• YİNE BİSMİL

    YİNE BİSMİL
    Süleyman AYDIN

      YİNE BİSMİL

     

     

       Bismil Belediyesi Başkanı ve Kaymakamı ile ilgili yapılan haber ve köşe yazılarının üzerinden çok fazla zaman geçmedi. Taşeron personellerinin kadroya alınması esnasında ve önce yaptığı uygulama ile ilgili eleştiriler gündemden düşmedi. Abonesi olduğu haber ajansına gönderdikleri hizmet olarak ele alınıp yayınlansa da; Bismil halkı artık Kaymakam ve Belediye başkanı ile gönülsel barışmaya yanaşmadı.

     

       Bismil'de yayınlanan ''Bismil Haber'' adlı sitede övgü bağlamında yayınlanan haberlere yapılan yorumlara bakıldığında, halkın ne denli kızgın ve kırgın olduğunu anlıyordunuz. 2 Nisan tarihinde yazdığım ''Bismil'de Kayyum'' başlıklı yazım üzere açılan tekzip davasının neticesi Diyarbakır'daki mahkemelerce adil sonuçlanacaktır; bundan eminim ve paylaşacağım. Yine Diyarbakır'da bürosu, muhabiri olmayan, bayilerde bile satılmayan bir gazetede ısmarlama yayınlanan röportaj için, Basın Konseyi Başkanlığı'na başvurum neticesinden lehimde sonuçlanmasından anlaşılacağı üzere, yapılan haberlerin doğru olduğunu gördünüz.

     

       '' Neredeyse Sayın Başbakanımızda bile olmayan yetkiyi elinde bulunduran Kaymakam Bey'' cümlesini özellikle alarak, onun üzerinden rahatsızlığını ifade etmesine hak vermedim. Hakikaten bir lütuf manasına da gelen bu yetki üzerinden alınacak duaların haddi hesabı olmazdı ancak, işe aldıktan sonra, müdürlerden daha çok etkili olan bir kaç kişiye danışarak sergilediği yönetim haksızlıkların huzmesine yol açtı. Etik olmayan bir komisyon ve ön yargıyı da biliyorsunuz. Bir hanımefendiye yaraşır olmayan ve çok kaba olarak tabir edilen görevi tevdi eden ve Kaymakam Bey'in eşine yakın olan bir bayandı maalesef. Anılan yetkili bayanın da taşeron elemanı olarak alındığı ve kendisinin de tabi tutulması gereken sınavda komisyon üyesi olması ve ayrıca en ağır işe gönderdiği bayana karşı ön yargılı olmasına karşın Kaymakam Bey'in ahlaki olmayan sorusu da takdir edilecek cinsten değildir.

     

       Sergilenen usulsüz, vicdana da denk düşmeyen ve devletimizin merhametle yönetme denkleminden uzak yönetme arzusu alışılagelmiş bir şey değildir. Yanlışlar silsilesi bunlarla sınırlı değildi. Belediye bünyesinde çalışan gerek eski ve gerek yeni kadroların akşam eve gidince, o gün de işten atılmadıklarına şükür namazı kıldıklarının bir çok örneği ile karşılaştım. Kaymakam Bey'in eşine yakın durabilmeyi başaran ve isimlerini yeni Kaymakam, Kerem Süleyman Yüksel Bey'in makamına oturduğu gün bu köşemde yazacağım bir kaç bayanın yapılan haksızlığa ortak oldukları da alışıla gelmeyen ayrı bir mevzu ancak, bir de başka bir iddia da tarafımca bilinmektedir. Kaymakam Bey'e yakın kurum müdürlerinin kızları da eşi hanımefendiye yakın ve bir çok kurumda yetkili olmalarının vefa borcunu ödemek amacıyla, haksız yönetime ve Personel Müdürü Hanım için hedefe konulan kişiyi rencide etme, yıldırma vicdansızlığından geri durmadılar.

     

       Ve Kaymakam Bey gitti. Ülke için adeta beka meselesi olan seçim kapıda.    Bu hassasiyeti göz önünde bulundurarak ivedilikle bir çalışma yapılmalıdır. Çalışmalara geçilince de, bir çok personelin feryat etmesine sebep olan kişiler zinhar göz ardı edilmemelidir. Akşam işten çıktığında kahvehanede, sokakta ve dost muhabbetlerinde'' Bizi perişan ettiler,sakın bunlara oy vermeyin'' yönlendirmelerinin önünün kesilmesi için, azami gayret şarttır. Çok önemli bir süreçte hala hassasiyetin farkında olmamanın zararını

     ülkemiz çekecektir dolayısı ile buna fırsat vermemiz lazım. Kaymakam Bey'in gitmemesi için çaba gösterenlerin verdiği zararı kaybedecek iktidar üzerinden bize yansıyacak ve elbette seçim sonrası da değerlendirilecektir.

     

       Kaynaklarımın ilettiği ve eski Kaymakam'ın gitmemesi için, Ankara'da hummalı bir görüşmeye başlayanların yeni Kaymakam ile birlikte Bismil'e çok iyi bir yönetimin uygulanmasına odaklanmalıdırlar. Kapı kapı dolaşarak halkın gönlünü fethetmeye görevi olanlara akıl verecek halimiz yok ancak, bir gazeteci olarak görevimizi yerine getirmemiz başlıca işimizdir. Siyasete girenlerin vitrin olma sorumluluğunu da kabul etmeleri hasebiyle, attıkları her adımın toplumun refahı ile endeksli oluşunu göz önünde bulundurmaları nasıl gerekli iken, eksik yönleri de gazeteciler tarafından ifşa etmeleri de gereklidir.

     

       Görüşmek üzere...

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen