• TUS FIRSATÇILIĞI

    TUS FIRSATÇILIĞI
    Süleyman AYDIN

    TUS FIRSATÇILIĞI

     

       Milli Eğitim Bakanlığımızın; hükümetimizin faydalı ve hakikaten hizmet etme şiarıyla yaptıklarının haddi hesabı yoktur. Eğitim ve sağlık gibi temel konularda yaptıklarının alkışlamamak vicdanın kör noktasıdır. Hastanelerdeki konfor ve rahatlığı kast ederken daha şehir hastanelerine gelmedim. Hastalarımızın kendilerinin, kendi evlerinden daha rahat hissettiği bir yer oldu; şehir hastaneleri. Kendi evinde öz evlatları tarafından bakılmayan yaşlıların da devlet tarafından verilen bakıcı parasının da kısmen katkısı olduğu gibi, alınan para da aile sıcaklığına giden yol oldu. Ve eğitim mevzu bahis olursa... Sokak sokak topladıkları çocukların kitaplarının masalarında olmasından tutun, beslenme saatlerinde yedikleri, içtikleri de cabası. Devletimizin bir lütfüdür.

     

       Eğitim sisteminde öğrenciler için, yapılanlardan yola çıkarak devleti açıklamak görevimizdir ama bu gün şahit olduğum bir konu biraz tepkimin oluşmasına vesile oldu. Tıp fakültesinde okuyan bir yakınım ders kitapları almak için, bir dershaneye yöneldi. Beraber gittiğimiz dershanede birçok öğrenci vardı. Buraya kadar anlattıklarım alakasız şeylerdir ancak, görseli anlatmam olarak kabul edin.

     

       Büyükçe bir salonda yirmiden fazla bilgisayar masası ve her masada bir genç duruyordu. Ekranı dikkatle izleyen kızlı erkekli gençlerin takip etme çabaları olduğunu tahmin ediyorum. Devlet okulu olmadığı için, ceplerinden verdikleri bir bütçe ile o şansa eriştiklerini düşünüyorum. Ve sonra asıl mevzu ile hemhal oldum. Yakınım kendisine ait olan kitapları istedi. Kucağı kaplayan bir mukavva kutuyu dolaptan çıkaran görevli kitapları birer birer gösterince reklamın arkasının maddiyata evrileceğini aklımdan geçirdim. Derken, işin fiyat boyutu belirdi.

     

       O denli sayfadaki başka kitapları edinmek istediğinizde dörtte bir fiyata alabileceklerinizi ve hem de öğrenci kesimi gibi zekatın ve fitrenin gideceği kişilere bu bedel çok fazla diye aklımdan geçiriyorum. Bir de, evden çıktıktan sonra en az beş kitabevini geçerek bir binanın 3. katında gidip bulabileceğiniz kitabın hikayesi de pahalı olacağını gösteriyor. Neden mi? Es geçip gittiğimiz kitapçılarda olsa idi, pazarlama ve rekabet olayı olunca fiyatlar öğrencilerin daha rahat istifade edebileceği bir gerçekti.

     

        Ez cümle; Tıp Fakültesi'nde okuyan öğrencilerin istifade edeceği kitapları yazabilecek kişilerin sayısı acaba bir kişiden mi ibarettir? Yazılan o kitapları yayınlanacak yayınevi de acaba bir tane midir? Ve koskoca bir kentte sadece bir dershanede satılmasının mantığı nedir anlayamadım. Cevaplar da benden. Birileri bu kitapları ve tekeline almış ve fahiş fiyata satıyor. Çoluk çocuğunun rızkından kısıp çocuğunu zor şartlarda öğrenci evladını kıt kanaat geçindirme savaşımı veriyor. Kimsenin umurunda değil. Devlet babanın devreye girmesi ve bu fırsatçılığa son vermesi lazım. Hem de acilen!

     

       Görüşmek üzere...

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen