• Tebessüm edip Mutluluk ve Neşe saçalım

    Tebessüm edip Mutluluk ve Neşe saçalım
    Recep İDİKUT

    Tebessüm edip Mutluluk ve Neşe saçalım

     

    Hiçbir dönemde, sevinmeye ve sevindirilmeye bugünkü kadar ihtiyaç duymamıştık. Çünkü çevremiz hakkında bilgisi olsun yâda olmasın her şeyi eleştiren, felaket telalığı yapan hayata olumsuz bakan insanlarla dolup taşmaktadır.

     

    Toplum olarak kendi kendimizle kriz boyutlarına ulaşacak derecede kavga eder hale geldik. Hâlbuki insanların bugün sahip olduğu imkânlar, babalarının ve dedelerinin sahip olduklarından çok daha fazladır. Ama yine de insanlar, sanki hayatta hiç iyi bir şey yokmuş, sevinç ve emniyetten eser kalmamış gibi hayıflanmakta ve hallerinden şikâyet etmektedirler.

     

    Hatta bazı mutlu günlerimizden olan düğünlerimiz, hüzünden, boyunları büküldüğü meclislere; sevinç ve mutluluk havası esmesi gereken bazı etkinliklerde söylenen ezgiler de ümitsizlik, hüzün ve keder saçan ezgilere dönüşmüştür.

     

    Allahın kullarına olan sonsuz merhametini, imanın ne kadar büyük bir nimet olduğunu ve Allahın mümin kullarına büyük mükâfatlar vereceğini ifade eden ayet ve hadisleri hatırımızdan çıkarmayalım. Aynı şekilde yumuşak davranma, kolaylık gösterme ve sıkıntıyı giderme gibi hususlara teşvik eden sahih hadisleri de aklımızdan çıkarmayalım ki bu sayede ıstırap, ümitsizlik, huzursuzluk, endişe ve keder duygularını yenebiliriz.

     

    ‘’ Allah, bu ümmet için kolaylığa razı olmuş; zorluğu ise hoş görmemiştir.’’(Taberani)

    ‘’Allah, beni zor işler yapmaya mecbur kılan ve insanları sıkıntıya sokan biri olarak değil, öğretici ve kolaylaştırıcı olarak göndermiştir.’’( Müslim)

    ‘’ Muhakkak ki Rabbiniz, hayâ sahibidir. Cömerttir. Kul, o’na doğru ellerini kaldırıp(da bir şey istediğinde)onun ellerini boş çevirmekten hayâ eder.’’(Ebu Davut)

    ‘’Allah, bütün işlerde yumuşaklığı sever.’’(Buhari)

    ‘’Kolaylaştırın, zorlaştırmayın. Müjdeleyin, nefret ettirmeyin.’’(Buhari, Müslim)

    ‘’ Bu ümmeti yüce bir makam, din, üstünlük, zafer ve yeryüzünde hâkimiyetle müjdeleyin.’’(Ahmet b. Hanbel)

    ‘’Güzel söz, sadakadır.’’( Buhari)

     

    Hiç şüphesiz ebedi saadeti kazanmanın yolu iman ve hidayet nimetidir, sürekli olarak sevinmemizi ve Allah tan gelecek olan ikramın beklentisi içinde olmamızı gerektiren nimetlerdir. Bu hadisler dünyaya ve içindeki nimetlere olan sevgimizi ve alışkanlığımızı kırmayı hedeflemektedir. Zira bizler, bu nimetlere o kadar alıştık ki artık onlar, bizde Allah’a karşı şükür ve minnet duygularını hareke geçirmiyor, içimizde hoşnutluk ve gönül huzuru uyandırmıyor. Halimiz, sanayi ve teknolojide ileri, sistemli ve lüks bir yaşam süren diğer toplumlarla karşılaştırdığımız zaman ortaya çıkacak olan sonuç, aynen bugün olduğu gibi her şey den yakınmak ve hayıflanmaktan başka bir şey olmayacaktır. BU ise Allahın bizlere bahşettiği ve birçok toplumun mahrum olduğu iman ve yakin nimetlerine karşı bir tür nankörlük anlamına gelmektedir.

     

    Temasta olduğumuz herkesin gölünü huzur ve neşeyle doldurmanın yollarını, gönüller kazanmayı öğrenmemiz lazım. Çevremizdeki insanların, bize yakın olduklarında onlara pozitif enerjimizle hayatın daha güzel olduğunu hissetmeleri için gayret göstermemiz lazım. Edep sınırları içinde ve zekice yapılmış şakalar, güzel ve tatlı sözlerden ve içten gelen güzel davranışlarından yararlanalım, onları başkalarından ayıran üstün özelliklerini keşfetmemiz ve bunu onlara hissettirmek lazım. Çevremizde Elde ettikleri başarılardan dolayı onları tebrik edip ve bu başarılarını onlarla birlikte kutlamalıyız.

     

    İnsanlar, zarar ve kayıplardan söz ettiklerinde onlara kar ve kazançları hatırlatalım, yenilgilerden bahsettiklerinde biz, zaferlerden söz edelim. Çıkmaz yollardan konuşurlarken biz, açık olan yolları anlatalım. Daima varlıkların ve olayların iyi yönlerini görmeye çalışalım. Bardağın dolu olan kısmına bakalım. Çocukların sahip olduğu o saf ve masum duygulara sahip olmaya çalışalım. Sevinci ve sevinmeyi Çocuklardan öğrenelim; bir parça şeker veya yeni bir elbise yâda benzeri bir şey elde ettiklerinde benliklerini saran o sevinci örnek alalım.

     

    Nimetlerden Sahip olduklarımızdan yararlanmaya bakalım ve onları bize bahşettiği için de Allah’a şükredelim. Allah’ın başkalarına verdiği nimetlerle kendimizi meşgul etmeyelim ki kıskançlık ve haset ateşi bizi yakıp bitirmesin ve Allah’ın bize verdiği nimetlere de nankörlük etmiş, olmayalım. Duygularımızı, içinde bulunduğumuz durumu ve sahip olduğumuz şeyleri anlatırken güzel, hassas ve iyimser sözcükler kullanalım. Çünkü sözcüklerin, hem söyleyen hem de dinleyen üzerinde büyük etkisi vardır. Devamlı Allah’a Hamd edip övgüde bulunalım. Çünkü bütün lütufların, nimetlerin ve her türlü iyiliğin sahibi Allah tır.

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen