• Siyasetçi olarak ahlakta örnek ve ahlaksızlıkla mücadelede rehber

    Siyasetçi olarak ahlakta örnek ve ahlaksızlıkla mücadelede rehber
    Recep İDİKUT

    Siyasetçi olarak ahlakta örnek ve ahlaksızlıkla mücadelede rehber

     

    İslam'da ahlak ferdin ve toplumun hayatını şekillendiren ilahi emir ve yasaklardan ibarettir. Dolayısıyla İslami ahlak ferdin davranış ve hareketlerinin tümünü kapsamaktadır.

     

    Cenabı Allah peygamberleri, ahlaki değerleri ve kuralları toplumda yerleştirmeleri ve o kurallara göre siyaset yapmaları için göndermiştir. Onun için onlar bir siyasetçi olarak ahlakta örnek ve ahlaksızlıkla mücadelede rehber olmuşlardır.

     

    İslam dini siyaseti ve ahlakı bütünleştirmiş ve siyasi ahlaka son derece önem vermiştir. İslam'ın siyaset tarihine baktığımızda bunun canlı örneklerini öncelikle Peygamber efendimizin döneminde, daha sonra tüm halifelerin dönemlerinde görmekteyiz. Günümüzün siyasilerine İslam'ın siyasi tarihinden ders almalarını öneriyoruz.

     

    Peygamber efendimiz (s.a.s.) Hz. Muaz (r.a.)'a siyasi bir vazifeden dolayı bazı tavsiyelerde bulunmuştur. Başka bir deyişle ona siyasi ahlak dersi vermiştir. Biz de bu tavsiyeleri önderimiz Hz. Muhammed (s.a. s.) adına milleti idare etmeye soyunan veya bilfiil bu görevde olan siyasilerimize ithaf ediyoruz. Umarız ki siyasiler Resulullah'ın bu altın tavsiyelerine uyarak yozlaşmış siyaseti ahlaki değerlerle bütünleştirerek insanlığa hizmet verecek bir yapıya kavuştururlar, ahlakta örnek olarak ülkemizi selamete çıkarırlar.

     

    Hz. Peygamber (s. a.s.) Muaz (r.a.)'a şöyle buyuruyor:

     

    "Ey Muaz sana Allah'ın yasak ettiklerinden sakınmayı, doğru söylemeyi, sözüne sahip çıkmayı, emaneti muhafaza etmeyi, hainlik yapmamayı, yumuşak konuşmayı, komşuluk hakkını gözetmeyi, yetime merhamet etmeyi, selam vermeyi, güzel amel işlemeyi, dünyada emeli kısa tutmayı, imama bağlanmayı, Kur'an'ı anlamayı, ahireti sevmeyi, hesaptan korkmayı, başkalarına kanat germeyi tavsiye ediyorum. Hikmet ehli alimler hakkında kötü konuşmaktan, doğru insanı yalanlamaktan, günahkarlara itaat etmekten, adil imama (adalet kurallarına göre ülkeyi idare eden devlet başkanına) isyan etmekten, her hangi bir yeri işgal etmekten, seni sakındırırım. Sana her taşın, her ağacın, her toprağın yanında Allah'tan korkmayı tavsiye ediyorum. Her günah için gizliye gizli, açığa açık tevbe etmeni tavsiye ediyorum." (Beyhaki, Ebu Nuaym)

     

    Resulullah (s.a.s.)'ın Muaz (r. a.)'a yaptığı bu tavsiyeler günümüz insanları için büyük önem taşımaktadır. Bugünkü idareciler ve siyasiler bu tavsiyelerin gereğini yerine getirirlerse yoğunlaşmış sorunların çözüleceği kati olur.

     

    Sorunların temel sebebi şüphesiz siyasi ahlakın yokluğu veya zayıflığıdır. Sebep var oldukça müsebbibin giderilmesi mümkün değildir.

     

    Resulullah'ın tavsiyelerinden hareketle üzerinde durulması ve herkesçe tatbik edilmesi gereken vazifeler şunlardır.

     

    1. Allah'ın yasakladığı her türlü hal ve hareketten uzaklaşmak.

     

    2. Her hal ü karda doğru konuşmak ve yalandan kaçınmak. Siyasetin doğruluk olduğu imajını topluma vermek.

     

    3. Verilen söze sahip çıkmak ve güvenilirliği temin etmek.

     

    4. Kendine tevdi edilen emanete sahip çıkmak ve hıyanetten uzaklaşmak.

     

    5. Yetim ve yoksullara merhametli olmak. Onların haklarını muhafaza etmek.

     

    6. Her şeyde adil olmak ve adalet mülkün, iktidarın temelidir anlayışına sahip olmak.

     

    7. Barışçı olmak, saldırgan anlayıştan uzak olmak.

     

    8. Güler yüzlü, şefkatli ve mütevazi olmak. Sert ve katı yürekli olmamak.

     

    9. Kuran’ı anlamak, yaşamak ve o çerçevede ulu'l-emre(siyasi iradeye-Başkomutana) itaat etmek.

     

    10. İlme ve ilim adamlarına saygılı olmak.

     

    11. Milli serveti milletin yararına kullanmak ve onu muhafaza etmek.

     

    12. Her hal ü karda ve her yerde Allah'tan korkmak ve Allah'ın tüm kullarının maddi ve manevi haklarını korumak.

     

    13. Allah'a, ahirete ve nefsine karşı yapılan hata ve günahlardan pişmanlık duymak ve tövbe etmek.

     

    Bu vasıflar ve tavsiyeler tüm Müslümanlar için geçerli ve gereklidir. Ancak sorumluluk altında bulunan yönetici, kamukurumlarda yöneticiler, amirler, kurum müdürleri, okullarda idareciler, muhtarlar, insanlar için, sorumluluğun hakkını verebilmek için daha çok önem ve zaruret kesp ediyor.

     

    Birey eyer Ailesinden, arkadaşlarından, toplumun genelinden gördüğü örnek insan modeli: çıkarcı, fırsatçı, her ortamda kendi şahsi menfaatlerini kollayıcı insan modelini görmüşse Bu telkinle zaman içinde "gemisini kurtaran kaptan" olmayı öğrenir.

     

    Uyanıklık ve fırsatçılık, "adam" olması gereken bir kişide aranılan özelliklerden zannedilir. Her ortam ve işte kendi çıkarına maksimum fayda sağlayabilmek, uyanıklık göstergesidir. Buna göre insan, içinde bulunduğu her ortamda kendi şahsi menfaatlerini düşünmeli, anlayışı "en çok fayda" prensibi ile hareket edilmekte. İş yerinde patron çalışanlardan, çalışanlar patronlarından elden geldiğince menfaat ve yararlanmayı düşünmektedir.

     

    Genelde ülkemizde özelde Diyarbakır’ımızda bulunan tüm kurum amirleri ve yöneticiler lütfen size tevdi edilen görevlerin millet adına birer emanet olduğunu bilin. Allahın haram ettiği toplumca hoş karşılanmayan her türlü hal ve hareketten uzak durun verdiğiniz söze sahip çıkın kurumlarınıza elaman alımlarında liyakate önem verin. İşinizde adil olun, emrinizdeki bireyler arası kutuplaşma, ötekileştirmelere izin vermeyin mahiyetinizdekilere şefkat kanadınızı gerin, sürekli tebessüm edin, mütevazı olunki onların şahsınıza karşı garazları ve düşmanlıkları olmasın kurumlarınızdaki ihaleleri yaparken öncelikle kurumun çıkar ve menfaatini düşünerek size verilen görevin emanet olduğunu unutmayın, kurumun maddi ve manevi haklarını koruyun.

     

    Size düşen Allahın vesile kıldığı bu işiniz ve bu rızık kapısını korumanız vaktiniz çalışmalarınız bu eksende olursa cenabı hak ömrünüze bereket aile efradınıza sıhhat ve afiyetle beraber malınıza bereket koyar. Eyer bunları bilerek veya bilmeyerek eksik yanlış yaparsak o zaman ailemizde huzur kalmaz çocuklarımızın başına sürekli musibet, bela ve hastalıklar gelir.

     

    Bu vasıflar ve tavsiyeler tüm Müslümanlar için geçerli ve gereklidir. Ancak sorumluluk altında bulunan insanlar için, sorumluluğun hakkını verebilmek için daha çok önem ve zaruret kesp ediyor. Bir insanın en belirgin özelliklerinden biri, son derece vefakâr ve fedakâr hareket etmesidir.

     

    Ümit ediyoruz ki, tüm toplum Peygamberimiz (s.a.s.)'in yukarıda geçen tavsiyelerine uyar. Böylece maddi ve manevi huzura, mutluluğa varılmış olur.

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen