• Gelin Erteleme hastalığını ertelemeyelim…

    Gelin Erteleme hastalığını ertelemeyelim…
    Recep İDİKUT

    Gelin Erteleme hastalığını ertelemeyelim…

     

    Bazı atasözleri ömürler boyu kazanılmış tecrübenin ürünüdür. İnsanın onları anlaması da ancak yeterli tecrübe birikimiyle mümkündür. Tecrübe ise ne servetle satın alınabilir, ne de okuma ve dinlemeyle öğrenilebilir. Ancak yaşanarak kazanılır.

    “Bugünün işini yarına bırakma.”

    Elbette hikmet ve maslahatların ertelenmesini gerektirdiği işler de vardır. Normal durumlarda ise herhangi bir işin ertelenmesi ciddi bir kayıp ve aynı zamanda insanoğlunun önünde büyük bir engeldir.

    Şunu iyi bilelim ki her anın, her zamanın içinde yapılacak bir iş mutlaka vardır. Dolayısıyla ertelenen her iş bir sonraki zamanda yapılacak işle birleşmiş olur. Böylece biz bir işe yetecek kadar kısa olan zamana bir, iki veya daha fazla işi sıkıştırmak zorunda kalırız.

    Şöyle bir tefekkür ettiğimizde çoğu zaman keşke bu yıl yaptığım şu şu işleri geçen yıl yapsaydım deriz. Allah (c.c.)’ın takdirine teslim olmakla beraber sosyal, siyasal, kültürel ve iktisadi alanlardaki ertelemelerinin felaket boyutundaki zararlarını düşünmeyiz.

    Hemen hemen her günümüzden birkaç işimizi yarına ertelemiş olarak akşamlarız. Ertelenen işler gerek maddi gerek manevi her türden işlerdir.

    İbadetlerimizi erteliyoruz, okumayı, yazmayı, hayır ve hasenatı, tedbirleri, aile bireylerimizin eğitimlerini, çocuklarımı, kulluk borçlarımızı, verdiğimiz söz ve ahitlerimizi, günlük, haftalık ve aylık programlarımızı, ziyaretleşmelerimizi, yeme, içme ve uyumalarımızı, ülkemiz için yapmamız gereken hizmetleri.

    · “Karanlık geceler misali fitneler gelmeden önce salih amellerde acele edin. Öyle ki (o fitne zamanında) kişi mümin olarak sabahlar, kafir olarak akşamlar. Veya mümin olarak akşamlar, kafir olarak sabahlar. Dinini (ucuz bir) dünyalık karşılığında satar.” (Müslim, Riyazu’s-Salihin, Hadis no: 87)

    · “Erteleyen helak oldu.” hadis

    · “Beş şey gelmeden beş şeyi ganimet bilin. Hastalık gelmeden sıhhati, ihtiyarlık gelmeden gençliği, yoksulluk gelmeden varlığı, meşguliyet gelmeden boş vakti, ölüm gelmeden hayatı ganimet bilin.”

    Erteleme Sebepleri

    1. Zamanın önemini kavrayamama.

    2. Ahretin ebediliğini dünyanın faniliğini kavrayamama.

    3. Kulluk bilincini kavrayamama.

    4. Nefis ve şeytanın baskı ve vesveseleri.

    5. Dünyanın geçici olduğunu düşünmemek.

    6. Ölümün aniliğini kavrayamama.

    7. İhmalkârlık, tembellik, gaflet.

    8. İşlerin acili yetini kavrayamama.

    9. Programsızlık.

    10.Kendimize fazla güvenme ve aczimizi kavrayamama.

    Yapılması gereken vazifeler, acil görevler adeta ameliyat masasında bekleyen ağır bir hastayı andırırken hangimiz erteleme vebalini yüklenebiliriz.

    Şu halde bundan böyle ertelemekten vazgeçelim. Topluma karşı vazifelerde, verdiğimiz sözlerde, Nefsimize karşı ruhi, kültürel ve fiziki görevlerimizi ertelemeyelim. Ailemize ve tüm insanlığa karşı yerine getirmemiz gereken görevlerimizi ertelemeyelim. Ülkemiz uğrunda göstermemiz gereken fedakârlıkları ertelemeyelim. Tek kelimeyle kulluğumuzu, kulluk borçlarımızı ertelemeyelim.

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen