• TOPLUMSAL ADABI MÜAŞERAT

    TOPLUMSAL ADABI MÜAŞERAT
    Recep İDİKUT

    TOPLUMSAL ADABI MÜAŞERAT

     

    (YAŞADIĞIMIZ ORTAK PAYLAŞIM ALANLARINDA YAPTIĞIMIZ YANLIŞLIKLAR)

     

    Yaşadığımız toplumda bizim beraber aynı ortamı paylaştığımız insanların bir birinin hukukunu gözeterek tavır ve davranışlarımızı ona göre belirlememiz lazım ki başkalarının kul hakkına girmeyelim. Biz insanlar olarak bir birimizin hukukunu gözetip bir birimizin haklarına saygılı olursak yaşadığımız toplum bize cennete dönüşür. Kalabalık yerlerde, Beraber yaşadığımız apartmanlarda, yâda cadde ve sokaklardan geçerken, bir birimizin yaşam alanına müdahale etmeden bir birimizi incitmeden ortak yaşam alanlarını paylaşmalıyız.

     

    Bir bakarsın bizler yürüdüğümüz alanın sanki sadece biz tek kullanıyormuşuz gibi gidişi ile geliş yolunu kapatıyoruz. Kaldırımlarda yürürken herkes kendi sağından yürürse hiçbir sığıntı çıkmaz. Bazen birden fazla kişi kol kola girerek yan yana yürürler, bu karşıdan gelen yâda oradan geçenlerin geçişini engellemekte insanların rahatsız olmasına sebep olurlar ve bu davranışlar adap dışıdır.

     

    Bir bakarsın sigara içenlerden bazıları elde sigarayı fokurdatarak rast gele üfürür orada yakında bulunanlarda içiyormuşçasına nasiplerini alırlar. Sigara içenler İçine çektikleri dumanı yanından geçenlere de istemeden dahi olsa üfürüp zarar veriyorlar. Toplu taşıtlara binince o kadar ağır bir sigara kokusu geliyor ki bezende yanına oturduğun vatandaşta, sigara tiryakisiyse dünya insanın başına dar oluyor. Birde her nefeste sanki sigara içiyormuş gibi nefes vermesi insana büyük bir zülüm yapmış oluyor. Toplu yerlerde beraber yaşadığımız insanları da düşünerek rahatsız etmeden ona göre hareket etmeliyiz

     

    Bir bakarsın yürürken insanlar birbiriyle o kadar keskin göz teması kuruyorlar ki insana taciz gibi geliyor, ilk bakışta insana karşıdakinin tanıdık mı değimli olduğunu insan anlaya biliyor. Birde karşıdan gelen bayansa çok ciddi rahatsızlık vermiş oluyoruz. Bu tür davranışları yapmadan önce bizlerinde bir ailesi, kardeşi ve eşlerimizin olduğunu aklımızdan çıkarmadan, başkasının bize, kardeşimize, ailemize, eşimize, dostumuza yapmasını istemediğimiz tavır ve davranışları lütfen bizlerde başkasına yapmayalım. Karşıdan gelen herkese dik dik bakmakta adabı muaşerete aykırıdır.

     

    Bir bakarsın yolda yürürken bazı insanların cep telefonunda o kadar yüksek sesle küfürler savurması yâda yüksekselse konuşmasına raslarız, çevredekilerin rahatsız olabileceğini aklımızdan çıkarmamamız lazım, çevremizi rahatsız etmeden, küfürlü konuşmalar yapmadan, çevredekilerin duyamaya cağı bir yükseklikte konuşmamız lazım. İnsanlarımız yolda yürürken cep telefonları karıştırıyor yoldayken bazen o kadar meşguldürler ki önüne gelene çarpabiliyorlar. Maalesef telefonlar hayatımızın her alanını işgal ediyor. Yolda yürürken cep telefonuna bakarken kaza geçiren çok kişiler olmuştur.

     

    Bir bakarsın yürürken birilerinin koştuğunu görürüz, koşarken yaşlılara, bayanlara çarpa çarpa koşarak işlerinin acele olduğunu söylerler. Başkalarıyla ortak paylaşıp yürüdüğünüz kaldırım koşma yeri değildir. İşimiz ne kadar acele olursa olsun başkasını rahatsız etmeye incitmeye hakkımız yok.

     

    Bir bakarsın yolda yürürken, yâda durakta, parkta otururken aniden birileri bağlam atar, yerlere tükürür nahoş olmayan görüntüler ortaya çıkar, muhakkak sümkürmemiz veya tükürmemiz gerekiyorsa bir selpak mendil içine tükürüp çöpe atılmalı.

     

    Bir bakarsın yolda yürürken kabuklu bir şeyler yiyenler kabuklarını sağa sola atarlar, Bazense yolda bir şeyler bir şeyler yiyorken çöplerini insanların gelip geçtiği yerlere atarlar.

     

    Bir bakarsın aynı binada oturanlar üst kattakiler, alt kattakileri bezdirecek kadar bezdirecek kadar gürültü yapar çocukları anne ve baba hiç ses çıkarmaz. Üst kattaki sofrasını aşağı sirkeler ya da elinde ki çöpü aşağı atar. Bu kötü tavır ve davranışlardan bir an önce vazgeçmeliyiz ki kul hakkına girmeyelim.

     

    Hiç kuşkusuz, yaşadığımız toplumda cemiyet içerisindeki her fert, insan olarak aynı derecede saygıya lâyık tır. Ancak âdab ve erkân sahibi terbiyeli” kimselerin toplum içerisinde özel yerlerinin olduğuna bilmeliyiz. Bu yüzden insanlar arasında sınıf farkı değil, terbiye ve Eğitim farkı her zaman ve zeminde geçerlidir. İnsanlığa en güzel örnek olarak gönderilen HZ. Muhammed ( s.a)’in nezaket ve inceliğin en güzel örneklerini ihtiva eden yaşantısı, adab-ı muaşeret kurallarının kaynağı olarak hayatımıza geçirmeliyiz ki dünyamız huzurlu ahretimiz mamur olsun.

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen