• NE OLACAK HALİMİZ?

    NE OLACAK HALİMİZ?
    Süleyman AYDIN

    NE OLACAK HALİMİZ?

     

       ''Yeni Atamalar'' başlıklı yazım, çok yorum ve bayağı ilgi oldu. Atanan kurum müdürlerinin atanma şekli ile ilgili edindiğim bilgileri siz değerli okuyucularımla paylaştım. Cuk diye oturmuş diyenler de oldu, maalesef gerçek anlamda hizmet edenler, kıymet görmüyor diyenler de... Güzel olmuş, gerçekleri yazmışsın diye yorum da yazanlar bir hayli idi. Demek ki noktasına denk geldi, diye düşündüm.

     

        Yazımda ele aldığım konuda geçen bilgiler yerli yerinde olunca, biraz daha irdeleme gerekti. İlimizde seçilen milletvekillerimizin neler yaptığını şöyle bir, hep beraber düşünelim, kritik yapalım. Meclise devamlılıkları nasıldır; hiç önemsediğimiz konu değil. Eğer devamsızlıkları varsa, parti işleyişine göre ve tüzükte belirlenen işlemler uygulanır. Sonrasında yaptırımı nedir, devamsızlık yapanların seçim dönemi mülakatları ve değerlendirmelerinde karşılığı nedir bilemeyiz ancak, ilimiz için yaptıkları tam da bizi ırgalamaktadır.

     

        İlimiz hususunda dedik ya... Hizmet, sanayi, üretim, yollar ve asayiş konularında milletvekillerimizin mücadelesi ve dahli var mıdır; derseniz aldığım bilgilere göre hayır! Ayda bir mutlaka ilimize gelen Sayın Başkanımız başta olmak üzere, bakanlarımız, partinin üst düzey yetkilileri, müsteşarlar, bakan yardımcıları eksiklikleri ve yapılması gerekenleri görüp, ellerinden ne geliyorsa, hatta daha fazlasını yapıyorlar. Buraya çok iyi hizmet edip, diğer illerden geri bıraktırmıyorlar,  seçim dönemlerinde oya dönüşsün diye, bir de ikinci sınıf vatandaş hizmeti görüyoruz diye, terör örgütüne algı yapma fırsatı vermiyorlar.

     

        Hizmet hükümetten çıkıyor; bildiğiniz üzere. Geriye mecliste temsil ve meclis çalışmaları dışında odalarında Diyarbakır'dan giden hemşerilerimizin sorunlarını dinleme ve yardımcı olmaları kalıyor. Gidenlerin içinde, - mesela, bende onlardan sayılırım- diğer il milletvekillerinin gösterdiği sıcaklığı ve ilgiyi gösterdiklerini duymadım, görmedim. Bunların dışında kendileri ile uyumlu olsun diye,  kurum müdürlerinin atanmasında birinci söz sahibidirler. Doğal olarak atanan müdürlerin vekillere gösterdiği saygı ve gerekirse her gün Ankara'ya gidip sadakatini göstermek bayağı kıymet görüyor olacak ki, hizmet olmuş, olmamış, şikayet var; dikkate alınmıyor.

     

        Ve geriye kalan da, olan kentimize oluyor. Mağdur olduğunda bırakın sekreteri, kapıdaki korumayı asla geçemeyenlerin çaresizliği de geçer akçe olmuyor. Asli görevi ve eminim çabası,  vatandaşının refahına olan, hükümetin diğer görevi de iktidarda kalıp, hizmet edebilme fırsatı için oy kazanabilmektir. Çıkın sokağa ve insanların nabzını tutun. Gelen oyların tamamı Sayın Başkanın hatırına ve hizmetlerinin karşılığı olarak veriliyor. Ve dediğim gibi, meclise devamsızlık, odasında karşılama veya ilgisiz bırakma da ölçü alınmıyor ya... Kendilerinin de seçimle birlikte olan sınavı, hükümetimizin işini zorlaştırıyor ve bu vesile ile giden oylar, başarısızlık gibi okunuyor.

     

       Seçimden önce de madem Sayın Vekillerimiz, kurum müdürlerinin atanmasında etkilidirler; o minvalde sınava tabii tutulmaları şarttır. Seçimlerde başarı olmayınca ilk işi, faturayı kurum müdürlerine çıkartmak olan vekiller nedense kendilerinin onayı ile atanmış olduklarını unutuyor. Yeniden atayıp, hiçbir şey olmamış gibi yoluna devam ediyorlar. Bu hal böyle devam ediyor gibi görünüyor.

     

        Bu satırlarımın şimdi okunup, seçimden sonrasını veya gerekli yerlere gönderilmesini isterim. Zira yaklaşan yerel seçimlerde oy kaybı devam edecek. Şöyle bir öneri faydalı olacaktır: Başarısız kurum müdürlerinin faturası çıkarılıp, hangi vekile dayanıyorsa,  aday olma noktasında eksi hanesine yazılmalıdır. Değerlendirme ve aday göstermede bedeli ödetilmelidir ki, ancak bu yolla, vekiller çok iyilerini tercih etsin veya belirleyen mekanizmalardan uzak dursun. O vakit hem kurum müdürleri, kapısını çalan vatandaşın mağduriyetini giderirler hem de siyasiler oy kaybettirme konusunda dikkatli olurlar. Önceki bir kaç atanmaya onay, eğer eksilerle bezenmişse öyle bir fırsat verilmeme seçeneği de olmalıdır.

     

       Görüşmek üzere

     

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen