• TERS YÜZ OLDULAR

    TERS YÜZ OLDULAR
    Süleyman AYDIN

    TERS YÜZ OLDULAR

     

       Ülkemizin genelinde iki olgu ön plana çıkmaktadır. Birincisi, Ak Parti'nin lehine her kımıldama için muhalefet başlıyor. Örneğin; 15 Temmuz darbe girişimi gibi bir vahşi darbe kalkışmasında hayatını kaybeden yüzlerce masum şehide ve yaralıya rağmen, senaryo dediler. İkincisi, ne olursa olsun İngiltere, Amerika ve Avrupa ülkelerinin, kesinlikle ülkemizi parçalama fikrinden vazgeçmeyecekleridir.

     

       Fetö'nün, elin gavurunun bu cennet vatanı Türkiye'mizi bölme emellerine hizmet etme vazifesini ifa gecesi 15 Temmuz için, kurgulanmış diyen zihniyet mantıklı düşünmeye dursun, yeni teşebbüsler sahneye sürüldü. İlki gibi, bunun için de aynı nakaratı tekrarlayacaklar. Gözlerine soka soka aşikar olmasını dilemek içimden geliyor ancak, olan mukaddes ülkemize olacak diye olmaması için dua ediyorum.

     

       Ve başlıkta dediğim gibi, neden ters yüz olduklarını açıklamaya gelince...Birkaç gün önce hiç de alakalı olmayan bir Bakanımız; '' Üç bin Fetö'cü ihraç edildi.'' diye açıklama yapınca, çok sıradan algılandı. Alışa geldiğimiz haberler olması hasebiyle pek endişelendirmese de normalde İçişleri, Başbakanımız veya Sayın Cumhurbaşkanımızın yapması gereken açıklamayı, askeri cihetten sorumlu bir bakanımızın yapmasında kafam karıncalandı. Evet, Genelkurmay Başkanlığı bünyesindeki hain personel alınsa da, temelde Adalet Bakanlığı'nın açıklama yapacağı alana giriyor.

     

       Karanlık yerini şafağa bırakınca çizgiler net belirmeye başladı. Daha tanyeri aydınlanmadan, seçimin erkene alınması da gündemin ilk sıralarına da oturunca ayrı bir şok oldu. Herkes seçimle ilgili konuşa dursun, dün akşam çok güvendiğim kaynaklarımdan elde ettiğim bilgileri okuyunca renk tamamen değişti. Olan veya olacaklara senaryo diyenlerin yine aynı teraneye sarılacaklarını biliyorum ama, onlarında şunu iyi bilmeleri gerekir. Biz de kof cümlelerle yüzeyselleştirdikleri, '' planlı darbe'' martavalından öteye gidemediklerini ve içini dolduramadıklarını biliyoruz.

     

       Amerika, İngiltere ve Almanya'nın organize ettiği ve Fetö katiline taşere ettikleri darbe için plan yapılmıştı. Üç bin kişilik kadro bu işte etkili ve faal olacaktı. Sokaklarda hafif karışıklık oluşturup gelişi güzel silahlı saldırı yapacaktılar. Sivil kalleşler kendinden olmayan güvenlik güçlerimize saldırı düzenleyince, kendilerinden olan güvenlik güçleri rastgele ateş edip sivil halkı katledecektiler ve olaylar başlayacaktı. Senaryo diyenler aynı ezgi diyecekler diye, paragrafı bitirmeden tezlerini çürütme babında bir örnek vereceğim. 19 Nisan tarihinde oynanan Fenerbahçe ve Beşiktaş maçını izledi iseniz, gördünüz. Avantaj skorla maça başlayan Fenerbahçe taraftarlarından görünen bir gurup aniden sahaya sert cisimler atmaya başladı. Normalde dezavantajlı durumda bulunan Beşiktaş taraftarlarının yapması gerekirken diğer taraftarların yapması size de tuhaf gelmiştir sanırım.

     

       Darbe planları deşifre olunca, hükumetin aldığı erken seçim kararı başta ana muhalefet başkanı olmak üzere herkesi ters yüz etti. İngiltere, Amerika ve Almanya, CHP'nin oturma eylemi yapmaları verdiği görevle tırmandırılacak sokak olayları maçlarda daha artacak ve Cenneti Mekan Sultan Abdülhamit Han'a tertip edilen darbenin bir benzeri ile ülke parçalanacak ve bölünecekti. Ülkemizin yok olması, Suriye ve Irak'ta olduğu gibi tecavüzlere uğraması akibetinin karşısında gönlü rahat olan salya sümük alçak Fetö, bir yerlerine kına sürecekti.

     

       Hala kendini ermiş gören cahiller olanlar karşısında ne kendilerini yargılıyor, nede güya okudukları Kuranı Kerim hükümlerine göre, en büyük günaha ön ayak olduklarını düşünmek bile istemiyorlar. Sadık olduğu Peygamberin duasına mazhar olmuş ve oynanan oyunlardan ötürü tecrübe edinmiş ülkemiz için, attıkları her adım fiyasko ile sonuçlanmaktadır. Yek vücut olmuş bu milletin bir tokat daha vurmasını sağlayacak planın erken seçim olduğunu gören milli birlik projesi sayesinde aldıkları galibiyetle, köşelerine çekilmeyeceklerini biliriz.

     

       Allah şükür, halkın şah damarında yer edinmiş kardeşlik ruhu düşmanlarımızı daha da hırslandırsada elimizdeki bir gerçek de şudur: Oyuna gelmeyecek, birbirimizden ayrılmayacağız. Zira, Suriye ve Irak'a getirdikleri özgürlüğün aslında iffetimize leke ve yüzyıllar boyunduruk altında yaşamaya yol açıyor. Kullanılanlar ve alçakları da asla unutmayacağız elbette. 

     

       Görüşmek üzere

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen