• SAĞLIĞA VİCDAN ŞART

    SAĞLIĞA VİCDAN ŞART
    Süleyman AYDIN

    SAĞLIĞA VİCDAN ŞART

     

       2002 yılından bu yana, sağlık sektöründeki iyileşme takdirin en üst seviyesindedir. Sayın Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın hayalindeki Şehir Hastaneleri projesinin birkaç ilde hayata geçmesiyle, sağlığa ne denli değer veren bir hükümetçe yönetildiğimizi anladık.

       Tabii sağlık söz konusu olunca akan suların durması lazım. Diyarbakır veya Diyarbakır gibi azizliğe uğramış kentleri saymazsak, diğer illerin analizi mükemmel bir yaşam seviyesindedir.  Gece yarısı sıraya girip doktora muayene fişi aldığımız günlerin kabusu dahi çok kötü değil mi? O günleri yaşayanlar, gece yarısı fiş ve ilaç kuyruğu muhabbetine dahi irkilirler.  O halde şimdi hazır olun zira anlatacaklarım psikolojinizi bozacaktır.

       Yıl 2019, yer Diyarbakır Çocuk Hastanesi. Ülkemizin süper güç listesine girdiği günler. IMF'nin borç para verelim teklifine neredeyse s...ktirle karşılık veriyoruz. Yeşil Kart, Bağkur, SGK ve özel sağlık sigortalıların her hastanede ve aynı muameleye tabii tutularak muayene olabiliyorken, siz gece yarısı kalkıp fiş almak üzere kuyruğa girmek zorundasınız. Yani, diyelim gece yarısı kalktınız, sıraya girseniz bile hasta çocuğunuz için, fiş alabilme garantiniz yok. Ne yapacaksınız peki? Acıyla kıvranıp güneşin doğuşuyla birlikte eli boş eve dönersiniz.  Sabah çocukları ile kahvaltı yapıp, bilmem hangi vicdanla işe giden Sağlık Müdürü, Başhekim ve ilgili doktorlar keyif çayını içerken, yüreği yanık babalar, ciğerlerinin hasta hallerini izlemekten başka bir şey yapamazlar

       Bazen düşünüyorum da, o esnada bir karar mercii olsam vereceğim en hafif ceza giyotin olurdu herhalde. Hâlâ da havsalam almıyor.  Ne demek, diye düşüne düşüne sinirlerime tavan yaptırıyorum. Evvelâ insani bir vaziyetin eseri olarak kutsal hekimlik konumuna oturttuğum doktorlar geliyor gözlerimin önüne.  Sonra koskoca sekiz saatlik bir mesai olayını içselleştiriyorum. Dahasında koskoca bir insan olarak, kendisine muhtaç, çaresiz ve canı ağrıyan hastaların sadece 20' sine muayene fırsatı veren vicdansızlığı düşünüyor ve içinden çıkamıyorum.

       Bir önceki yazımda heyet ile alâkalı tenkidim ve Sağlık Müdürlüğü'ne sitemimi biliyorsunuz. Nöroloji gibi bir bölüme gelen tüm hastalara müdahalenin aciliyeti ve hassasiyetini belirtmeme gerek yok herhalde. Klinik sayısını ivedilikle artırmak ve bu arada da günde sadece 20 hastaya bakan keyifçi doktorlara da iyi bir ceza verebilme kabiliyetine sahip olmayan bir yönetimin o makamda bir dakika daha durması en hafif tabir ile eziyetin en üstü bir işkencedir. Kaldı ki söz konusu sağlıktır.

       Görüşmek üzere...  

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen