• LÜTFEN

    LÜTFEN
    Süleyman AYDIN

    LÜTFEN

     

       Hayırlısı ile yerel seçimlerin havasını teneffüs etmeye başlıyoruz. Yağmurlu bir Kasım ayında Sayın Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın kendisini aday göstermesi ile kente gelen Sayın Atilla, coşkulu bir kalabalık tarafından karşılandı. Coşku ile birlikte gözlerden kaçmayan ise, dinlemeye gelenlerin gözlerinin içinin gülmesi de ayrı bir güzellik oldu.

     

       Sayın Cumali Atilla'ya eşlik eden il milletvekilleri, il teşkilat üyeleri, ilçelerden gelen üyelerin platformda vatandaşı selamlaması kendisine gösterilen teveccühün yanında solda sıfır kaldı. Hem vallahi, hem billahi aynen böyle oldu. İçinde bulunduğumuz yıl içerisinde gerçekleşen genel seçimlerde aday gösterilen listelerden rahatsız olan Aziz Diyarbakırlılar, sokak sokak gezen, yaşlıların elini öpen, çocukları kucaklayan ve asli vazifesinin çok üstünde bir hizmeti bize sunan Sayın Başkanımız için alkış tufanı koptu. Sahnede bulunan ve konuşma yapan İl Başkanının mütevaziliği ortada idi ancak, konuşmasını yüksek ses tonu ve heyecan yaratsın diye vurgularla sürdüren Mehdi Eker'e lütfen ilgisinin dışında içtenlik olmadı.

     

        Yukarıdaki paragrafta özünü anlattığım konunun meali iki maddede ele alınabilir.

    1: Madde: Vatandaşlarımızın Eker'e verdiği kredi bitmiştir. Yani, İnşaAllah ilçe adaylarının belirlenmesinde anılan vekilimizin dahli olmaz. Olursa ne olur, noktasında hepimizin yani , Ak Parti'ye dava gözüyle bakan kişilerin üzüntüye gark olacağı kaçınılmazdır. En son genel seçimlerde insanların yeterince kalbini ağrıtan hadise, tekrar yaşanmasın beklentisi herkeste mevcuttur.

    2.Madde: Eker'i makamında, meclisteki odasında, il başkanlığına gelişinde ziyaret edenlerin rahatsız olduğu konu da herkesçe malumdur. Kendisini ziyaret etmeye giden kişinin hal hatır sormasında bile, asla yüzüne bakmaya tenezzül etmeyen tavrını söyleyenlerin sayısı gırladır.

     

       Mikrofonu alan Sayın Cumali Atilla'nın her cümlesi dikkatle dinlendi. Çünkü, iki yıl gibi kısa bir sürede Diyarbakır'ın çehresini değiştirmesi akıllarda idi ve beş yıl daha fırsat verildiğinde eşsiz bir kente sahip olunacağı biliniyordu. Diyarbakır'ın önemi ve mübarek kent oluşunu da vurgulayarak kürsüden indikten ve parti binasına girene dek, sevgi gösterisi hiç azalmadı. Parti binasını her metrekaresine düşen dört yerine adeta nefes almakta güçlük çekilen sayıya gelmesi bile kimseyi rahatsız etmedi. Koridor ve diğer odaları hınca hınç dolduran vatandaşların yegane hevesi Sayın Atilla'yı bir kez görmek ve hayırlı olsun demek içindi.

     

        Kendisini Havaalanında karşılamaya gelen kalabalığı daha önce hiçbir karşılamada görmediniz, bundan emin olun. Yağmura aldırmaksızın ve gelenler için tahsis edilen araçlarla rahat yolculukları enerjilerinden eksiltmedi ve o enerjiyi tezahüratta kulandılar. Yani, hemşehrilerimizin tek derdi Peygamberler, Sahabeler ve Evliyalar kentinin makamı olan belediye başkanlığı koltuğuna, abdestli birinin oturmasıdır ve buna en uygun kişi aday olmuştur. Şimdiye dek yaptığı hizmetler kendisine referans olduğu için, en iyisinin olacağından kimsenin kuşkusu yoktur.

     

       Ve yine bir kez daha şunu da belirtmek isterim ki, havaalanına karşılamaya veya herhangi bir programa giden partililerin dönüşte mağdur olması ve başlarının çaresine bakmak zorunda kalmaları asabileştirirken, yapılan organizasyon da alkışlanacak türden oldu. Yağmurlu ve soğuk havada, alanda iken yürek çarpıntılarından dolayı hissetmeyen vatandaşlar, geldiği rahatlıkla geri dönünce de mutluluklarını gizleyemediler. Salt partililer değil,  haberi alan esnafın da tezgahını bırakıp karşılamaya gitmesi de kazanılacak seçim umudunu veriyor.

     

       Görüşmek üzere...

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen