendisi ile kucaklaşmasını beklerken, arkasını dönenlere bir türlü anlam verememektedir. İş basına kalınca da haber vererek Bismil'deki Aile Destek Merkezi'ne giden muhabirler karşısında, aslında o birime belediyeden giden ve yapacakları iyice ezberlettirilen biri eşlik eder. Yani gittikleri yer, Aile  ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü'ne bağlı bir yer ama, eşlik eden belediyeden.

     

       Müdür Bey'in de çat kapı gidişi ile ilgili yazımda irdelemesini istediğim mevzu için de bir daha dikkat çektirme arzusundayım. Aile Destek Merkezi'ndeki ismi bende mahfuz bayan, yüksek torpille orada çalışanın direktifleri doğrultusunda ve kameralara karşı o güne  özel hıncahınç doldurduğu sınıfları  gösterirken TRT muhabir ve kameramanları başarılı iş yaptığını zan edecekler; öylemi(?) Bataklığın üzerini örtmek isteyenler de, Sayın Cumhurbaşkanımızın kendini paralarcasına vatandaşa hizmet edilmesini, sülükten balina yaratarak kendilerini milli sayacaklar. Yemezler!

     

       Görüşmek üzere...

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen