• Dünya ve ahreti beraber yürütmek …

    Dünya ve ahreti beraber yürütmek …
    Recep İDİKUT

    Dünya ve ahreti beraber yürütmek …

     

    "Dünya adına ahireti terk etmek ahmakların, ahiret adına dünyayı terk etmek korkakların, dünya ve ahreti beraber yürütmek ise kahramanların işidir."

     

    İnanan insan kahraman olmalıdır. Dünya ve ahireti beraber yürütmelidir. Dünya ve ahiretin saadeti için çalışmalıdır. "Ey Rabbimiz! Bize dünyada da iyiliği ahirette de iyiliği ver ve bizi ateşin azabından koru" (Bakara, 2/201) duası ile Allah'a iltica etmelidir.

     

    İnanan insanın dünyadan el - etek çekip tamamen ahirete yönelmesi veya dünyaya dalıp ahireti unutması İslami anlayışa terstir. İslam, dünya ve ahireti beraber yürütmeyi gerekli kılan bir dindir.

     

    "Ey Adem oğulları! Her mescide gidişinizde süslerinizi alın, yiyin, için ve israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez. De ki: "Allah'ın kulları için çıkarmış olduğu süsü ve rızıkların temiz olanlarını haram kılan kimdir?" De ki: "Onlar dünya hayatında iman edenler içindir. Kıyamet gününde ise yalnız onlara özeldir." Bilen bir topluluk için ayetlerimizi işte böyle etraflıca açıklıyoruz." (Araf, 7/31-32)

     

    "Allah'ın sana verdiğiyle ahiret yurdunu da ara. Dünyadan da nasibini unutma. Allah'ın sana iyilik ettiği gibi sen de iyilik et ve yeryüzünde bozgunculuk isteme. Çünkü Allah bozguncuları sevmez."" (Kasas, 28/77)

     

    İnançlı insan veren el olmalıdır. Resulullah (s.a.s.) veren elin alan elden daha hayırlı olduğunu bizlere bildirmektedir.

     

    "Sizden bir ücret istemeyenlere uyun. Onlar doğru yoldadırlar." (Yasin, 36/21)

     

    İnanan insan dünyada sürekli kalacakmış gibi dünya için ve hemen ölecekmiş gibi ahiret için çalışmalıdır. Bu yaklaşımla dengeyi muhafaza etmeye gayret göstermelidir. Ancak dünya için çalışırken dünyayı araç olarak görmelidir. Dünyanın ahiretin tarlası olduğunu düşünerek ahirette ihtiyaç duyacağını, tohum gibi dünyada ekmeli ve biçmelidir. Allah'a ulaşmak için dünya vasıtasına binmelidir.

     

    Malı-mülkü olmayan nice insanlardan, kalbinde dünya sevgisi olduğu için zahit olamayanlar olduğu gibi, zengin olduğu halde dünya sevgisi kalbinde olmadığı için gerçek zahid olan insanlar da vardır.

     

    "Onlara dünya hayatının örneğini bildir: Tıpkı gökten indirdiğimiz bir su gibi ki yerin bitkileri onunla birbirine karışır ve rüzgârların savurduğu çöp kırıntıları haline gelir. Allah her şeye güç yetirendir. Mal ve oğullar dünya hayatının süsüdür. Kalıcı olan iyi davranışlar ise Rabbinin katında sevapça da daha hayırlıdır, umutça da daha hayırlıdır." (Kehf, 18/45-46)

     

    Dünya, Allah'ın rızasını kazanmaya araç olması ile değer kazanır. Aksi takdirde bir sivrisineğin kanadından bile değersiz olur. İnanan insan değerli bir insan olması hasebiyle değersiz dünyaya kendini kaptırmamalıdır. Dünya için ahretini terk eden gafillerden de olmamalıdır.

     

    Dünyada maddeten güçlü olanların siyasi açıdan da güçlü ve hükümran oldukları malumdur. Müslümanların güçsüz ve mahkûm olmalarının ana sebebi ekonomik açıdan zayıf olmalarıyla beraber, Allahın rızasından uzak bir hayat içinde olmalarındandır. Dolayısıyla Müslümanların her türlü baskıdan kurtulmaları ancak maddi ve manevi kalkınmalarıyla. Evet, dünya adına ahireti terk etmek ahmakların, ahiret adına dünyayı terk etmek korkakların, dünya ve ahreti beraber yürütmek, maddi ve manevi açıdan güçlü olmak ise kahramanların işidir. Müslümanların bu nevi kahramanlara ihtiyacı vardır.

     

    Ne mutlu manevi kahraman olanlara…

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen