• Müslümanların belalara düccar olmalarının Sebepleri ve Zilletten Kurtulmanın Yolu

    Müslümanların belalara düccar olmalarının Sebepleri ve Zilletten Kurtulmanın Yolu
    Recep İDİKUT

    Müslümanların belalara düccar olmalarının

    Sebepleri ve Zilletten Kurtulmanın Yolu

     

    Dünya Müslümanlarının çok ciddi sıkıntı ve belalara düccar oldukları acı bir vakıadır. Dünyanın her yerinde Müslümanlara zulüm ve baskı uygulanmaktadır. Müslümanlar inandıkları gibi yaşamaktan men edilmekte ve inançlarına baskı uygulanmaktadır. İnanç ve fikir özgürlükleri kısıtlanmış öz yurtlarında garip yaşamaya mahkûm edilmişlerdir.

    Asırlarca dünyaya hükmeden Müslümanlar ne oldu da bugün mahkûm duruma düştüler. Resulullah (s.a.s.)'ın tabiriyle akan selin karşısında duramayacak çer çöp durumuna geldiler. Küfür milletinin hücumuna dayanamayacak kadar zayıfladılar.

    Dünyanın öbür ucundan Amerika gelip elini kolunu sallayarak Suriye’yi, Irak'ı, yemeni vurabiliyor ve halkı Müslüman olan diğer ülkelerde bu durum karşısında hiçbir ses seda çıkmıyor, hiçbir mukavemet gösterilmiyor. Üzücü ve kahredici olan bu duruma Müslümanlar neden duçar oldular? Müslümanların bu zillete düşme sebepleri nelerdir?

    Zilletten kurtulabilmek için zilletin sebeplerini çok iyi tespit edebilmemiz gerekir.

    Resulullah (s.a.s.) şöyle buyurdu:

    "Bir zaman gelecek diğer milletler hayvanların yemleri üzerine üşüştükleri gibi sizin üzerinize üşüşecekler." Sahabiler sordu: "Biz az olduğumuzdan mı ya Resulullah?" Resulullah (s.a.s.) buyurdu: "Bilakis siz çok olacaksınız ancak sele kapılan çer çöp gibi olacaksınız. Allah (c.c.), düşmanlarınızın kalbinden sizin heybet ve korkunuzu çıkaracak. Sizin kalplerinize ise veheni salacak." Sahabiler yine sordular: "Vehen nedir ya Resulullah?" Resulullah (s.a.s.) buyurdu: "Dünya sevgisi ve ölüm korkusu."

    Evet ne yazık ki bugün vehen hastalığı Müslümanların kalplerini sarmıştır. Dolayısıyla da bugün çer çöp durumuna düşüp kâfirlerin seline karşı sürüklenip yuvarlanmaktadırlar.(Ebu Davut) Sebep var olduğu sürece zilletten kurtulmak mümkün değildir.

    Kur'an ve sünnete baktığımızda, zillete ve zayıflığa düşmenin ana sebeplerini şu sebeplerden olduğunu anlıyoruz..

    1. İman zayıflığı.

    2. Salih amelin yokluğu veya azlığı.

    3. Hakkı ve sabrı tavsiye etmemek.

    4. Cihadı terk etmek.

    5. Dünya sevgisi ve ticarete dalmak.

    6. İnfakta bulunmamak.

    7. Ölümden korkmak.

    8. Harama bulaşmak.

    "Asra yemin olsun ki, gerçekten insan ziyan içindedir. Ancak iman edip salih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve birbirlerine sabrı tavsiye edenler müstesna." (Asr, 103/1-3)

    Görüldüğü gibi Cenabı Allah (c.c.) bu kısa surede dünyevi ve uhrevi ziyanın ve zilletin nedenini dört sebebe bağlamaktadır.

    1-İmanın yokluğu veya zayıflığı

    2-Salih amelin yokluğu veya azlığı

    3-Hakkı tavsiye etmemek

    4- Sabrı tavsiye etmeme

    "İne (zahiren riba olmayıp temelinde riba olan şey) ile alışveriş yaparsanız, ineklerin kuyruklarına takılıp ziraata dalarsanız ve cihadı terk ederseniz Cenabı Allah sizlere zilleti musallat eder. Dininize dönünceye kadar bu zilleti üzerinizden kaldırmaz" (Ahmet ibnu Hanbelî, Ebu Davut) Resulullah (s.a.s.) bu hadisiyle bizlere açık bir şekilde zilletin sebebini ve bundan kurtuluş yolunu bildirmektedir.

    Müslümanların zillete duçar olmalarının sebebi harama yönelmeleri, faizle alışveriş yapmaları, ticarete ve dünyaya dalıp; mallarıyla ve canlarıyla yapmaları gereken cihadı terk etmeleridir.

    Müslümanların günümüzde yaşanan zilletten kurtulmaları ancak İslam'ı bir bütün olarak hayatın bütün alanlarında yaşamaları ve cihad etmeleriyle mümkündür.

    Yine Müslümanların kâfirlerin tahakkümünden kurtulabilmek ve aziz olabilmek için de zillete vesile olan sebeplerden kaçınmaları, güçlü bir imana sahip olup salih amel işlemeleri, dünya sevgisini kalplerinden atıp manevi ticareti maddi ticaretin önüne almaları, Allahla aralarını güçlü kılmaları, haramdan uzak durup ölümden korkmamaları ve Allah yolunda mallarını Allah için infak etmeleri gerekir.

    "Ey iman edenler! Sizi acıklı bir azaptan kurtaracak bir ticareti size bildireyim mi? Allah'a ve Peygamber'ine iman edersiniz, mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda gayret edersiniz. Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır. (Allah) günahlarınızı bağışlar, sizi altından ırmaklar akan cennetlere ve Adn cennetlerinde hoş konutlara sokar. İşte büyük kurtuluş budur. Sizin seveceğiniz bir şey daha var: Allah'tan yardım ve yakın bir fetih. Müminleri müjdele." (Saf, 61/10-13)

    Evet, dünya ve ahretin azabından kurtulmak ve Cenabı Allah'ın bizlere gösterdiği bu ticareti yapmamız gerekir.

    Ne mutlu sadece sözle değil hayatının bütün alanlarında Allahın rızasını kazanma gayretinde olanlara.

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen