• SUR İÇİ-ULU CAMİ VE BAZI DOSTLAR!..

    SUR İÇİ-ULU CAMİ VE BAZI DOSTLAR!..
    Mevlüt MERGEN

    SÖZÜN ÖZÜ

     

    Yeni “sistem” oturdu, erken seçim denmiyor,

    Bozulan ekonomi düzelsin isteniyor.

    Yükselişte hız kesmez, şu yabancı paralar,

    Bir düşüş, bir yükseliş borsadaki dalgalar!..

    MM

     

    SUR İÇİ-ULU CAMİ VE BAZI DOSTLAR!..

     

    Sevdiğini özlemek ve ilk fırsatta gidip görmek, hasret çıkarmak insanın yaratılışından kaynaklanan özelliklerdir, uzaklarda da olsam iki yıldır uzaklara gidiyor, bir iki ay kadar kalıyorum, gittiğim yerler daha ziyade sıcakların başlamasıyla herkesin koştuğu yerlerdir, Aydın gibi, Antalya gibi, Didim, Kuşadası gibi, hatta İstanbul gibi yerlerdir, uzun soluklu kalma imkanım da vardır ancak ne hikmetse tam sıcaklar başlıyor ve Diyarbekir’e dönüyorum, çünkü ona duyduğum özlem beni fazla tutmuyor saydığım tatil beldelerinde…

    Sur içinde neredeyse tam elli yıl yaşadım, bu zaman içinde Ulu camiye öylesine çok gittim ki, duvarları, taşları sütunları sanki ruhuma işledi, hatta bir seferinde kibrit çöpünden maketini bile yaptım şu koca mabedin, şu anda en az on kilometrelik bir mesafe var aramızda Ulu Cami ile, sağlık durumumda el vermiyor Evliya Çelebi’nin ifadesine göre içinde peygamberlerin ibadet ettiği bu mabedi her zaman gidip ziyaret etmeye, içinde bir iki vakit namaz kılmaya…

    Haliyle özlüyorum, ilk bulduğum fırsatta Sur içine gidiyorum, 2 Ağustos Cuma günü bu fırsatı yakaladım ve Rabbim o mabedi dolduran bütün ehl-i imanın namazını kabul buyursun Cuma namazını orada kıldım, namaz çıkışı “Osman” hoca ile ayaküstü bir iki kelimelik sohbetimiz oldu, okuduğu hutbeyi can kulağı ile dinledim, din tahripçilerinin İslam’a yaptıkları tahribat vardı hutbenin konusu içinde.

    Vaiz efendiyi ise tanıyamadım, “kurban” kesmenin önemini anlatırken bölgemizde yıllardır söylenilen bir yanlışı dile getirdi, “Şafii mezhebinde kurban kesmek sünnettir ama “tekid” edilmiş bir sünnettir, sevgili peygamberimiz hayatta olduğu sürece her yıl iki koç kurban etmiştir, durumu müsait olan Şafii kardeşlerimiz mutlaka kurbanı kesmelidirler” şeklinde sözler söyledi, gerçekten yıllardır Şafii mezhebinden olan Müslümanların bazıları “sünnettir” diyerek kurban kesmezler, eğer geçmiş yıllarda bu yanlış algı Vaiz efendinin söylediği gibi anlatılsa idi çoğu Müslüman kurbanını keser ve mükafatına ererdi.

    Namaz çıkışı orta kapının önündeki kocaman taşlardan birine oturdum, istiyordum ki bir tanıdıkla karşılaşayım merhabalaşayım, yüzlerce, hatta binlerce insanın arasında ne benim tanıdığım, ne beni tanıyan vardı (iki kişinin dışında)üzüntümü yüreğime gömerek dostum merhum Hacı Hayrettin Bakır’In dükkanına “Bakır Ticarete” gittim, Yaşar ve Fırat Bakır’ı görünce kendimi teselli ettim.

    Benden önce ayrı bir ziyaretçileri vardı Bakır’ların, hem onların hem de benim aile dostum “Pala” lakabıyla ve “çiğ köftesiyle” haklı biri üne sahip “Siraç Tinte” idi o ziyaretçi, istiyordum ki A. Aziz Babatlı’yı da gidip göreyim, fakat her istek yerine gelmiyor, Bakır’lardan sonra yolun karşı tarafına geçtim, çünkü “Hacı Zülküf Yakşi” vardı gönül listemde, gitmişken biraz et siparişi verdim.

    Buraya kadar gelmişken ve karnınızda “zil” çalıyorsa siz rahmetli Hacı Halit Kutluğ’un kebapçı dükkanına gitmez misiniz? Hasret gideriyordum, o dükkanda kaliteden hiç ödün verilmedi, bir tas ayraının yanında kebabımı yedikten sonra birkaç dükkan ötedeki dosta yöneldim, bu dost “Mesut Azizoğlu” idi, hayli oturdum Mesut beyin yanında,, “özel” çaycısının “özelçayından” iki bardak içtim “Hürriyet Et” kasabından etlerimi alarak bir taksi ile evin yolunu tuttum..

    Anlattıklarım sağlıklı insanlar için dudak bükülecek şeylerdir, çünkü çok değil Sur içi, Ulu Cami ve çevresindeki esnaf, eğer cebinizde yüzde seksen dört “engelli” raporunuz varsa anlattıklarım “çok şeydir” o dudak bükeceklere bir türküsünü hatırlatmak isterim: “Karanfil haft renk olur/Aşka düşen denk olur/isterem başan gele/göresen ne renk olur” türkü sözünde isteniyor ama, biz istemiyoruz bizim başımıza gelen başkalarının da başına gelsin, türkü işte!..

    Selam ve dua ile.

    Yazarın Diğer Köşe Yazıları
    • Haber Ara

    • Gazete Manşetleri

  • Son Eklenen