• TAŞERON İŞÇİLERİNİN SINAVI

    TAŞERON İŞÇİLERİNİN SINAVI
    Süleyman AYDIN

     

     

       Taşeron işçilerinin kadroya geçişi ile ilgili yapılacağı sınav gerçekleşti. Sınavın yapılması ile ilgili herkeste bir ruhsal gelgit oluşurken konunun direk muhatabı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeloğlu Hanımefendi katıldığı ve adını hatırlamadığım bir televizyon programında şunları söyledi:'' Kadroya geçecek personelleri elemeyi tasvip etmiyoruz. Konuştuğu tarih yasanın çıkmasının hemen akabindeydi.

     

       Personellerin işkillenme hali, tedirginliği, kurumun inisiyatifine verilecek sınav yetkisinde; olur ya, kaşını gözünü sevmeyen idarecinin merhametinden geçemeyeceği düşüncesi ile sınavın yapılacağı tarihe geldiler. Bazı ilçelerde sınava alınanların çok kolay sorularla karşılaştığını da duydum. Kendi branşları ile ilgili sorulan soruya cevap veremeyen personele karşı tolerans menfi olur elbette ama ilgili konuda soru sormak da isabetli oldu.

     

       Vasat geçen, sivrice yorum ve yaklaşımların olmadığı sınav meselesinde yüzlerin güleceğini söyleyebilirim ve buda hükümetimizin asgari ücret gibi zar zor geçimini yapan vatandaşlarını müteahhitlerin insafından alıp, insanca ve biraz da müreffeh yaşamasına fırsat vermesi idi. İstisnalar hariç tabii ki.

     

       Türkiye'de şu an gündemi meşgul eden ve herkesin kulaklarını dikleştirmek, gözlerini dört açarak takip ettiği iki konu vardır:

    1: Afrin'e düzenlenen Zeytin Dalı Harekatı,

    2:Taşerona bağlı personellerin kadroya alınması.

     

       Gündemin ana konusu olan Afrin'e yönelik Zeytin Dalı Harekatı'nı hemen hemen herkes pür dikkat izlemektedir ve ulusal medyada haber saatinin tamamını kapsamaktadır. Vatandaşa yönelik çok büyük iyilik ve hak vermek suretiyle anılan taşerona bağlı personelleri devletin güvencesine almak üzere düzenlenen sınav haberleri çok sönük kaldı. Zeytin Dalı Harekatı bitince veya seçim döneminde eminim gündeme gelecek ve yapılanların devamı gelecek vaadiyle oy istenecektir. Derken, mevzu sınavın etrafında odaklandı ve ben de Suriye'de haber peşinde koşmadığım için, il merkezi ve ilçelerden gelebilecek ikincil konu sınava pür dikkat kesildim. Dedim ya, gündemin ikinci ve benim perspektifime direk giren sınav konusu elimde kalmışken enine boyuna irdeledim. Ergani, Bismil, Çüngüş, Çermik ilçelerinde sınava girenlerden ulaşabildiğim kadarıyla kişilerden bilgi almaya çalıştım. Bismil dışında kolay ve herkesi memnun eden sınav hususu için en başta olan Sayın Cumhurbaşkanımızın vatandaşına devlet elini uzatması olarak görülmesi hassasiyetiyle bir çok dua ve teşekkür geldi. Burada yazmak da vazifemdir. Bismil sathında yapılan ve kaymakamlıkça yapılan sınav olayına gelince Sayın Cumhurbaşkanımıza ne teşekkür ne de dua çıkmadı. Yapanlar edenler elbette kaymakamlık ve maiyeti idi ama devleti temsilen ve Cumhurbaşkanımızın onayıyla o makamda bulunandan adeta Hazreti Ömer adaleti beklenir ve keyfi bir anlayışla eve ekmek götüremeyenler şöyle düşünür: ''Sayın Cumhurbaşkanımız neden daha merhametli, anlayışlı birini atamıyor?'' Haklılar mı, değiller mi, şimdi yazacağım ve siz değerlendirin. Sınavın olacağı gün ve saat personellere mesajla bildirildi. Bu gayet olağan ve eve aş götüreceklerin devlet himayesine giden basamaklarda kalplerinin daha fazla atılmasının başlangıcı idi. Ne soru çıkar, nasıl soru çıkar neviden danışmalar, fikir beyanı ile yazılı sınav için beklenirken, sınav saati değişti. Derken bir daha değişti ve nihayetinde farklı bir yerde saat 5'te sınav olacağı yine mesajla bildirildi.

     

       Araba motoru ile ilgili soru evrak işlerinde bir memur gibi çalışanlara veya ömründe parası olmadığı için arabanın pedalından bihaber birine sorulmuş. İşin ilginci bu soruları da kimin hazırladığı meçhul. Sınavdan önce gizliliğe riayet edilir, bu bir yasal zorunluluktur ama, sınav sorularını hangi kinaye ile hazırladı, hazırlama konusunda ehliyeti var mı, sorusu belirince hazırlayan komisyonunun kim olduğuna odaklanmamak elde değil. Bismil Kaymakam'lığınca tertip edilen sınav meselesi ile alakalı yaptığım araştırma devam ederken Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeloğlu Hanımefendi'den belki de Bismil, ya da başka bir yeri zikrederek, Malatya'da bulunduğu esnada, şöyle bir açıklama yaptı: "Ama maalesef şimdi bazı yerlerden duyuyoruz, sınav komisyonlarında çok büyük bize gelen şikayetler olmadı ama bugün bazı medya kuruluşlarında yer almış 'Farklı sorular soruluyor' diye. Ben buradan tekrardan bu komisyonlardaki yetkili arkadaşlarımıza sesleniyorum: Biz çok temiz ve önemli bir iş yaptık, bu işi gölgeleyecek hiçbir girişim içerisinde olmayın, aynı titizliği sizlerden de bekliyoruz. Sınav komisyonlarında sadece işinizle ilgili bunca yıldır, hepiniz yıllardır işlerinizi yapıyorsunuz zaten, işiniz dışında hiçbir soru sorulmaması gerekiyor. Eğer soru sorulursa buradan ben taşerondaki kardeşlerime sesleniyorum, itiraz etsinler, biz onların yanındayız. Bu konuda Cumhurbaşkanımızın, Başbakanımızın kesin talimatı var. Bizim ortaya koyduğumuz bir genelgemiz, çalışma usul ve esaslarımız var. Buna aykırı davrananlarla ilgili gereği yapılacaktır."

     

        Devletimizin bekası olan vatandaşlara her hizmeti içtenlikle götüren Reis'in yöneticiliğine gölge düşüren, semaya açılan ellerin kalplerinden gelen dualara dahil edilmemesine vesile olan Bismil hadisesi sıradan bir durum olarak geçiştirilmemelidir. Keyfi muamele bağlamında değerlendirilmesi gereken sınavı düzenleyenlerin, yönetici makamında olduğu düşünülerek, diğer uygulamaları da araştırılmalıdır.

     

        Görüşmek üzere...

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen