• UCUZ HESAP

    UCUZ HESAP
    Süleyman AYDIN

    UCUZ HESAP

     

       Reis geçen Cumartesi günü Diyarbakır'a geldi. Hem stadyumun açılışı, hem oynanan dostluk maçının başlangıç vuruşu yaptı ve hem de çok önemli olarak değerlendirilen konuşma yaptı. Sağını, solunu, kenarını hiç aklım da tutmuyorum ancak, bana göre taşlarının tamamı ilimizdeki siyasetçilere ve kurum müdürlerine idi.

      

       Öyle cuk diye oturan bir şey oldu ki, keyfime diyecek yoktur. Nefsime hoş gelen bir durumdan söz etmiyorum. Kibirden Allah'a sığınırım. Sayın Cumhurbaşkanımızın konuşma yaptığı gün yani, Cumartesi günü bir yazım yayınlanmıştı. Konu kurumlardan biri olan Dedaş ile ilgiliydi.

     

       Dedim ya, cuk diye oturdu; hatırlatayım, aynen öyledir diyeceksiniz. Dedaş'ın başındaki müdürün sistemi yaptığı çalışmalar tam da Reis'in sitem ettiği ve kafalarına kaya attığı profilin tam da belirginliğidir. Başbakan olduğundan bu güne, Valilere, l başkanlarına, müdürlere, belediye başkanlarına varıncaya dek; keza muhtarlara yönelik hep şu söylemleri akıllardadır: '' Kapınız her zaman vatandaşlara açık olsun, onlar size gelmesin, siz gidin kapılarını çalın, dertlerini dinleyin, sıkıntılarını giderin!''  Her zaman diline pelesenk ettiği uyarılarının üstüne en son konuşmasında da uyarılarının dikkate alınmadığını anlamış olacak ki, yukarıda saydığım makamların temsilcilerine bayağı içerlediğini belirtti.

     

        Alenen söylediklerinden ders çıkarıldı mı bilemem ama, gerek il teşkilatları ve gerekse kurum müdürlerinin umursadığına, üzüldüğüne üzerlerine aldığına tanık olmadım, hissetmedim. Yani, öz babamızın bize bir şey dediğinde yüzümüzün düştüğü ve rencide olduğumuz hali düşünün; öyle bir şey sezmedim. Konuşmadan hemen sonra lüks bir otelde verilen yemeğe gideceklerinin ve bol bol selfie çekeceklerinin mutluluğunu yansıtanları gördüm.

     

        Yani, halk kendisine ulaşmasın diye karakoldan daha fazla bir koruma sistemini kendisi için kurduran Dedaş Müdürü'nü görüp yansıtan siyasetçinin neden olmadığını anlamakta güçlük çekiyoruz. Yapılanların; Reis'in de işaret ettiği oy kaybına evrilmesi kimsenin umurunda gözüküyor. İletilmiyor, müdahale edilmiyor; her şey güllük, gülistanlık havası veriliyor ama, seçimde oy kaybı önlenemiyor.

     

        Bir de ilgincini de yazayım. Ak Parti'de bir ilçemizde en son seçilen bir başkanın daha önceki yönetimde olanları düşmanmışcasına uzaklaştırmasının da olduğunu söyleyeyim. Bu kadarla kalsa iyi, resmi bir kurumda çalışan eski yönetimden kişileri de partiden uzaklaştırdığı gibi, yıllardır çalıştığı birimden uzaklaştırıp, yerine kendi yakınlarını oturtmanın da seçimde yansıması menfi olacaktır.

     

        Ucuz hesap yapanların derdi gayesi, sıkışınca batırıp gitmektir, diye düşünüyorum. Dava adamı olmak maksadından uzakların yaptıklarını görmezlikten gelenler galiba kandileri ile ilgili de gelecek bir hesap yapmıyorlar. Reis koştursun; gitmediği ülke, bölge, köy, sokak, meydan ve il kalmasın ama, bizimkiler için yazdıklarım havada kalsın. Çünkü, sahiplenilmeyen dertler hem ülkeye, hem ilimize ve hem de bir sonraki dönem yeniden seçilmeyi düşünenlere zarardır.

     

       Görüşmek üzere...

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen