• ÜŞÜMENİN MEVSİMİ OLMAZ!..

    ÜŞÜMENİN MEVSİMİ OLMAZ!..
    Mevlüt MERGEN

    KIŞ

    İklimler değişimi değildir ki gerçek kış,

    Hortum, bora, fırtına, ya da sürekli yağış.

    Gerçek kış ruhumdadır, donmuş gibi kandadır,

    Günahkarı titreten nar-ı cehim candadır.

    MM

     

    ÜŞÜMENİN MEVSİMİ OLMAZ!..

     

    Nasıl ki “günah” işlemenin mevsimi olmuyorsa, üşümenin de mevsimi olmaz, insan bedeni soğuğu hissettiği anda üşüdüğü gibi, işlediği günahı fark ettiği anda da üşümeli, hatta titremelidir, yüreğini saran o üşümeden kurtulmak için “tövbe” iklimine girmeli, ebedi ateşte kalmamak için “nedamet” güneşinin altında ısınmaya çalışmalıdır.

     

    İnat ederek hiçbir yere, hiçbir şeye varılmaz, hedefe ulaşılmaz, hele günahta inat etmenin kişiye hiçbir yararı olmaz, üstelik zararı olur, yol yakınken dönmek varken hatalı yolda vitesi değiştirmeden yol almanın getirisi ya bir uçurumdan yuvarlanmaktır, ya da sert kayalara çarpmaktır.

     

    Nice uykulu şoförlerin kullandıkları arabaların “şarampole” yuvarlandıklarını göstermiyor mu bizlere televizyon ekranları? Uykudan kasıt “gaflettir” hatalı yolda inattır, ısrar etmektir, hem sonra “kaza” anında kişi ölmezse onun için “112” den imdat istenir, gözlerini bir hastane yatağında açar ve “ben neredeyim?” diye sorar, ancak “günah kazası” geçiren günahkârın gözleri “mezarda” açıldığında “ben neredeyim?” diye sorması düşünülemez, çünkü olması gereken yerdedir.

     

    Hastaneden taburcu olduktan sonra hayata dönüş mümkün olabilir ama, mezardan sonra dünya hayatına dönüş olamaz, orada hayat ebedidir ve iki evden birinde kalınır, bu evlerden biri “nur” diğeri “nar” yurdudur, “nur” yurduna gidenlerde de, “nar” yurduna gidenlerde de “pişmanlık” alametleri görülür, birisi “niye daha çok mutluluk ağacı dikmedim bu nur yurdu için” derken diğeri niye zamanında günahlarım beni üşütmedi, titretmedi de ha bire ısrar ettim, günah işlemekte, zamanında “direksiyon” elimde iken, vites kolu “emrimde” iken onu “günah otomatiğine” bağlamayıp dönüş yapabilse idim şimdi yerim burası olmazdı da ben de “nur” yurdunun sakinlerinden biri olurdum” der..

     

    Son pişmanlık fayda vermiyor, “kendim ettim, kendim buldum” türküsünü de kişi kendisi söylüyor, kendisi dinliyor, bu dünyada dökülen “göz yaşlarına” yüce yaratıcı önem verir ama, öbür alemde göz yaşı dökmenin hiçbiri faydası olmaz, yol yakınken, dönüş yapma imkanı varken günaha giden yolda ısrarın anlamı olmaz.

     

    Bakın “Mevlana” ne güzel bir soru ile kişiye “dönmesi gerektiğini hatırlatıyor: “Ey oğul! Ne zamana kadar mutfakla tuvalet arasında gidip geleceksin?” yani ne zamana kadar hatalı yolda gitmekte ısrar edeceksin, dönüş yapmamak için inat edeceksin, burada iken günahların seni titretsin, üşütsün, tövbe iklimine gir ki ısınasın, ebedi hayatta yanmayasın, bilesin ki cennette hep “bahar” havası vardı, orada üşümede olmaz yanma da.

     

    Ömür bir araçtır, tıpkı kullandığın araba gibi, o aracın direksiyonu senin elinde, vitesi senin elinde, kullanma kılavuzu mevcut, yollarda tehlikeyi haber veren işaretler de var, sen ne körsün, ne sağır, sadece “gaflet” denen uykudasın hepsi o kadar, vasıtanda, yani sırtında taşıdığın kendi günahlarındır, Yunus şöyle anlatır sırtında taşıdıklarını: “cehennem dediğin dal odun yoktur/ herkes ateşini buradan götürür”

     

    Bilesin ki seni yaratan sana asla zulmetmez, sen kendi kendine zulm edersiniz günahta ısrar etmekle, öte alemde ebediyen yanmaktansa varsın bu dünyada günahlarımız bizi üşütsün, öylesine üşütsün ki titreyelim ve titrerken de “af Allah’ım af!..” diyebilelim.

    Selam ve dua ile.

     

    U DÖNÜŞÜ YAP

    Hatalı isen,

    U dönüşü yap.

    Tehlike görsen,

    U dönüşü yap.

     

    Girme çıkmaza,

    Toprağa toza,

    Asılma gaza,

    U dönüşü yap.

     

    Vasıta sende,

    Sanma güvende,

    Viraj var önde,

    U dönüşü yap.

     

    Allah senine,

    Öğüdün dinle,

    Bütün kalbinle,

    U dönüşü yap.

     

    Haramı içme,

    Kendinden geçme,

    Ateşi seçme,

    U dönüşü yap.

     

    Zararı fark et,

    Günahı terk et,

    Hatadan çark et,

    U dönüşü yap.

     

    Güvenme zara,

    Dalma kumara,

    Helali ara,

    U dönüşü yap.

     

    Her müskir (*) pistir,

    Hatta necistir,

    Düşman nefistir,

    U dönüşü yap.

     

    Günler sayılı,

    Malum ay, yılı,

    Gel ol akıllı,

    U dönüşü yap.

     

    Zaman geçmeden,

    Dilin sürçmeden,

    Deme bu neden?

    U dönüşü yap.

     

    Barış kendinle,

    Ezanı dinle,

    Tövbe halinle,

    U dönüşü yap.

     

    Üç deme bir’e,

    Sarıl tekbire,

    Git bak kabire,

    U dönüşü yap.

     

    Hak söz doğrudur,

    Öğüdüm budur,

    Ömrün az şudur,

    U dönüşü yap.

     

    Peygamberi an,

    Gönüle sultan,

    Sen ol kahraman,

    U dönüşü yap.

     

    Gelenler gider,

    Bir bedel öder,

    Olma derbeder,

    U dönüşü yap.

     

    Mergen günahkar,

    Haline ağlar,

    Der ki mısralar,

    U dönüşü yap.

    Diyarbekir, 20.11.2018

    (*) Müskir=Bütün uyuşturucu içkiler

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen