• ÜMİT TÜKENMEYEN ÇAREDİR!..

    ÜMİT TÜKENMEYEN ÇAREDİR!..
    Mevlüt MERGEN

    SÖZÜN ÖZÜ

    Ümitsiz olmaz insan, hatırlarsa Allah’ı,

    En karanlık gecede mutlak bulur sabahı.

    Ebedi kurtuluşun ilacı var İslam’da,

    Hem Kur’an- Kerimde o ilahi kelamda!..

    MM

     

    ÜMİT TÜKENMEYEN ÇAREDİR!..

     

    Etkisini üzerimizden atamadığımız üç toplu intihar olayı yaşandı geçtiğimiz günlerde, konu hakkında düşüncelerimizi geçen hafta bir yazımızda dile getirmiş ve “tedbir” alınmalı demiştik, konu hükümetin gündemine intikal etti ve bazı tedbirler ilk etapta dillendirildi, inşallah o tedbirler alınır ve bir daha böylesi olaylar yaşanmaz diye temennimizi sözün başında dile getirmiş olalım.

    Biz “ilahiyat” eğitimi almamışız, öncelikle okumayı severiz, fırsat buldukça ilim meclislerinde bulunmaya, “ehl-i sünnet” alimlerini dinlemeye de özen göstermişiz, yüce Rabbimizin Kur’an-ı Kerimde yer alan “Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyiniz” ayetini defalarca okumuş, dinlemiş ve yüreğimize hep “ümit” doldurmuşuz, ne kadar günahkar olursak olalım o ayet tutunduğumuz en kuvvetli “dal” olmuştur.

    Çünkü şunu çok iyi öğrenmişiz insanın günahı ne kadar büyük olursa olsun Allah’ın rahmetinden büyük olamaz, ekonomik yönden sıkıntılara düştüğümüz zamanlar olmuş, kendimizi çaresizlik çukurunun içinde görmüş, lakin ümidimizi” yitirmemişiz, çünkü bizi yaratanın emridir O’nun rahmetinden ümit kesmemek.

    Gece karanlığının çok koyulaştığı zamanı görenler bilir, her taraf zifiri bir örtünün içindeyken ve ışığa özlem giderek büyürken ufukta tan yeri ağarmaya başlar ve karanlığı adeta yutar, bu bir “ibret” sahnesidir, yürekteki korku yerine “Allah var gam yok” demekle karanlık yerini aydınlığa bırakır, çaresizdim deyip kendisinin ve yakınlarının hayatına son veren intihar olaylarını gördükçe üzülüyoruz.

    Şunu da çok iyi biliyoruz ki, insanın ve hatta insanlığın büyük düşmanları var, bunlardan birisi insanın kendi öz nefsidir, çünkü sahibine kötülükleri emreder, diğeri “İblis” nam-ı diğeri şeytandır, yardımcı olur kötülüğü emreden nefsin başarılı olması için, üçüncü büyük düşman ise cehalettir, bu üçü birleştiği, güç birliği ettiklerinde iradesi “zayıf” olanları felaketin çukuruna yuvarlamaktan zevk duyarlar..

    “Tedbirler” alınacak, mevcut yasal tedbirlere ilaveten, “siyanür” zehirine insanlar kolaylıkla ulaşmasın isteniyor, bu madde şimdi değil hep bilinen bir zehirdir ve geçmiş zamanlarda çok kullanılmıştır, ancak biz daha önce de demiştik tedbir genel manada alınırken “özel” olarak da düşünülmelidir, özel derken mahalle muhtarları araştırmalıdır mahallesinde “işi kırık” veya işi olmayanları, belediyelerle el ele verilmelidir, kendisini çaresizlik içinde görenlerle yüz üze görüşülerek sıkıntılarına çare bulunmalıdır ki onlarda toplumda yalnız olmadıklarını görmelidirler.

    Muhtarların yanı sıra Cami imamları, vaiz efendiler de görevleri arasında görmelidirler insanlarla yüz yüze görüşüp derdi olanların derdine derman aramayı, çünkü olay vuku bulduğu yerde kalmıyor, ateş düştüğü yeri yakarken çevresine zarar veriyor, bütün bir toplumu etkiliyor, insanlar sığınak arıyorlar çaresiz kaldıkları zamanlarda, işte o sığınak mahallenin muhtarıdır, caminin imamıdır “gözlerimi kaparım vazifemi yaparım” zihniyeti geçersizliğini koruyalı nice zaman geçmiştir üzerinden, çünkü vazifenin esas şekli değişmese de anlattıklarımız o şeklin içindedir.

    Birlikten, beraberlikten söz etmek kolaydır ancak o birliği, beraberliği sağlamak kolay olmasa da gereklidir, hem sonra birlik ve beraberlikten siyasiler yeterince söz ediyorlar, sözleri yer tutmuyor, çünkü kendileri yaşamıyorlar o birlik ve beraberliği, birbirleriyle didişmeyi bırakıp sinesinden kopup geldikleri millete hizmet için birlik olsalar çözülmeyecek mesele mi kalır?

    Konuyu noktalamak gerekirse deriz ki: “ümit tükenmeyen çaredir” bu inanç yediden yetmişe herkese ama herkese aşılanmalıdır, bu aşıyı kimler nasıl yapacaklarsa biran önce yapsınlar!..

    Selam ve dua ile.

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen