• YEREL CERİDELER BİTTİ BİTECEK!..

    YEREL CERİDELER BİTTİ BİTECEK!..
    Mevlüt MERGEN

    CERİDE

    Şimdi “gazete” oldu, ceridenin öz adı,

    Okurlarda kalmadı “haberin” görüş tadı!..

    “Ulusaldan” önemli, “yerel” denilen basın,

    Tarihi üç asır öte, böyle dersem inanın!..

    MM

     

    YEREL CERİDELER BİTTİ BİTECEK!..

     

    Yıllarca “Yeni Yurt, Diyarbakır Haber ve Öz Diyarbakır” gazetelerinde yazdıktan sonra bir yılı aşkın bir zamandır gazeteniz “Özgür Haber” de yazarım, bu zaman zarfında bir kerecik olsun bu gazete benim adresime gelmedi ve ben yazılarımı “internet” üzerinden okur oldum.

     

    Oysa gazete okumanın nasıl bir güzel duygu oluşturduğunu çok iyi bilenlerdenim, şöyle oturduğunuz yerde çayınızı, kahvenizi yudumlarken elinizdeki gazetenin sayfalarını açarak haberlerini, köşe yazarlarının ne yazdıklarını öğrenecekken eski deyimle “müvezzi” şimdiki adı dağıtıcı olan kişinin tarafınıza uğramayışı sebebiyle bu zevkten mahrum kalıyorsunuz.

     

    Geçen gün “kazara” bir tane “özgür haber” gazetesi elime geçti, önce iç sayfalarını birileri çıkarmış sandım, sonra öğrendim ki “ekonomik” sıkıntı yüzünden gazete sayfa adedini azaltmış gazetenin yazı işleri Müdürü “Engin” beye şaka yollu: “gazetemiz sanki kilo vermiş” dedim, güldü ve “birçok gazete gibi biz de ekonomik sıkıntı çekiyoruz” dedi.

     

    “Bir dokun bin dinle” derler ya tıpkı onun gibi “Engin” bey içinde bulundukları sıkıntıları sıraladı, biz yıllardır bu konuyu dile getiririz, ancak “yerel yazar” olduğumuz için “sesimizi” duyuramayız, 1953 yılından itibaren bu mesleğin içindeyim, o tarihlerde Diyarbekir’e şimdi “ulusal” denen birkaç gazete gelirdi, bunlar “Posta, Tercüman, Hürriyet” idi, sonradan daha başkaları devreye girdi, bunlarda öyle aynı gün değil iki üç gün sonra “kara tren” vasıtasıyla ulaşırlardı okuyucularının eline, halk ise “yerel” gazeteleri ısrarla arar bulur ve okurdu.

     

    Ne zaman ki “teknoloji” gelişti, ulaşım hızlandı da “delikli demir çıktı mertlik kalmadı” misali ulusal gazeteler çoğaldı ve yerel basın adeta “can çekişir” duruma geldi ve şimdi o can çekişme sanırım had safhada olmasa niçin “feryat” edilsin..

     

    Diyarbekir’de “yerel” basın tarihin her devresinde “önemli” olmuştur, düşünmek gerek bir zamanlar İstanbul “Bab-ıali’de” gazete yazarlarının ne yazdığı merak edilmezdi de “Bugün Ziya Gökalp Diyarbekir gazetesinde ne yazdı” diye meraklanırdı insanlar, nereden nereye?

     

    Günümüzde hükümetler “üretken” olan kesim için “teşvik” paketleri uygularken, nedense Anadolu’daki “fikir işçiliğinin” üretimini görmezlikten gelir ve bu kesime bırakınız teşvik paketlerini can çekişmelerini arttıracak tedbirleri uygular, yerel gazetelerin “resmi ilan” dışında başka gelir kaynakları yok gibidir, bir reklam aylarca yayınlanır da ondan sadece bir defasının ücretini alır, yani reklam geliri diye bir gelir kapısı yoktur yerel ceridelerin..

     

    Belli sayıda “traj” ve “satış zorunluluğu” olan yerel gazetelere nedense “resmi” daireler için “abone” olma mecburiyeti getirilmez, böylece “kol kırılır yen içinde kalır” bazen buralardan “yakınmalar” geliyor bizlere: “Yazınızı okuyamıyoruz” şeklinde, sebebini ise gazetenin ellerine geçmediğini söylüyorlar.

     

    Yerel gazeteleri hiçbir “AVM” ve benzeri marketlerin gazete rafında bulamazsınız, çünkü bulundurma zorunda değiller, şu tespitimi yapmadan konuyu noktalamayacağım: “Eğer kültürel kalkınma isteniyorsa bu ulusal basının yanında yerel basına daha çok önem verilerek sağlanabilir, çünkü yerel basında o kadar çok “amatör” kalem var ki yazdıklarıyla “profesyonellere” taş çıkartırlar!..

     

    Selam ve dua ile.

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen