• İŞ MÜJDESİ

    İŞ MÜJDESİ
    Süleyman AYDIN

    İŞ MÜJDESİ

     

       Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı istihdam ve özellikle gençler için verdiği müjde bu gün gazetelerde yayınlandı. Diyarbakır'da değil ama diğer illerimizde sevinçle karşılanmıştır. Küresel krizin olduğu bir dönemde, ülkemizde de etkisi hissedilmesi hasebiyle, işsizlik kendini göstermektedir.

        Din alimi değilim, fetva veremem ama, mecazi örnekleme açısından şöyle söyleyebilirim. Bu zamanda çaresiz bir gence iş imkanı sunan veya vesile olan belki defalarca hacca gitmiş kadar sevap kazanır. Belki de malının tamamını bağışlamaktan daha fazla iyilik yapmış olacaktır. Zira işsizlik insanları suç işlemekten alıkoyar, çoluk çocuğunun aç kalmasını önler, evlenme çağına gelmiş gençlere evlenme fırsatı doğacak ki, zinadan ve benzeri günahlardan uzak tutar.  Haseten devletin insanlarına himaye anlamı taşır. Adaletle dağıtılan kadrolar hükümetlerin iktidarını çok uzun kılar.

       İki yıl, çok başarılı hizmetler yapmış, Büyükşehir Belediyesi'ne atanan Kayyum Sayın Cumali Atilla, Sur Belediye Başkan Vekili Kayyumu ve diğer ilçe kayyumlarına dizilen övgüleri biliyorsunuz. Hakikaten Diyarbakır ilk defa böyle hizmetler gördü diyen diğer parti üyeleri de oldu. Adalet ve Kalkınma Partisi'ni temsilen atanan kayyumlar kalkınma konusunda, hükümetimizin vatandaşı için, kendini mükellef görmesiyle, yerine geliyordu. Kalkınma konusundaki ifaya diyecek yoktu ancak, adalet konusunda aynı şeyleri söyleyemeyiz.

       Büyükşehir Belediyesi'ne zaman zaman eleman alınıyordu ve emin olun ki, adalet yoktu. Ve yine alınacak elemanların bizzat listesini gören biri olarak söyleyeyim ki, bir tanesinin karşısında Sayın Atilla'nın referans olduğu ibaresi yoktu. Ve alınan tüm personellerin karşısında referans bölümünde vekil, eski bakan, teşkilat yöneticileri ve Bismilli torpilli aday ve özel kalem müdürü olan şahsa en fazla sayı düşüyordu.

        Sur Belediye Başkanlığına; seçime bir ikin gün kala, alınan ve daha önce alınanlar da aynı şekilde olmak üzere, hepsi de siyasi ve teşkilat listelerinden müteşekkildi. Yani, bin bir umutla ve aç seviyesine gelmiş hane halkına bir iki lokma bir şey götürebilmek için, girdiği mülakat ve sınavların kendileriyle dalga geçme anlamını taşıdığını gördüler/gördük. Keza diğerleri ile aynı ithamlar oldu ama son iki listenin de yine siyasilerin verdiği listelerden seçildiklerini gördük. Yani başvuruda bulunan, umut bağlayanların bedduaları Yüce Allah'a ulaştı galiba.

       Kafasını listelere gömenler kenarda dursun, dalga geçilen halkın her tarafta olanları konuştuğu esnada İstanbul seçiminin tekrar kararı alındı. Hayatını ülkemizin hizmetine adayan Reis ve en uygun aday Sayın Binali Yıldırım'da çalışmalarına başlarken Diyarbakır'a yönelik çalışmalar da listenin başına yazıldı. İl teşkilatından seçim çalışmaları yapmak üzere gidenleri sosyal medyalarından, usturuplu anlatımlarıyla gördük.

        Tam da o esnada Bağlar Belediye Başkanlığı'nın eleman alacağını torpillilerin ağzından kaçırmasıyla öğrendik. İnsanların ekmek, su, hava gibi muhtaç olduğu iş imkanı, adeta sıcak ekmek kokusu gibi çabucak yayıldı. Mübarek Ramazan Ayı'ında, kızgın güneş altında ve herkesten, İstanbul'daki yakın, dost ve arkadaşını aranması isterken, mülakata girecekler belediyenin önünde sırada idiler. Mülakata giren bir kaç kişi ile atmosferi sorduğumda şu cevabı aldım:'' Biliyoruz, bizi almayacaklar ama, bir umut ve  çalışmaya mecburuz, zaten diğer listeler gibi, bu listelerin de aslında hazırlanmış olduğunu biliyoruz.

       Teşilatta üst düzey bir yöneticinin yakınına yönlendirdiğim bir vatandaş da, anılan kişinin ağzından, listenin belli olduğunu teyit edince, ne diyeceğimi bilemedim. İstanbul seçimine bir kaç gün kala aynen dedikleri şekilde liste açıklanınca, kızgın güneş altında, milyonda bir umutla, çocuğu hasta olan, işsizlikten evlenememiş olanlar, adaletin olmadığını ve uzun zamandır yapılanlara bakılınca asla olmayacağını başta İstanbul'daki yakınları olmak üzere, ilettiler.

       Yapılanlar pürü pak partiye mal oldu, Ak Parti'nin asla adaletli olmayacağı algısı perçinlenmiş oldu. Oysa çok basit bir şekilde partinin oyları, Reis'in hizmetleriyle çok daha artacaktı. Çok şeffaf bir şekilde kura ile belirlenecek listeler, adaletin olduğu kanaatini oluşturacaktı. Listeye girenlerse her ortamda üst perdeden şöyle cümleler savurmuyorlar mı? Biz bu davaya Reis gibi baş koyduk! Madem dava adamısınız, sizi listeye alan yakınınızın hem iş yerleri, hem mal varlıkları var, neden yerinizi bir garibana vermiyorsunuz?

        Sözün kısası bir de terör örgütünün himayesinde olduğunu söyleyen partililere rağmen, belediyeye alınacak listenin bir kısmını da yakınları ile dolduran HDP meclis üyelerine fırsatın başkanca verildiği iddiası da var.

    Görüşmek üzere... 

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen