• BİRLİKTE ÇOK GÜÇLÜYÜZ

    BİRLİKTE ÇOK GÜÇLÜYÜZ
    Süleyman AYDIN

    BİRLİKTE ÇOK GÜÇLÜYÜZ

     

       Büyükşehir Belediye Başkanlığı yaptıkları arasında, kentimiz halkına yönelik gerçekleştirilen toplu taşıma hizmeti, yapılan diğer çalışmalardan daha fazla dua olarak dönmektedir. Her tarafı kaymak gibi, asfaltlanmış hali ortada. Parklar, alt yapı, köprüler vesaire...

     

       Hizmetin akla gelmeyeni için, bir sabah bakıyorsunuz temeli atılmış bile. Kültürümüze yönelik hizmetler; kendimi bildim bileli bu kadarı olmamıştı. Dönüp arkama baktığımda, şimdiye dek, o makamı işgal edenlerin insanımıza zerre kadar değer vermediğini düşünüyorum. Miskal kıymete layık görseydiler, bu hizmetler, kültürümüze sahip çıkmışlıkları olurdu. Güzel şeylere layık görmeyenlerin söylemlerine bakınca, hizmet yaparak doğruluklarını teyit emaresi görmedik. Ve ne kadar önemsediklerini anlamak zor değildir.

     

       Vızır vızır çalışan otobüslere aklım duruyor. Tespit ve yazacağım konuda duruma tam hakim olmak için durak durak geze durayım, yolculuk yapa durayım; çok açık ve net belirtmek isterim ki, ticari taksilerden daha rahat hizmeti görme imkanına sahip oluyorsunuz. Ticari taksi ile kıyaslamamı hafife alanlar veya önemsemeyenler olabilir diye, biraz detay ile örnek vereyim. Evinizden çıkıp en yakındaki taksi durağına gidiyorsunuz. Sırası gelen arabaya biniyorsunuz. Araba stopta olduğu için klima çalışmıyor. Selam verip, gideceğiniz yeri söylüyorsunuz. Şoför anahtarı çevirip aracı çalıştırıyor ve taksimetre düğmesine basıyor. Yaz mevsiminde sıcak ve soğuk kış günlerinde soğuğa maruz kalıyorsunuz. Mevsimine göre ter veya üşümeden nasibinizi ziyadesi ile alıyorsunuz. Taa ki motor ısınana kadar. O zaman da gideceğiniz yere varmaya az kalmış oluyor. Diyarbakır gibi bir şehir ve ticari taksiler gün boyu hareket halinde değil. Ulaşmak istediğiniz yere az kalmış olunca daha klima en alt seviyeden biraz yukarıya çıkmış oluyor. İndiğinizde ter yahut üşümeniz sizinle birlikte.

     

       Ya da, evinizden çıkıp otobüs durağına yöneliyorsunuz. Taksi durağı da köşe başında, otobüs durağı da hemen hemen aynı. Ayrıca otobüslerin geçeceği saati bildiğiniz için kendinizi ona göre ayarlayınca, hiç durmadan hemen kendinizi toplu taşıma aracının içine atıp, konforlu yolculuğa başlıyorsunuz. Araçlar yeni, klimalar son ayarda çalışıyor; soğuk havalarda ısınıyor, sıcakta da serinliyorsunuz. Eski mahalleden, ilkokul veya emekli olmadan önce aynı işte çalıştıklarınızla karşılaşma ihtimali de var. Eskilerden konu açılıyor. Yolculuğun her adım başı maruz kaldığınız dolmuş dur kalkları olmadığı için, rahatlıkla yerinize varıyorsunuz. Yoğunluğuna göre 20 dakikada bir kalkan otobüsler ve en ücra köşelere kadar dahi gitmelerinden dolayı, tabiri caizse imkan ancak bu kadar olur. 

     

       Bir iki hafta önce bindiğim, yolculuk yaptığım/yaptığınız otobüste kart okuma cihazından kulağımıza gelen cümlelerde değişikliği fark etmişsiniz. Ben de fark ettim. Dikkatimi çeken eskiden kart okuyucudan çıkan ''Tam bilet, indirimli, ücretsiz'' cümleleri yerine ayrı kategorideki kartlar için hepsinde okuyuşunu şöyle duyuyoruz:'' BİRLİKTE GÜÇLÜYÜZ!'' Aynen onaylıyoruz, hatta az bile söylenmiş kanısındayım. Kanısındayım derken, halkın tamamını yansıtan gazetedeki köşemde yazdığım münhasır fikrim değil. Yapılan hizmetlerden ziyadesi ile memnun, herkes ama hususen yaşlı ve daha önce varlığı belediyenin hiç bir hizmetinden istifade etmeyen köylerinden rahatlıkla şehre gelenlerin duası ve dört elle sahiplenmesidir.

     

       Vatandaşlarımızın, kışın çamurlu yollar, yazın tozlu topraklı alanlarda yürüyüşü ile gelen isyan ve bunalımını bitmiş. Hizmet için, bizim haber ve konunun içini doldurmak amacıyla yaptığımız çalışma ve sarf ettiğimiz vakitten çok daha fazlasını ayıran yönetim anlayışı için başlıkta da yazdığım gibi, ''BİRLİKTE ÇOK GÜÇLÜYÜZ'' anlamı çıkar. Birlikte güçlüyüz cümlesine sıkıştırdığım çok kelimesi de edilen duaların yansımasıdır. Ter içinde otobüse binen ve fiziken daha çok etkilenen baba, amca ve dedelerimizin ettiği duaların şahidi olunca, Sayın Cumali Atilla ve Rifat Ural Bey'e ''Amin'' dememek vicdansızlıktır.

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen